Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Tut Ellerimden Hayat!

YAZ KÖŞESİ
Serap DEMİRTÜRK

02 Ocak 2011 00:01

Yorum Yapılmamış

Uğramam gereken yer, ne kadar da geride kaldı. Kimse de geçmiyor yoldan ki yardım isteyeyim. Derler de inanmazdım biz köpekten korkuyoruz ama köpek de bizden korkuyordur belki, diye. Teşbihte hata olmazmış, şu kaldırım ne kadar da yüksek görünüyor ve ben inemiyorum yola… Dizlerim azıcık bükülmeyi bilseydi ben de inerdim şuracıktan eskisi gibi ama sopa gibi oldular, dinlemiyorlar beni… Hah, şu ilerde bir yerde yola kavuşuyor kaldırımın yükseltisi. Neden böyle ki bu yollar?

“Sanki herkes, her şey bize karşı!” diye söylenirken ben bankada, sırasını bekleyen iki genç bayanın konuşmalarına tanık oldum. Öyle hararetli hararetli konuşuyorlardı ki, gözlerinin içi gülüyordu ikisinin de ama ne yazık ki onları duyamadım, duyamadı kimse, hatta belki de fark etmediler bile bu güzel muhabbeti. Onlar elleri, jestleri, mimikleriyle ne güzel anlıyorlardı birbirlerini… Ancak sıraları geldiğinde ne yapacaklarını düşündüm derin derin. Uzun saçlı bayan, banka kartıyla elektrik faturasını uzattı görevli memura. İşi hâlloldu ama her zaman böyle rast gidiyor muydu acaba her şey?

İşimi bitirip beni zor taşıyan ayaklarımı sürükleyerek bankadan çıkarken birden biri çarptı aniden ayağıma… “Kör müsün be adam!” diye bağırıverdim elimde olmadan… Ah! Evet… kördü, göremiyordu. Ne çok özür diledim anlatamam. Kendimi affedemedim, yol boyu yürüdük biraz. Ben de yürürken sıkıntı çekiyorum, diye kendi derdimi anlatıp sohbet etmeye ve az önceki kırıcı sözlerimi unutturmaya çalıştım. O da konuşacak birini arıyormuş kendince.Bizim karanlık olarak bildiğimiz dünyasında, kendince yaşadığı güzellikleri anlattı. Şairmiş, şiir yazıyormuş; şiirlerini o söylüyormuş, kızı yazıyormuş. Ezberden bir şiirini okudu bana, yüreğim sızladı. Ne kadar yetenekliydi…

Gece uyuyamadım uzun süre. Ne çok engel vardı yaşamda, bu engellerin atlatılması ve onların kabullenilmesi bazen ne kadar zor oluyordu.Hayat da durmadan elini uzatıp duruyordu gülümseyerek görebilene, duyabilene ve tutabilene.

Okunma Sayısı: 181

Yazarın Diğer Yazıları

Sen Taş Olmayasın

Böyle mi olacaktı, bunu da mı diyecektim? Hayatın insanı savurup bir tarafa attığına mı yanayım,...

Sen Gelmedin

Karardı evren ve yok oldu gün ışığı… Dönüp de gitmek ve bir an kalmak isterdim...

Bir İç Döküş

Bir sevgi yumağı ile geldim sana, anlayamadın. Yüreğimdi gözlerimde gördüğün, bilemedin. Büktüm boynumu sana, bir...

Kesin şu Gürültüyü!

Güzel bir gündü… Geçen hiçbir dolmuş, bizi gideceğimiz yere götürecek olan birinci dolmuş değildi. Nihayet...

Annem Uyan!

Bir oğul gidince Rabbimin yanına... Seslenir bir anneler gününde oradan annesine... ...