Belleğimdeki her meyvenin lezzetine, ulaşamıyorum. Yalnız ekşi elma, kara yemiş, çal kirazı ve taze fındık, bir başkaydı. Duygularımı esir almışlar ve kaybolması mümkün değildi?
Lezzetin doruğu, ekşi elma, unutmak mümkün mü?
Kara yemişin, buruk lezzeti, unutmak mümkün mü?
Çal kirazın lezzetini hissetmemek, mümkün müydü?
Fındığın kıymetini bilemedik. Saldık çayıra Mevla kayıra dedik. Bitki verimli olmadı, suçu dala attık. Suçlu bulduk fındık bahçesini ve nerede ise fındığı unutur hale geldik.
Köylüye ilacı tanıttılar, mikroplu tohumu kullandırdılar. Böyle giderse fındığı da kaybederiz. Çünkü toprağa ilaç atmak, bakım değildir.
Bilemedik; limonu, kokulu üzümü, mandalina, portakalı ve ayvamızın değerini.
Reçellik incirimiz ve ayvamız harika lezzettiler. O zamanlar tansiyon mu yoksa şeker mi? vardı. Ekmek yeme, Vakfıkebir somun ekmeğini yemeden nasıl yaparsın. Konuyu açıklayana daha rastlamadım. Herkes bir şey söylüyor yazıyor.
Toprağın değerini taktir edenleri o hale getirdiler ki sözünün kıymeti yok ettiler. Hep onların dedikleri doğru. İnsanımıza kafa sallamak kaldı. Şu televizyonlara bakar mısınız? Onlar diyor ve biz kafa sallıyoruz.
İddia ediyorum, bir de bize sorunuz, bir de bize. Alın cevabınızı…
Reçellik ayvamız, kış aylarında bile, damak zevkimiz. Bu yıl toprağımdan uzak kaldım. Fakat fırsat bulup ziyaret edemedim. O günler ile bugünü karşılaştırmak, insanı yoruyor. Günlük olayların rastlantıları içerisinde, kasılıp kalmışız. Ezilmiş, dertlenmiş ve hastalıklara açık hale gelmişiz.
Belleğimdeki lezzetler, anılarımı galeyana getiriyor. Bunları düşündükçe üzüntüm artıyor. Geçen zamana küskünüm. Yeniden yerliler diyeceğim ve geri dönüş yaşamayacağım. Yukarıda sıraladığım yerli lezzetlerim. Çıkmayacak belleğimden.
Anılarım toprağın betonlaşmasıyla, bizlere gülmeye başladı. Zeytin bahçesinde, gezer tüm güzellikleri bir arada yaşıyorduk. Zeytinlikte prensesler görüyorduk. Onun zeytine uzanmasıyla mutluyduk. İçimin ferahlamasını ve ruhumun neşesini özlüyorum. Kalbim sevgiyle dolsun arıyorum.
Ezberimdeki yerlileri, GDO’lu ve İsrail tohumu olarak, tezgâhlarda görüyor ve üzülüyorum. Bu durumu protesto amacıyla, bir tane dahi yemiyorum. Bunu yaparken, değersiz dış etkilerden yararlanmadan kaçınıyorum.
Belleğimdeki lezzetleri hiçbir durumda unutmuyorum.
Hasan TANRIVERDi























