Tiyatroya bilet aldık. Tarih ve saatine bakar olduk. Numaramızı sahneye yakın aldık. Yıllar sonra şöyle bir oyun izleyelim, dedik.
Tanıdıklara tiyatroya gideceğimizi söyledik. Oyun güzelmiş soluksuzca izleniyormuş, dediler.
Oyunun senaryosunu okudum. Eleştirisini yapamam, çünkü konuya yabancıyım. Hanımın arkadaşının tavsiyesiyle gidiyoruz. Yalnız oyuncular, sahnede devleşiyormuş.
Oyun bittiğinde, isim belirlememiz isteniyor. İzleyici isim koyacakmış. Olayı beğendim. Daha dikkatli takip ederiz.
Bilet, günü geldiğinde eskimişti. Her gün birkaç defa bakarsan, biletin numarası bile okunamayacak duruma gelir, dedim. O gün şansımıza hava güzeldi. Rüzgâr, bulutları sahile sürüklemezse, trafiği allak bullak etmezse isteğimiz yerine gelecekti.
Tiyatroya ulaşımda, trafik sorununu hesaba katmamıştık. Erken çıkarız, diyerek olayı geçiştiririz, dedik. Erken çıkmak, demekle olmuyor. Acele etsek de normal saatinde yola koyulduk. Sonuçta şansın geri dönmesi de gerçekti. Yağmur başladı ve sağanağa dönüştü.
Yolda beklemek, doğaldı. Fakat bizim için saat önemliydi. Oyunun bir zamanı vardı. Belki de sahneyi su basmıştı, olabilirdi.
Geri dönmeye psikolojik olarak hazır mıydık? Beklemek işimiz, niyetimiz de sabretmek. Oyuncular arabaların arasına girip yol açma çalışmalarına girseler diye bekledim. Yoldaki engelleri konu olarak alırsak, sözlerimizi yeni bir oyun senaryosu yaparsanız biz de oynarız, dedim. Kim olduğumuz sorulursa farklı ülkelerde oynuyorlar, dersiniz.
Trafik kilitlendi ve ileri gidemiyoruz. Yanda beklemek istesen, iki maaş ve altı ay sonra arabayla görüşmek üzere.
Gözümüz aydın dönüyoruz. Gülmek istedim, hanım kızdı. Ağlasam mı? Diye sordum, trafik bırakmadı. Oyuna “trafikte gülebilmek” adını verdim.
Tiyatro maceramı günlerdir unutturmayan, eskiyen bileti sakladım. Bir şanstı, bilet eskimiş fakat oyuna ulaşamamıştık.
Duygularımız, hazana dönüştü. Erken gitmiş olsam trafik problemi yaşamazdım, diyecek ve iç dünyama tercüman olacaktım. Yine de senaryoyu bir defa daha okuma ihtiyacı duydum.
Başka bir gün, izleme fırsatı bulacağımıza inanıyorum, diyerek kendimi teskin ettim.
Hasan TANRIVERDİ















