SAZIN NAĞMESİ
Köşkün çiçekleri arasında, renkleriyle ilgileniyorum. Birbirinden güzellere hayranlıkla bakıyorum. Gönlüm sevgileriyle doluyor ve renklerinde kayboluyorum. Çiçeklerim.
Köşkün iki yanında, büyük ıhlamur, önünde her şeyiyle övgüye değer nar ağacı.
Ağaçlara gözüm daldı ve ıhlamurdan geçtim ve nar ağacına takıldım.
Sazın nağmesine kadar, nar ağacında asılı kaldım.
Sazın tellerinden, Dede efendinin saz semaisini duyduğumda, narın dibine düştüm. Nağmelerle çiçeklerle beraberim. Onlarla mırıldandım, onlarla güldüm, neşelendim. Çiçeklerle olmamak mümkün değil.
Sazın titreyen telleriyle çiçeklerin tomurcuklarıylayım.
Güle bülbülden, sardunyaya kelebekten yakınım. Yakınım hanımeli, ortanca ve karanfile.
Gülün en alt dalını kesmek istedim, ucunda tomurcuk. Kes bakalım kesebilir misin? İki gül fidanı arasına, ortanca dik bakalım, dikebilir misin? Karanfil fidanlarından birini kopar bakalım koparabilir misin?
Birbirinden güzellikleri sevme bakalım sevmeyebilir misin?
Sazın nağmesiyle, çiçeklere dokunuyorum, ayrıl onlardan bakalım ayrılabiliyor musun?
Saza rağmen, bülbüle odaklanıyorum. Bülbül incecikten nağmesiyle tüm canlılığı mest ediyor. Gül ve bülbül incecikten nağmeler. Sazla beraber.
Bülbülü seslendiriyorum sessizce, çiçeklere duyuruyorum sessizce.
Gülü koklayarak soluklanıyor, genç dalların tomurcuklarına bakarak ayakta kalıyorum. Açmalarını bekliyorum tomurcukların.
İçimde sevgi çemberi, gönlümde tomurcukların açmaya yakın halleri. Çiçeklerin kokusu sazın nağmesine eşlik ediyor. Saza eşlik etmek demek, çiçekleri koklamak demek.
Karanfilin dibinde, rüyada gibiyim. Uyku halinden çıkmak istemiyorum. Hanımelinin kokusuyla hayallerimin kızıl ufkuna varıyorum.
Orman gülünü arıyorum, tepelerde. At sırtındayım dağa çıkıyorum. Çilekler çiçek açmış, papatyalar açmakta. Ufkun ilk ışınlarını görmeden dönmeyeceğim.
Sazın nağmesine uyarak, vadiye iniyorum. Bülbülü gülün yanında arıyorum.
Nağmeleri dinliyor ve bülbülle ufkun aydınlığında kalıyorum.
Hasan TANRIVERDİ














