Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Şeref Üzerine Bir Cevap…

KAMUSAL TEPKİLER
Mehmet Halil ARIK

16 Nisan 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

Ne yazık ki, erdem bitti. Terbiye sustu, ahlak taban yaptı. Kim kimi ne denli ağır hakaretlerle suçlayabilirse kendisinin o denli yücelmiş sayıyor.
Lanet olsun sizin siyasetinize. Yerin dibine batsın başkanlığınız da, demokratlığınızda!..
Terbiye sınırlarını aşmanın adı cesaret, küfrü alkışlamanın adı sadakat, akıl ve vicdanın emrettiği yönde özgürce davranışın adı “şerefsizlik” oldu!… Teröristlikle suçlanmaları hazmedemezken, insan olmanın hasletlerini yitirmişliğin lağımında sürünmeyi içlerine sindirenlerin “hayır”cıları şerefsizlikle ithamları çıktı karşımıza.
Ben, bu ülkenin “evet” ile tamiri ve telafisi imkansız badirelere sürükleneceğine kani olduğum için “hayır” diyorum.
Tek adam yönetiminin eninde sonunda bu ülkeyi faşizme sürükleme tehlikesini görmezlikten gelmeyi göze alamadığım için “hayır” diyorum.
Bu ülke, parlamenter sistemi ta kurtuluş savaşında, en olumsuz koşullarda kurmayı başardı. Ondan vazgeçmek istemediğim için “hayır”cıyım.
Bugün getirilmek istenen tek adam sisteminin ilerde yaratacağı dikta ihtimalini ortadan kaldırmak için ikinci bir kurtuluş savaşını göze alamadığım için bugünden “hayır” diyorum.
Benden, Saraya sultan, mahduma mekan, damada makam, yandaşa imkan yaratmak adına “evet” demem isteniyorsa ben peşinen yokum diyorum ve “hayır” da ısrar ediyorum….
Şayet birileri beni, açıkça ortaya koyduğum “hayır” tavrımdan ötürü şerefsizlikle, terörist olmakla, ya da diğer terör örgütlerinden birileri ile paralellikle suçluyorsa, kendi haysiyetsizliğinin aynadaki yansımasını veya kuyruğuna takıldıklarının portresini göreceklerini söylüyorum…
Ne “gel bu hasret bitsin” diyenlerle, ne de meclis kürsüsünde “o saygın adamdır, onun adını ağzınıza almayın diyen fetö-sevicilerle” ne de “açılım maskaralığı ile çadır mahkemesi kurdurup hukukun ırzına geçenlerle “şerefsizlik” paylaşımında hisse kapmaya çalışanlardan oldum.
Ve benim safımdaki hiçbir “hayır”cı da o şerefsizlik pastasında payım olsun istemediğine de kalıbımı basarım.
Öfke nöbetleri ile çıldırmışlık krizine girmiş bazılarının, malum çevrelerden aldıkları takviye cesaretle, “hayır” diyenlere kirli sıfatlarla saldırmak moda olunca, kirli suratlarıyla, yağma hasanın böreğinden yeni paye ve yağlı kuyruk kapma yarışına girenler çıktı sahneye.
*
Sonuncusu Gaziantep’de yaşandı. Bir belediye başkanı “hayır” diyecekleri “şerefsizlikle – şerefsizlikle- şerefsizlikle” suçladı. Suçladığı sayının karesi x küpü kadar iade hakkım saklı kalmak kaydıyla, şerefsizliğin ne olduğunu öğretmek isterim ona. Zira ben öğretmenim, öğretmek görevim.
Bak Bay Ökkeş Namlı: Şerefsizlik;
1- Birilerinin terbiye sınırları dışında hür iradesine musallat olup, onun iradesi dışında hüküm vermesini istemektir. (Layık görülen sıfat, en çok yakıştırana yakışır)
2- Kişilerin ekmeği ile oynayıp, çoluk çocuğunun nafakası ile oynamaktır şerefsizlik.
3- Yapılabilecek en şerefsizce davranıştır tehdit,.
4- Devletin verdiği, makam, mevki, iş, ekmek… her ne ise, onu işverenin lütfu gibi görüp, onu, işi, aşı, ekmeği üzerinden korkutup, iradesine hükmetmeye çalışmaktır.
5- Mahkemeyi, kadıya mülk görmektir şerefsizliğin en büyüğü. Sen ne denli büyük olursan ol, senden büyüğün de varlığını bilmek inancımızın gereğidir bizim.
Bak Ökkeş Namlı, iki cümleni aktararak sön vereceğim sözlerime…
a)“Hem ekmeğini yiyip hem hastaneye gidip ondan sonra da ‘Hayır’cıyım demek şerefsizliktir” cümlesi senin mi!?… Eğer cevabın “evet” ise: o sıfat senin. Tepe tepe kullan. O yedirdiğiniz ekmekte devletin hakkı olan bölümünden payıma düşenini sizlere haram ediyorum. Zıkkım olsun. Hastaneye gelince, devletin hastanesini kendi malı gören o sıfatın asli sahbidir, bunu bil.
b) “Oy vermiyorsa, AK Parti’nin ekmeğini yiyorsa haram zehir zıkkım olsun. Seçimden sonra sizlerin çoluk çocuğu dururken onları orda koyarsam namerdim” Bu sözler de senin mi?… Şayet cevabınız evet ise, yukarıda saydığımız 5 maddeden indirim hakkınız da yok. Zira, ekmeğiyle oynamaktan söz etiğiniz kişilerin maaşları ne AKP tarafından ödeniyor ne de kişisel kasanızdan. Kendinize layık gördüğünüz “namertlik” sözü yanına layığınız olan ötekini de eklerseniz, bir eksiğiniz daha tamamlanmış olacaktır.
Cumhuriyetin savcılarına da buradan çağrı:
Suç işleyeceğini açıkça ilan ediyor adam!.. Hareket geçmek için beklenen nedir ki!… Daha fazla rezil rüsva olmasın hukuk!..
Size de mi hakkımız helal olmasın?

13 Nisan 2017
Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci – DENİZLİ
mehmethalilarik@gmail.com

Okunma Sayısı: 180

Yazarın Diğer Yazıları

Hukuk’san; Adil Olacaksın; Adil Yargılanma Hakkını Sağlayacaksın

Yine mi “Hukuk Reformu?” Ne çok canımız sıkılıyor da düşüveriyor gündemlere reformlar.. Ne çok içi...

Ciddiyet Beyler!… Ciddiye!…

(Haftanın makalesi) Salgın son hızla yayılıyor, İstanbul başı çekiyor, resmi ağızlar borazan olmuş bunu duyuruyor,...

Amasya Genelgesi Bugünlere Ayna Tutar mı?

Amasya’da ateşlenen Kemalist Devrimin İşaret Fişeği (20-22 Haziran 1919) bir Özgürlük Bildirgesi’dir aynı zamanda. Mustafa...

Saray Erbabının Gözünde Bak Sen Nesin Eyyy AKP’li Kardeşim

Seni yönetenlerin sana bakış açısını iyi bil…   Söylem ve eylemleriyle, sana reva gördükleri sıfatı ben...

Şaşıp Kalıyorum….

Bir ülke ki, anayasasında “demokratik, laik, sosyal bir HUKUK DEVLETİ” olarak tanımlanmakta… Ne var ki;...