Köşe yazıma başlamadan önce Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümünü ve Polis Haftası’nı kutluyorum.
Bu ülkenin huzuru için canı pahasına görev yapan tüm emniyet mensuplarına şükranlarımı sunuyor; şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Türk Futbolunda Düdük Çok, Oyun Yok!
Türk futbolunda uzun süredir tartışılan tempo sorunu artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmıştır.
Sahada geçen süre ile oynanan süre arasındaki makas giderek açılmakta, futbolun doğasındaki akıcılık her geçen gün biraz daha kaybolmaktadır.
Maçlara baktığımızda tablo nettir:
Her pozisyonda çalan düdükler, sık sık kesilen oyun, bitmek bilmeyen itirazlar ve uzun süren VAR incelemeleri… 90 dakikalık bir karşılaşmanın önemli bir bölümü, futbolun kendisinden çok futbol dışı unsurlarla geçmektedir.
Bu durum yalnızca zaman kaybı yaratmamakta; aynı zamanda oyunun ritmini de parçalamaktadır.
Futbolcular tempo bulamamakta, seyirci oyundan kopmakta, mücadele bütünlüğünü yitirmektedir.
Avrupa ligleriyle kıyaslandığında fark daha da net ortaya çıkmaktadır.
Aynı temaslı pozisyonlar orada oyunun devamıyla sonuçlanırken, Türkiye’de çoğu zaman oyun faulle kesilmektedir.
Bu yaklaşım, futbolun doğasındaki temas ve mücadele unsurunu geri plana itmektedir.
Hakem yönetimindeki bu anlayış, oyuncu davranışlarını da doğrudan etkilemektedir.
En ufak temasta oyunun duracağını bilen futbolcular, zaman zaman teması abartmakta ve oyunu yavaşlatma eğilimine girmektedir.
Böylece kısır bir döngü oluşmaktadır:
Oyun durdukça tempo düşmekte, tempo düştükçe oyun daha fazla durmaktadır.
VAR sistemi, doğru kullanıldığında adaletin önemli bir güvencesidir. Ancak mevcut uygulamada uzun süren incelemeler, oyunun akışını kesen bir unsura dönüşmüş durumdadır.
Sorunun çözümü için atılması gereken adımlar nettir.
Hakem eğitimi bu sürecin temel taşı olmalıdır.
Hakemlik, profesyonel bir meslek olarak yeniden ele alınmalı; psikoloji, iletişim, fiziksel hazırlık ve teknoloji kullanımı gibi alanları kapsayan daha kapsamlı bir eğitim sistemi kurulmalıdır.
Hakemlerin oyunu daha fazla akıtan, temas dozuna daha fazla tolerans gösteren ve VAR süreçlerini hızlandıran bir anlayışa yönelmesi gerekmektedir.
Oyuncu itirazlarına karşı daha disiplinli bir yaklaşım da zorunludur.
“Efektif oyun süresi” artık yalnızca bir istatistik değil, doğrudan bir hedef olmalıdır.
Futbolun gerçekten ne kadar oynandığı şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.
Ve en önemlisi…
Türkiye Futbol Federasyonu bu soruna artık kayıtsız kalmamalıdır.
Gerekli talimatlar net şekilde verilmeli, hakem yönetimi yeniden yapılandırılmalı ve oyunun akıcılığını artıracak adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Çünkü zaman geçiyor, futbol yavaşlıyor.
Ve biz hâlâ aynı noktadayız:
Düdük var, ama futbol yok.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
☎️ WhatsApp • +90 541 850 78 84






















