Tarih, bazı geceleri asla unutmaz. Çünkü o geceler yalnızca bir olay değil, bir milletin kaderini değiştiren dönüm noktalarıdır.
15 Temmuz 2016 gecesi de Türk milletinin demokrasiye, bağımsızlığına ve vatanına sahip çıktığı unutulmaz bir direniş gecesidir.
Bugün o gecenin üzerinden 10 yıl geçti.
Aradan geçen zamana rağmen yaşanan acılar, gösterilen kahramanlık ve yazılan destan, milletimizin hafızasındaki yerini ilk günkü gibi korumaktadır.
O gece, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış FETÖ mensubu hain bir yapılanma; milletin iradesine, devletin kurumlarına ve demokrasimize karşı alçakça bir darbe girişiminde bulundu.
Fetullahçı Terör Örgütü, uzun yıllar boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde gizli bir yapılanma oluşturarak devletin en önemli kurumlarından birine sızmaya çalışmıştır.
Saatler 22.00 civarını gösterirken İstanbul’daki köprülerin kapatılması, Ankara semalarında alçaktan uçan savaş uçakları ve helikopterler, milletin büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu gösteriyordu.
Darbeciler, Genelkurmay Başkanı ve bazı komutanları rehin alarak devleti ele geçirmeye çalıştı.
O gece FETÖ’cü darbeciler, TRT’ye girerek silah zoruyla sözde darbe bildirisini okutmaya çalıştı. Ancak milletin iradesi karşısında bu planları başarısızlığa uğradı.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin yaşandığı kritik saatlerde CNN Türk ekranlarında FaceTime bağlantısıyla millete seslenerek vatandaşlarımızı demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak için meydanlara davet etti.
Bu çağrı, tarihe geçen büyük bir direnişin başlangıcı oldu. Türk milleti, bu çağrıyla sokaklara ve meydanlara çıktı.
Halkımızın, güvenlik güçlerimizin ve vatanına bağlı polislerimizin mücadelesiyle darbe girişimi püskürtüldü.
“Milletin gücünün üzerinde hiçbir güç tanımıyorum.” anlayışıyla yapılan bu çağrı, tarihin en büyük demokrasi nöbetlerinden birini başlattı.
Bizler de o gece meydanlardaydık. Türk bayraklarımızla, vatan sevgimizle ve demokrasiye olan inancımızla tek yürek olduk. Çünkü biliyorduk ki mesele sadece siyasi bir mesele değil, vatan meselesiydi.
Camilerden yükselen selalar, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu daha da güçlendirdi. O gece okunan selalar, sadece minarelerden yükselen bir çağrı değil; milletin vicdanına, cesaretine ve bağımsızlık iradesine yapılan tarihi bir davetti. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla milyonlarca vatandaş bu çağrıya kulak vererek meydanlara koştu. İnsanlarımız tankların önüne çıktı, kurşunlara göğsünü siper etti, devletine, bayrağına ve demokrasisine sahip çıktı. O gece korku değil cesaret, teslimiyet değil direniş kazandı.
O gece Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı. Gazi Meclisimiz, milletvekilleriyle birlikte demokrasi mücadelesinin en önemli sembollerinden biri oldu. Ankara’da emniyet güçlerimiz, Özel Harekât polislerimiz ve vatansever askerlerimiz büyük bir kahramanlık gösterdi.
Bu destanın kahramanlarından biri de hiç şüphesiz Ömer Halisdemir’dir.
Canı pahasına darbeci komutana karşı koyarak tarihin akışını değiştiren kahraman şehidimiz, milletimizin gönlünde sonsuza kadar yaşayacaktır.
15 Temmuz gecesi 251 vatandaşımız şehit oldu, binlerce insanımız gazi oldu. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyorum.
Elbette 15 Temmuz’un ardından yaşanan süreçte devletin aldığı kararlar, yapılan uygulamalar ve bazı tartışmalar toplumda farklı değerlendirmelere de neden olmuştur.
Demokrasi, aynı zamanda farklı fikirlerin özgürce ifade edilebildiği bir yönetim anlayışıdır.
Ancak hangi görüşten olursak olalım, üzerinde birleşmemiz gereken en önemli nokta; darbelere, vesayet anlayışına ve millet iradesine yönelik her türlü girişime karşı durmaktır.
Bugün Türkiye, güçlü bir devlet olma yolunda ilerlerken geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarmalıdır.
Birlik ve beraberliğimizi koruyarak, hukuk devleti ilkeleri içerisinde geleceğe yürümeliyiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimizin ortaya koyduğu kararlı duruş, 15 Temmuz gecesinin en önemli mesajlarından biri olmuştur. Bu millet, gerektiğinde vatanı için nasıl kenetlendiğini tüm dünyaya göstermiştir.
Şehitlerimizin emaneti olan bu güzel ülkeye sahip çıkmak hepimizin görevidir.
Rabbim bir daha bu millete böyle acılar yaşatmasın.
15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; kahraman Türk milletini saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















