Avustralya Kıtasında yaşayan yerlilerin doğaya ve insanlara verdikleri ibretlik mesajlardan biri de şuydu:
” Hiç kimse işe yaramayacak derecede yaşlanmaz.”
“…Hiçbir şey raslantısal, anlamsız, ya da yanlış değildir. Sadece yanlış anlamalar ve ölümlü insana açıklanmamış sırlar vardır.”
” Sonsuzluğun Mesajı” ve ” Bir Çşft Yürek” adlı kitapların yazarı Marlo Morgan; Avustralya’da çölde mahsur kalmıştır.
Ne kredi kartı, ne de parası vardır. Hatta kimliğini kanıtlamak için kimliği bile yoktur.
Uzun bir süre çölde yaşam mücadelesi verir. Günlerce aç ve susuz kalır. Kitabı bir solukta merakla okumuştum.
Yazar deneyimleriyle, kitabın temasıyla beni müthiş etkilemişti. Beğendiğim yazarlar listesinde başı çeker.
Dünyada sayıları gittikçe azalmıştır. 18. Yüzyılda Avustralya kıtasına İngilizler gelmeden önce sayıları 300 bin olan Aborjin yerlileri, İngilizler tarafından kıyıma uğramıştır.
Sayıları 150 kadar kalmış Aborjinleri; ilk kez Marlo Morgan’ın kaleminden tanımıştım. Çölü tam 4 ayda yerlilerle birlikte aşan kadın yazar beni inanılmaz etkilemişti.
Hele ki, “Sonsuzluğa Mesaj” adlı kitabında bir grup Aborjin çölde yürümektedir. Aç ve susuzdurlar. Daha ne kadar yürüyeceklerini bilmiyorlardır, ama eğer bir şey yemezlerse açlıktan öleceklerini de biliyorlardır.
Mola verirler. Transa geçerler ve 2 veya 3 km uzaklıkta bir kanguru sürüsü de göç etmektedir.
Aborjin reisi, sürünün lideri ile telepatik iletişim kurar. Aç olduklarını, kendilerine bir kurban vermelerini rica eder.
2 km daha ilerleyen yerliler kanguruların dinlendikleri yerde bir ayağı kırılmış kanguru onları beklediğini görürler. Ve o kanguru, açlıktan ölecek yerlilerin kurtuluşu olmuştur.
Gelelim ülkemize …
Açlık ve ölüm sınırında olmak haricinde;
Doğada “Hiçbir can bir başka can için feda edilemez.”
Aslanlar bile karınları doyunca 3 gün avlanmıyor.
O da sakat, yaşlı hayvanları yakalayıp yiyorlar.
İnsanlar ise sağlıklı, genç, dişleri tam, sakat olmayanları kesip mangal yapıyorlar.
Tabi ki et protein açısından zengin bir diyet. Mutlak yenecek.
Peki, böylesi kıyımlarla, gözleri bağlanmadan işkence değil de ne?
Bu her yıl çok zalimce, toplu bir kıyımlar olmuyor mu?
Arabistan’da şu dakikalarda tam 3,5 milyon hacı adayı katliam yapıyor.
Ve kestikleri kurbanları yemedikleri gibi, kokmaması için de kızgın kumlara gömüyorlar.
Yazık ![]()
Oysa, bizim ilkel dediğimiz Aborjin yerlilerinin sözleri, bakın nasıl da bir dua gibi çağlıyor sol yanımıza gürül gürül…
“…Ölmekte olan bir bitkiye ve hayvana su veya cesaret vermek; aydınlanma yolunda, yaşamı ve bizi yaratanı tanımak konusunda susamış bir insan bulup ona su vermek kadar, önemli bir adımdır.”
Size de tanıdık gelmiyor mu, şu hadise benzerliği?
” Yaratılana saygı duy,Yaratandan dolayı.”
Emine Pişiren/ Kocaeli





















