Silifke’nin bereketli topraklarından, Avşar köyünün bağrından çıkan bir başarı hikâyesi bugün yalnızca bir aileyi değil, bir köyü, bir ilçeyi ve tüm Mersin’i gururlandırıyor. Sporun insan hayatındaki dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne seren bu anlamlı başarı, gençlerimize umut, ailelere güven ve toplumumuza ilham vermektedir.
Mersin Naim Süleymanoğlu Spor Lisesi 10. sınıf öğrencisi olan genç sporcumuz Işıl Işıklı, 8-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Samsun’da düzenlenen Trampolin Cimnastik Türkiye Şampiyonası’nda “15-16 Yaş Gençler” kategorisinde Türkiye Şampiyonu olarak altın madalyaya uzandı. Bu büyük başarı yalnızca spor alanında kazanılmış bir derece değildir; aynı zamanda azmin, emeğin, disiplinin ve inancın zaferidir.
Bir köşe yazısının en güzel yanı, yalnızca sonucu değil, o sonuca giden yolu da anlatabilmesidir. Çünkü başarı dediğimiz şey, kürsüde boyna takılan madalyadan çok daha fazlasıdır. O madalyanın arkasında yılların emeği, sabahın erken saatlerinde yapılan antrenmanlar, dökülen alın teri, fedakârlık yapan aileler ve çocuklarının geleceği için mücadele eden insanlar vardır. Dedesi Ahmet Bey, torunu Işıl Işıklı’yı spor çalışmalarına düzenli olarak götürüp getirerek önemli bir destek sağladı. Torununa duyduğu sevgi ve fedakârlık, Işıl Işıklı’nın Türkiye şampiyonluğuna uzanan başarısında etkili oldu. Işıl kızımızın başarısında ailesinin büyük emeği olduğu açıktır. Babaannesi Durdu Işıklı’nın gururla anlattığı gibi, Avşar’ın torunu olan bu güzel evladımız; annesi Tülay Hanım’ın sevgisi ve desteğiyle, babası Serdal Işıklı’nın emekleriyle bugün Türkiye’nin zirvesine çıkmıştır. Anadolu’nun birçok köyünde nice yetenekli çocuk vardır. Ancak önemli olan, o yeteneğin keşfedilmesi, desteklenmesi ve doğru yönlendirilmesidir. Işıl’ın hikâyesi tam da bunun en güzel örneğidir.
Elbette burada antrenörlerin emeğini de unutmamak gerekir. Genç sporcuların yalnızca fiziksel gelişimlerine değil, karakterlerine de yön veren kıymetli hocalarımız Kadir Kenan Akdemir ve ekibi, bu başarının mimarları arasında yer almaktadır. Bir sporcunun yetişmesi yalnızca bireysel çabayla olmaz; disiplinli bir eğitim, doğru rehberlik ve güçlü bir inanç gerekir. İşte Işıl’ın başarısında bu bütünlük açıkça görülmektedir. Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, gençlerimizi sporla buluşturmaktır. Çünkü spor yalnızca beden gücü kazandırmaz; insanı hayata hazırlar. Spor yapan gençler kötü alışkanlıklardan uzak durur, hedef koymayı öğrenir, mücadele etmeyi bilir, yenilgiden ders çıkarır ve kazandığında da tevazusunu korur. Spor; sabrı, disiplini, kardeşliği ve özgüveni öğretir. İşte bu yüzden Işıl’ın kazandığı altın madalya, sadece bir spor başarısı değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanımdır. Bugün Avşar köyünde bir çocuğun başarısı konuşuluyor olabilir. Ancak aslında konuşulan şey, Anadolu insanının içindeki cevherdir. Küçük bir köyden çıkan bir kız çocuğunun Türkiye şampiyonu olması, gençlerimize “Ben de başarabilirim” duygusunu vermektedir. Bu duygu, geleceği değiştirecek kadar kıymetlidir. Eskiden spor denildiğinde yalnızca futbol akla gelirdi. Oysa bugün cimnastik, yüzme, atletizm, güreş, voleybol ve daha birçok branşta gençlerimiz dünya çapında başarılar elde ediyor. Trampolin cimnastik gibi büyük emek ve disiplin isteyen bir branşta Türkiye şampiyonu olmak ise gerçekten takdire şayandır. Çünkü bu spor dalı yalnızca fiziksel güç değil; denge, cesaret, koordinasyon ve yüksek konsantrasyon ister. Işıl kızımız tüm bunları başararak adını Türkiye şampiyonları arasına yazdırmıştır.
Bu başarı aynı zamanda Mersin’in spor alanındaki yükselişinin de göstergesidir. Son yıllarda Mersin’den çıkan sporcuların ulusal ve uluslararası arenalarda elde ettiği başarılar, şehrimizin spor kültürünün güçlendiğini göstermektedir. Gençlerimize imkân verildiğinde neleri başarabileceklerini görmek hepimizi umutlandırmaktadır.
Bir köyün insanı için en büyük mutluluklardan biri, kendi içinden çıkan bir evladın başarı hikâyesine tanıklık etmektir. Avşar köyünün torunu Işıl Işıklı bugün yalnızca ailesinin değil, tüm köylülerinin gururudur. Onun başarısı çocuklarımıza örnek olacak, ailelere cesaret verecek ve belki de yeni şampiyonların yetişmesine vesile olacaktır.
Bu vesileyle başta Türkiye Şampiyonu olan kıymetli kızımız Işıl Işıklı’yı, ailesini, babaannesi Durdu Işıklı’yı, annesi Tülay Hanım’ı, babası Serdal Işıklı’yı ve emeği geçen değerli antrenörleri gönülden kutluyorum. Yolun açık olsun Işıl kızım… İnşallah bugün Türkiye şampiyonluğu ile başlayan bu güzel yolculuk, yarın Avrupa ve dünya şampiyonluklarıyla devam eder.
Çünkü inanıyoruz ki; spor yapan gençlik, güçlü toplumun temelidir. Ve bir çocuğun başarısı bazen koskoca bir memleketin umudu olur. Dolayısıyla, buradan kendilerine sevgi dolu selamlarımı iletirken; başta başarılarını tebrik eder; sağlık, huzur ve mutluluk dolu yıllar dilerim. Kalın sağlıcakla.
Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen















