Sabahın alaca karanlığında, gün ışımalı, doğa sevinç ve neşeyle gözünü açmalı. Yapraklar yeşillenmeli ve çiçekler renklenmelidir. Böylece bitkiler, tüm güzelliklerini sergilemelidirler.
İnsan bu doyumsuz güzellikler dünyasını yaşamak istiyorsa, doğaya karşı, hoşgörülü olmalıdır. Bu hoşgörünün altında, dürüstlüğü ve doğruluğu şiar edinilmelidir.
İnsan gönlündeki bu hasletleri, besleyecek bilgiler elde etmelidir. Hatta bilgileri kullanılır hâle getirmeli, böylece gelecek için daha iyi bir düzen kurulmalıdır. İnsanlar ahlaki yapısını kontrol edebilmelidir. Taşkınlık ve güç gösterisi gibi tutkularını bir gruba veya partiye yem etmemelidir.
Ormanın kenarından akan suyun güzelliğini izlemek herkesin zevki olmalıdır. Suyun çevresini kapatıp kendine ait olduğunu söylemek, toplumda istenmeyen davranıştır.
Şafak sökerken, çevre aydınlanmaya başlar. Aydınlıktan, tüm canlılar yararlanır. Özgür düşünür ve bağında bahçende çalışırsın. Aydınlığa sığınıp beyninin elverdiği kadar ve kabiliyetinin ölçüsünde sanatla uğraşırsın. Sanatkâr olarak bir eser ortaya koyabilirsin. Eserin yanında hoşgörü ortamında bir şeyler yazar ve topluma sunarsın.
Toplumla daha geniş manada birlikte olursun. Bu birlikteliği anlatır ve yine topluma sunarsın. Bu sunduğun yazıdan gerekirse yararlanırlar. Yeter ki problemin çözümü ortaya çıksın. Problemin çözümünü, okuma ve çalışmayla başarılacağı açıktır. Okuyan kişinin şafağı söktü demektir. Şafak sökmesi, aydınlanması demektir.
Aydınlanan toplumlar, bağımsızlığını dünya toplumları arasında gösterir. Toplumsal kalkınma da bu yolda gerçekleşir.
Toplum, şafak sökerken, peşinden aydınlığın geleceğini bilecektir. “Daha iyiye yönelme” bu şekilde gerçekleşir. Daha iyiye giderken, toplum bireyleri üretim, sosyal yapı ve kültürden yararlanması adına en uygun olanını gerçekleştirecektir.
Başarılı toplumlar uluslararası atmosferde siyasi olarak en iyiyi temsil edecektir.
Şafak sökerken, ilk ışınların özgürce aydınlattığı insanların daha başarılı olduğunu vurgulamak istedim. İşin özünde zamanı çok iyi değerlendirmek de yatar.
Hasan TANRIVERDİ






















