Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Halit SUİÇMEZ (Dr.)

Misket: İnci Gürbüzatik

Dr. Halit SUİÇMEZ Yazar Dr. Halit SUİÇMEZ
16 Şubat 2010
Halit SUİÇMEZ (Dr.)
5
409
Paylaşma
5.1k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ankara’lı yazar İnci Gürbüzatik çocukluğunu ve ilk gençliğini anlatıyor Misket’te.

Yazar “…arkasını geleceğe, yönünü geçmişine döndürerek…” yazmış çocukluğunun uzun, hüzünlü öyküsünü, akıcı, yalın bir dille.
Ulus çevresinde; Suluhan,Karyağdı Sultan ve Tezveren Sultan Türbeleri, Gazi Lisesi, Tayyare Sokak ve şimdi artık yıkılmaya yüz tutmuş ahşap evler, misket oynadıkları daracık, küçük sokaklar..

Ne güzel! Geçip gitmiş zamanı ve yitip yok olacak mekânlarla acı-tatlı ilişkileri yeniden kurgulayıp gelecek kuşaklara bir yaşam ve kültür değeri olarak aktarmak..Üstelik bunu güzel bir Türkçeyle, lezzetli bir dil şöleniyle yapabilmek..

Kitap her sayfasında okuyucuyu yazmaya çağırmakta, “yazın çocukluğunuzu, hatta her gününüzü not edin, ille de edebi eser olması şart değil, bir kayıt bırakın yaşanmışlığınızdan kendinize, çevrenize..” demekte bizlere.

İnci Hanımın kitabının her satırı, sayfası dikkatle okunmaya değer..

Hele babasını anlattığı sayfalar öylesine sarsıcı ki, belki de her baba kızı, oğlu tarafından böyle lirik, açık, akıcı bir anlatımla yazılmak ister..

Ben okurken öyle duyumsadım. Örneğin sadece birkaç satır;

“…Babam işçiydi. İşçi arı. Çok çalışkandı. Ama balını görmezdik… Atölyede çalıştığı yetmezmiş gibi… Pazar günleri evde de çalışırdı… İşyerinden balya balya getirdiği deri parçalarını… Tezgâhın üstünde düzlerdi… Çalışması yaşantısının rengiydi… Suskunluğunun dilini hiçbir zaman tam olarak çözememiştik. Annem ne kadar ona içini dökmek isterse, babam da o kadar susardı… Babamın sessizliği yazmakta olduğu çığlık çığlığa ağıt, hasret, acı içeren bir şiirdi sanki. Benim okuyup da annemin anlamadığı bir şiir. Bizim yanımızda var olmakla yok olmak arasında salınıp duruyordu işte… Ben, onu çalışmasını izlediğim zamanlarda, onu da, yaptığı işi de, hiç anlamamışım. Şimdi artık çok geç… Keşke… Atölyesi tarumar olmadan önce… Gözü gibi koruduğu Singer dikiş makinesine sahip çıkabilseydim…”

Evet, keşke dememek için zamanında, yerinde tüm değerlerimize, ilişkilerimize, güzelliklerimize gereğince ve yeterince sahip çıkabilsek…

Yazar bu eserinde sadece babasını değil, çocukluğunun geçtiği eski Ulus çevresindeki sokakları, binaları, tarihi değerleri, zamanın ruhunu, yakın çevresindeki genç-yaşlı-çocuk insanları, onların günlük yaşantılarını, ilişkilerini, oyunlarını, iş ve aşlarını, sevgilerini, acı ve hüzünlerini duru, lirik bir dille sunuyor bizlere..

İnsan yaşadığı- büyüdüğü yerlerin, mekânların, ilişkilerin anlamını sonradan daha mı iyi fark ediyor yoksa?

Kitabın bütünlüğündeki güzellikten ve olgunluktan başka her bölüm de ayrı bir lezzete ve edebi hazza sahip.

Örneğin; “Anılarım Servetim Çalamaz Kimse Benden, İki Çırpı Kiraz Kız, Babamın Kolları Tren Yolları, Bir Yanım Yangın Bir Yanım Kar, Anılar Darmadağın, Düşlerim Gürültüsüz Hayallerim Sessiz Dilsiz”
Misket’in son satırlarında yazarın da dediği gibi, hepimizin çocukluk sokakları yıkımı beklemekte, belki de yok olmuş, yerlerine çarpık gelişen ülkemiz kapitalizminin sevimsiz, zevksiz binaları yükselmiştir.

Geceler gündüzleri, yazlar kışları, haftalar yılları kovalarken, aşklar acıları, yalnızlıklar birliktelikleri, yazılar okumaları, araştırmalar konferansları, özelleştirmeler Tekel direnişlerini izledi, durdu.. Ve geldik bugüne.

Siz siz olun, zamanın ruhunu kaybetmemek ve zamanın sonsuzluğunda kaybolmamak için alın elinize kalemi yazın, çocukluk sokaklarınızı, oynadığınız misketleri, top koşturduğunuz arkadaşlarınızı, çevirdiğiniz çemberleri..

Kim bilir bir de bakarsınız aile tarihinizi not etmişsiniz, yazmışsınız.

Bir edebi ürün, öykü, roman, anı, anlatı olması, olabilmesi elbette en güzeli, ama zorunlu da değil tabii ki, bir kayıt, bir yazılı anlatım bırakın geride..

Bırakın ki, insanın yapıp ettikleri, üretkenlikleri ömür parantezinin kapanmasıyla birlikte son bulmasın, aksın gitsin zamanın sonsuzluğunda..

Yazarlar bazen söylenmedik bir söz bulma ümidiyle tüm ömürlerini harcayabilirler.

Onları başkalarından daha derin kılan da budur belki de. Bir yazar için çok şey söylenebilir. Bencil, çalışkan, yalancı, aşık, hain,dürüst..ama asla sığ denemez gerçek yazarlar için.

Medyada, görsel sahnelerde gördüğünüz ve hayatları çok renkli denilen kişilerden çok çok daha renkli ve ilginçtir sahici yazarların yaşamı..

İşte bu derinliğin, renkliliğin ve ilginçliğin çok güzel örneklerine rastlıyoruz İnci Gürbüzatik’in romanında..

İşte sayfa 280’den bir alıntı: “…Kader aslında bir program… Kaderin ağını ören o tesadüflerin, öncelikli rastlantıların, karşılaşmaların olmaması, etkilenmelerin yaşanmaması gerekiyordu…”

İşte sayfa 282: “…İki iyi insan, bir arada iyi olmayabiliyordu, olmadı işte.”

Düşünce okyanusunda yeni derinliklere doğru kulaç atmak için tekrar tekrar okunması gereken cümleler..

Yazar çocukluğunun Tayyare sokağındaki demircileri seyredermiş arada bir. Kor demirin suya batırılışı..demirin su ile buluşturulması..ve yıllar sonra sorulan şu sorular: “…Hangisi daha güçlüydü? Su mu, ateş mi? Ateş, suyu buharlaştırıp uçururken, su, ateşi söndürüyor…”

Bu yapıttan sadece çocukluğumuza değil, yaşamın her dönemine tanıklık etmemiz gerektiğini ve bunu da not ederek, yazarak, resimleyerek, notalara ve dizelere dökerek, anlatarak ve birbirimize aktararak yapabileceğimizi öğreniyoruz.

Sağolasın İnci Gürbüzatik, bizleri bu güzel eyleme çağırdığın için..Misket gibi güzel, bol çağrışımlı, ışıklı, büyülü bir ismi bu kitabına verdiğin için..

Bizi eski Ankara ile buluşturduğun için..

Daha güzel ve üretken bir Ankara’nın oluşturulmasına yeni birikimler eklemek ve kalıcı katkılar yapmak hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bu görevin bir parçası da yaşadığımız zamanda kendimizi ve kentimizi yazmak olabilir..

Paylaş
Etiketler: anıçocukluğa yolculukçocuklukedebiyateski ankarakitapmisketromanyaşam
Önceki Yazı

Ben Diyeyim Mahalle Sen De Memleket..

Sonraki Yazı

Kuru Gürültüye Pabuç Bırakmayın!

Dr. Halit SUİÇMEZ

Dr. Halit SUİÇMEZ

İlişkili Yazılar

Fatma Nida GENÇ’in Gün Doğumu Kitabı Üzerine…
Edebiyat

Fatma Nida GENÇ’in Gün Doğumu Kitabı Üzerine…

20 Şubat 2025
5.1k
Edebiyatta Ne Yapmalıyız?..
Edebiyat

Edebiyatta Ne Yapmalıyız?..

07 Kasım 2024
5k
Hayatın Anlamı Üzerine…
Edebiyat

Hayatın Anlamı Üzerine…

31 Ekim 2024
5k
Fatih Atila’nın “Beethoven Clup” Romanında Ekonomi Politik Unsurlar..
Edebiyat & Sanat

Fatih Atila’nın “Beethoven Clup” Romanında Ekonomi Politik Unsurlar..

24 Ekim 2024
5k
Sonraki Yazı

Kuru Gürültüye Pabuç Bırakmayın!

Yorumlar 5

  1. Uğur ÖZALTIN says:
    16 yıl önce

    Güzel yazıydı teşekkürler her iki yazara da

  2. Esra Odman says:
    16 yıl önce

    Sayın Halit Bey,
    nefesimi tutarak okuduğum, satırların arasında Ankara’nın sokaklarını dolaştığım, arada kaybolduğum, sonra da köşe başlarında çokca kendimi bulduğum; dostum, hocam, genç ruhuyla bana hep heyecan ve çoşku katan sevgili İnci Gürbüzatik’in Misket’ini sizin satırlarınızda bir kez daha tadmak çok güzeldi. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

  3. halit says:
    16 yıl önce

    Uğur Bey teşekkürler..İnci Hanım adına da..
    Yazıyı sevmeniz ve yazarları takdiriniz güç veriyor.

    Esra Hanım, sağolasın..

    Güzel sözleriniz ve yazıdaki atmosferi yaşamanız mutlu etti.

    Sanırım aynı mekanlarda koştunuz ya da bulundunuz..
    Gerçekten güzel kitap..

    Sezdiğim kadarıyla sizin de böylesi yazı denemeleriniz var. Paylaşmak güzel olur..

    sevgilerle..

    halit

  4. Esra Odman says:
    16 yıl önce

    Sayın Halit Bey,
    Neredeyse 35 senedir Ankara’dayım… O sokaklar,caddeler dahil Ankara’nın bir çok güzelliğini yaşadım. Artık mümkün olmayan bir çok dostluğa, sokak arkadaşlarına sahip oldum. Ankara’nın tozunu, sarısını, kendine has insanını; hayatın tadına varmak için acıyı avuçlayan işçisini, emekçisini, memurunu… Çalışmasa da pencere önlerinde çorap, kazak, ören yemenili kadınını sevdim. Hatta arada da olsa ettiği dedikoduyu 🙂 Ama şimdi gri Ankara’da- ki griliğini neden ve kimden aldığını hepimiz biliyoruz-hiç de mutlu değilim. Geçmişi özlüyorum. inci Hanım beni geçmişe döndürdü.

  5. barış says:
    16 yıl önce

    değerli hocam:
    Misket kitabını henüz okuyamadım ama yazınızdan anladığım kadarıyla eskiAnkaranın gizemli sokaklarında, bahçelernde ve sakinleride tatlı bir yolculuk….
    Bende eski Ankaralıyım Ankara değerleriyle, güzellikleriyle, sırlarıyla ve sakin ve çalıkkan insanlarıyla bir bütündür. Ankaranın içinde sakladığı nice nice güzellikler, sırlar vardır… görülmeye duyumsanmaya değer
    kaleminıze ve yüreğinize sağlık
    saygılarımla..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap