Birkaç gündür yine memleket havası alıyoruz şükür.
Hem işlerimizi hallettik hem de eşi dostu gördük, özlem giderdik, bir başkadır memleketinde olmak, hem havasını alır suyunu içersin, hem çocukluğundan tanıyıp şimdi özlediğin lezzetleri tekrar tadarsın en önemlisi hem de eşi dosta merhaba dersin.
Erklerin başındakiler hem övülür hem yerilir ya ben de sayın belediye başkanımızın şehir parkını eski futbol sahasını da katarak hem genişletmesini hem de parkı düzenleyip yenileyerek kenarcığına bir de kafeterya kondurarak hemşilerimin sosyalleşmesine yardımcı olmasını alkışlıyorum. Ama bu eski futbol sahasında eski Milli bayramlarımız yapılırdı, şimdi nerde yapılıyor öğrenmeliyim, onu da merak etmedim değil.
Dün öğle üzeri evimize de yakın olan şehir parkına ve kafereyaya gidip, yeğenimle buluştuk. Bir sohbet bir sohbet sormayın öyle kaptırdık ki akşam sekiz buçuğa kadar oturduk vallahi.
Bir çok da hemşerimi, eşimi dostumu, arkadaşımı görmek ve hâl hatır sormak beni mutlu etti.
Kimleri kimleri gördük ve hatırlaştık ayaküstü; bir masada uzun yıllar Özel İdare’nin alt katında mini bir güzellik salonunu işleten Şevket Çaralan hocamızın kızı Merih hanımı, akraba da olan rahmetli Elektrikçi Hayri amcamızın kızı Leyla Birkan (evlilik soyadını bilemedim) hanımı görüp konuştuk kısacık da olsa eski günlere göndermeler yaparak.
Bir başka masada kuzenimden dolayı dünürümüz olan sevgili Nurcihan Aksu teyzemizi, kızı sevgili Şengül ve gelini Yıldız’ı annesini görmek de çok güzeldi. Selamlaştık, hatırlaştık kısa ve baldan tatlı sohbetle.
Sonra kapıdan akşamın sürprizini yapan hemşerim Hüseyin Evliyaoğlu ve sevgili eşi Halide hanım güler yüzleriyle merhaba dediler ve her zamanki kibarlıklarıyla ve misafirperverlikleriyle güzel bir jest yaptılar, birer kahvelerini içtik, teşekkürlerimizle. Sonra onların masasına Şafaklardan Mustafa bey ve sevgili eşi geldi bir merhabamız da onlarla oldu.
Ne güzeldi bu akşam, bir çelenk yapılacak kadar merhabamız oldu işte sizin anlayacağınız.
Sohbetimiz bitmek bilmedi yeğen Nuran Özsarı ile.
İyi ki ilçemizin böyle mekanları var da eş dost merhabalaşıp sosyalleşebiliyor, bu çok çok önemli günümüzde.
Herkes istisnasız geçmiş gitmiş günleri, geçip giden akrabayı taallükatı arıyor ve anıyor, bulamıyor bari bu özlemini eskiden birbirini tanıyan eşi ve dostuyla gidermeye çalışıyor, bu yüzden önemli aşinalık hani bilindik bir söz var;
‘ Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül (bir dost) sohbet ister kahve bahane’.
Dünümüz güzel geçti, yarınımız hayrola dedik geceyi karşıladık.
Sabah güzel bir gündü lakin ara ara hava kapandı, iyi ki dün çıkmışım dedirtti bana yazdan kalma dedikleri türden olan dünki gün.
Bu günü evde geçirdim ne mi yaptım, bu güzelliklerle uğraştım.
Ne mi yaptım, neler yapmadım ki. Ispanakları doğradım, kavurduğum yumurtalı soğanla karıştırdım yarın kapalı pide olacak inşallah eşimin öğrencisinin pide salonunda.
İmrenmeyin ne olur. Domates salatalık ve yeşil biberleri de benim öğrencim Haydar Doğuer ve sevgili eşi Yeter ve çocuklarıyla birlikte yetiştirdiler, onlardan satın aldık, mis kokulu güzel bir salata oldular şimdi. Her işimizde ve alışverişlerimizde ne öğrencilerimizle ne de eş dost akraba ile iletişiminizi keseriz. Bu çok büyük bir kazanımdır bizim için.
Üzüm de yerli üzümümüz bol sulu ve çekirdekli, onu ne mi yapacağım yöremizin yoğurduna katıp yiyeceğim canım annem gibi siz de deneyin derim tadına doyamazsınız ben de doyamıyorum lâkin illâ Sungurlu’nun yoğurdu ve üzümü olacak özenmeyin ne olur gelin buyrun konuk olun Ankara- Samsun yolu üzerindeki ilçemize. Yarından sonra da leblemizi alır revan oluruz yollara inşallah.
Kalın sağlıcakla güzel ilçemin güzel insanları, tekrar görüşmek dileğiyle.
Şükran Uçkaç Yargı
12 Kasım 2023 Sungurlu























