Şereflikoçhisar, İç Anadolu’nun sert karasal iklimi içinde, yağışın da kuraklığın da hayatı doğrudan etkilediği bir ilçedir. Tuz Gölü çevresindeki bu topraklarda tarım, hayvancılık ve günlük yaşam büyük ölçüde doğa koşullarıyla iç içedir. Uzun süre yağmur beklenen dönemlerde gelen sağanaklar, bazen bereket yerine sel ve taşkınları beraberinde getirmiş; evleri, yolları, ekili alanları ve insanların geçim kaynaklarını etkilemiştir.
Şereflikoçhisar’ın geçmişinde sel olaylarının bıraktığı izleri bir araya getirmek, yalnızca yaşanan felaketleri sıralamak değildir. Bu aynı zamanda ilçenin değişen yaşam koşullarını, insanların yaşadıklarını, birbirlerine nasıl destek olduklarını ve her felaketten sonra hayatı yeniden kurma çabalarını anlamaya çalışmaktır.
Şereflikoçhisarlı biri olarak bu çalışmada büyüklerimizden dinlediğim anlatımları, çocukluk yıllarımdan kalan tanıklığımı ve ulaşılabilen haberleri bir araya getirmeye çalıştım. Geçmiş yıllara ait her olay için resmî kayıt ve arşiv belgesi bulunmadığından bazı bilgiler yerel anlatımlara dayanmaktadır. Bu nedenle sözlü aktarımlarla haber ve resmî kayıtlardan doğrulanabilen bilgileri birbirinden ayırdım.
1. Yerel Anlatımlara Dayanan Geçmiş Olaylar
Aşağıdaki olaylar, resmî arşiv kayıtları henüz tam olarak ortaya konmadığı için yerel halkın anlatımlarına dayanmaktadır.
1933: Kerpiç Evlerin Zor Baharı
Yerel anlatımlara göre 1933 yılının ilkbaharında, özellikle nisan ve mayıs aylarında etkili olan yağışlar Karandere çevresinde taşkınlara neden oldu. O yıllarda evlerin önemli bir bölümünün kerpiçten yapılmış olması, uzun süren yağışların ve su baskınlarının etkisini artırıyordu. Toprağın suya doymasıyla evlerin duvarları zarar görebiliyor, tarım alanlarında çalışma güçleşiyor ve aileler günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabiliyordu. Anlatımlarda, yaşanan sıkıntıların ardından vergi kolaylığı, kredi desteği ve suyun tahliyesine yönelik çalışmalar yapıldığı da dile getirilmektedir.
1940–1941: Kuraklığın Ardından Gelen Yağışlar
1940 ve 1941 yıllarına ilişkin yerel anlatımlarda, önce kuraklığın etkili olduğu, ardından kırkikindi yağışlarının başlamasıyla tarlaların çamura döndüğü aktarılır. Anlatımlara göre ekim ve hasat hazırlıkları aksıyor, tarlalara ulaşmak güçleşiyor ve ürün kayıpları yaşanıyordu.
1945: Kar Erimeleri, Taşkınlar ve Hayvancılığın Zarar Görmesi
1945 yılına ilişkin sözlü aktarımlarda, karların erimesiyle birlikte su seviyesinin yükseldiği, bazı alanlarda taşkınların yaşandığı ve hayvan kayıplarının meydana geldiği anlatılmaktadır. Durgun suların oluşturduğu sağlık sorunları da o dönemin güçlükleri arasında anılmaktadır. Hayvancılıkla geçinen ailelerin yeniden üretime dönebilmesi için damızlık hayvan ve düşük faizli tohum kredisi gibi desteklerin gündeme geldiği belirtilmektedir.
Eylül 1948: “Kavun Seli”
Şereflikoçhisar’ın geçmişine ilişkin anlatımlarda, 1948 yılının eylül ayında yaşandığı söylenen bir olay “Kavun Seli” adıyla anılır. Rivayete göre yoğun yağış ve sel suları, tarlalardaki kavunları sürükleyerek Tuz Gölü kıyısına kadar taşımıştır. Bu anlatım, tarımsal üretimin ilçedeki yaşam açısından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
1963: Karandere’de Taşkın ve Toprak Kaybı
1963 yılına ilişkin yerel anlatımlarda Karandere çevresinde ilkbahar taşkınlarından ve suyun tarım alanlarında oluşturduğu aşınmadan söz edilmektedir. Akışın yoğunlaştığı yerlerde toprağın taşınması, tarlaların işlenmesini güçleştirebiliyordu.
1970’ler: Çerkez Uşağı’nda Yaşadığım Sel Felaketi (Nezahat Göçmen’in Tanıklığı)
Şereflikoçhisar’ın sel geçmişinde benim için en unutulmaz olaylardan biri, 1970’li yıllarda Çerkez Uşağı’nda yaşanan felakettir. 1960 doğumluyum. O yıllarda çocuktum; ancak yaşananları ve köyde bıraktığı yıkımı bugün bile bütün ağırlığıyla hatırlıyorum. Mevsim, sapsarı saman yazıydı. Kuraklığa, harmana ve ekmeğe hazırlanılan bir mevsimde su geldi. Köy talan oldu. Tarlalarda ürün kalmadı. Hayvanlar telef oldu. İnsanların bir yıl boyunca emek vererek yetiştirdiği ürünlerin, geçimini sağladığı hayvanların ve biriktirdiği imkânların bir anda zarar görmesi, felaketin boyutunu anlatmaya yetiyordu. Kızılay’ın ve askerlerin yardım çalışmalarında bulunduğu, barınma ihtiyacı ve yerleşim koşulları nedeniyle bazı ailelerin başka yerlere göç etmek zorunda kaldığı anlatılır. Çocuk yaşta gördüğüm o yıkım, doğa olaylarının insanların hayatında ne kadar derin izler bırakabildiğini bana gösterdi.
1988: Temmuz Yağışları ve Karandere
Yerel anlatımlara göre 1988 yılının temmuz ayında etkili olan yağmur ve dolu, Karandere çevresinde taşkınlara ve bazı iş yerleriyle tarım alanlarının olumsuz etkilenmesine yol açtı.
1995 ve 1998: İlkbahar Taşkınları
1995 ve 1998 yıllarına ilişkin yerel anlatımlarda, kar erimeleri ve ilkbahar yağışlarıyla birlikte bazı tarım alanlarının su altında kaldığı belirtilmektedir.
Haziran 2011: Kısa Sürede Etkili Olan Yağışlar
Haziran 2011’de etkili olduğu anlatılan yoğun yağışların bazı bölgelerde toprak aşınmasına, tarımsal faaliyetlerde aksamalara ve tarım aletlerinin zarar görmesine neden olduğu belirtilmektedir.
2. Haber ve Resmî Kayıtlara Dayanan Yakın Tarihli Olaylar
Bu bölümdeki bilgiler, yayımlanmış haberler ve resmî kurum açıklamalarına göre aktarılmıştır.
18 Haziran 2019: Devekovan ve Karandere’de Su Baskını
18 Haziran 2019 tarihli haberlere göre, gece etkili olan sağanak Devekovan ve Karandere mahallelerinde su baskınlarına yol açtı. Caddeler su altında kaldı, bazı evleri su bastı, araçlar yolda mahsur kaldı ve E-90 kara yolu taşkın nedeniyle ulaşıma kapandı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Şereflikoçhisar Belediyesi, Karayolları ve jandarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Yolda mahsur kalan araçların kurtarılması ve suyun temizlenmesi için çalışmalar yürütüldü; E-90 kara yolu yeniden trafiğe açıldı. İki mahallede ekili arazilerin de büyük zarar gördüğü belirtildi.
(Kaynak: CNN Türk/DHA, 18 Haziran 2019)
14–15 Haziran 2022: Karandere, Devekovan ve Çalören’de Sel
14 Haziran 2022’de etkili olan sağanak yağışın ardından arazilerden taşınan çamur ve taşlar, Karandere Mahallesi yakınında Şereflikoçhisar–Aksaray kara yolunu ulaşıma kapattı. Ekipler yolu temizleyerek ulaşımın yeniden sağlanması için çalışma yürüttü. (Kaynak: Anadolu Ajansı, 14 Haziran 2022)
15 Haziran tarihli yerel basın haberlerinde, selin en fazla etkili olduğu Çalören Mahallesi’nde dereler üzerindeki köprülerin yıkıldığı; Sandıklı, Baltalı, Karandere ve Devekovan mahallelerinde de ekili alanların büyük zarar gördüğü bildirildi. (Kaynak: Ankara Masası, 15 Haziran 2022)
Şereflikoçhisar Kaymakamlığı, Çalören’de koordinasyon sağlandığını, vatandaşların taleplerinin dinlendiğini, zarar gören alanlarda tespit yapıldığını ve ulaşıma kapanan kara yolunun açılması çalışmalarının incelendiğini açıkladı. (Kaynak: Şereflikoçhisar Kaymakamlığı, “İlçemizde Sel ve Taşkın”)
6 Nisan 2026: Mustafacık’ta Sel Riskine Karşı Önlemler
2026 yılının nisan ayında sağanağın ardından Mustafacık Mahallesi’nde sel riski gündeme geldi. Dağdan gelen sel sularının yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alınması için suyun yönlendirilmesine yönelik hatlar oluşturuldu, tahliye kanalları genişletildi. Belediye Başkanı Mustafa Koçak da bölgede incelemelerde bulundu. Bu olay, bir felaket olarak değil, taşkın tehlikesine karşı önlem alınan bir durum olarak değerlendirilmelidir.
(Kaynaklar: Günaydın Ankara, 7 Nisan 2026; Ankara Masası/İHA, 6 Nisan 2026)
Haziran 2026: Tuz Gölü Ovası’nda Dolu Zararı
2026 yılının haziran ayında Tuz Gölü Ovası’nda etkili olan şiddetli dolu yağışı, hasat dönemi yaklaşan arpa ve buğday tarlalarında ağır zarara yol açtı. Şereflikoçhisar Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi, üreticilere destek olmak ve hasar tespiti yapmak amacıyla çalışma başlattı. Dolu, selden farklı olsa da tarımsal üretimi etkilediği için ilçenin afetler geçmişi içinde anılmaya değerdir.
(Kaynak: DHA, 16 Haziran 2026)
Sonuç ve Genel Değerlendirme
Geçmişten Günümüze: Yardımlar, Çalışmalar ve Alınan Önlemler
Şereflikoçhisar’da yaşanan sel ve taşkınlar, afet sonrasında yardım çalışmalarının, zarar tespitinin ve iyileştirme faaliyetlerinin önemini göstermektedir. Günümüzde DSİ, belediyeler, AFAD ve Tarım ve Orman Bakanlığı gibi kurumlar koordinasyon içinde çalışmaktadır. Geçmişten çıkarılabilecek derslerden biri, dere yataklarının korunması, tedbirlerin önceden alınması ve vatandaşların zamanında bilgilendirilmesidir.
İklim, Tarım ve Geçim Mücadelesi
Şereflikoçhisar’da çiftçinin hayatı, yağışın miktarı ve zamanlamasıyla yakından ilişkilidir. Yağışın az olması kuraklığa, kısa sürede aşırı olması ise sel ve taşkına yol açabilir. Bu afetler yalnızca ekonomik kayıplara neden olmakla kalmaz; ailelerin yaşam düzenini ve ilçenin toplumsal yapısını da etkiler.
Şereflikoçhisar’da Yaşananları Gelecek Kuşaklara Aktarmak
Şereflikoçhisar’ın sel geçmişini yazıya geçirmek, yaşananları yalnızca tarihlerden ibaret bir listeye dönüştürmek değildir. Her tarihin arkasında bir ev, bir tarla, bir aile ve unutulmayan bir yaşantı vardır. Ben Çerkez Uşağı’nın talan olduğu o yazı hatırlıyorum. O günlerden kalan en önemli derslerden biri, doğanın gücü karşısında hazırlıklı olmanın ve zor zamanlarda dayanışmanın değeridir.
Kaynak ve Doğrulama Notu:
Yakın tarihli olaylar (2019, 2022 ve 2026), gazete haberleri ve resmî kurum açıklamalarına göre aktarılmıştır. 1933–2011 yılları arasındaki daha eski olaylara ilişkin ayrıntılar ise yerel anlatımlara ve kişisel tanıklıklara dayanmaktadır.
Hazırlayan: Nezahat Göçmen















