Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Salı, Mart 17, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Doğa-Çevre

Mart mı Dert mi?

Şükran UÇKAÇ YARGI Yazar Şükran UÇKAÇ YARGI
17 Mart 2026
Doğa-Çevre, Öykü Tefrikaları, Şükran UÇKAÇ YARGI
0
Mart mı Dert mi?
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Acı Biber’den…

MART MI DERT Mİ?

Eskiden beri nedendir bilmem, mart ayı dert ayı derler. Havalar soğuktur hâlâ, son karlar yağar, kışlık hazınlar tükenmeye yüz tutmuştur çünkü. Bi kere iç Anadolu’da öndüçleşilerek yapılıp kilerlere dizilen avuca alınan azıcık su serpiştirilerek sulanıp sulanıp yenilen yufka ekmek kulelerindeki yufka ekmekler azalmıştır.

Bu kuru yufkalar, sulanıp çökelekle dürüm dürülüp aşın yemeğin yanına azık edildiği gibi kurusu kırılıp ufalanıp tereyağında kavurulur adına da ‘omaç’ denilen bu kızartılan bazen de yumurta da kırılıp hazırlanan yağlı ekmekler sulanmış yufkanın içine koyulur dürüm yapılır yenirdi de. Ekmekle ekmek mi yenir, demeyin bu dürümler çok lezzetli olur.

Bu yüzden kışın tandırlarda saçta pişirilip kurutularak hazırlanan birçok işlevi olan bu kuru yufkaların azalması mart ayına denk gelirdi hep.

Yufka biterse ne mi olurdu, günlük çörekler bazlamalar pişirilirdi çoluk çocuğa. Ya da kışa soğuğa rağmen tekrar yufka ekmek yapılırdı.

Bunun için sabah erkenden kalkılır, teşt denilen büyük bakır leğenlerde yoğrulan hamurlar, birbirleriyle ‘öndüçleşme, kubaşma ya da imece’ denilen yardımlaşma yoluyla komşu kadınlar tarafından yufka olup incecik açılır saçta pişirilirdi.

Bu yüzden yufka ekmek ön hazırlığı önceden yapılan, tandırlarda hamuru oklava ve ekmek tahtasında açan bir kişi, bir de pişiren en az iki kişiyle yapılırdı, çok yapılacaksa açıcısı iki üç kişi olan zahmetli bir işti, bu yüzden mart’ta yufka bitiyorsa dertti.

Çoğu ailenin ne tandırı ne o kadar çok yufka yapacak unu ne de yardımlaşacağı kişisi olurdu bunlara sahip olmak da bir ayrıcalıktı.

Olmayan zavallılar başkalarının tandırında ya da kendi ilkel sacayaklı ocaklarında taplama denilen bazlamalar pişirirdi.

Durumu daha da iyi olanlar şehir fırınından somun alırdı elbette.

Ne demiştik, martta kilerlerde yufka dizgeleri yarıya iner, çuvallarda bulgurlar azalır, bez ya da tehliz torbalara konulan bakliyatlar tarhanalar birer avuç kalır, yazın güneşte kurutulmuş patlıcan, fasülye sebze kuruları biter, biber ve patlıcan dizgeleri artık sarkmazdı duvardaki çivilerden bitmiş olurlardı çünkü.

Kocaman küplere kurulan turşuların da taneleri iyice azalır suyu kalırdı. Kolay mı beşer, onar horantalı aile nüfusunu beslemek, herkes oğul uşak birlikte yaşayıp giderdi işte, gözü kör olasıca gurbet yoktu pek o vakitler.

Eskiden en büyük bir başka derdi ise martın, hemen herkesin ısınmak ve yemek pişirmek için ocakta ya da sobada kullandığı yakacağın bitmesiydi.

Bu yakacaklar İçanadolu’da yerine ve yöresine göre hayvan gübresinden yapılan tezek, odun, çalı çırpı, mesleğine göre hızar talaşı, varlığına göre kozalak, odun, kömür olurdu ve soğuk kış günleri, uzun kış geceleri boyunca yakılmış ve bitmeye yüz tutmuş olurdu yakacaklar martta. ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ sözü boşuna söylenmemiştir bizim oralarda.

Çömleklerde biraz pekmez kalmışsa ya nişastayla ‘hasıda’ yapılır, ya da ‘kar helvası’ yemek için saklanırdı ecicik.

Böyleydi eski martlar. Çocukluğumun martlarının dertleri hem de. Çoğunu ben birebir yaşamadım bu dertlerin ama etrafımızdakiler dertliyse ben de dertlenirdim o küçük yüreğimle. Durumumuz ortahalliydi çünkü rahmetlik babam ve dedem çok çalışkan insanlar olduğu için çok şükür sefil olmazdık.

Bütün bunları artık küçücük kutularda aldığımız krem peyniri dilimlediğim ekmeğime sürüp yerken bir siyah zeytini de ağzıma atarken ilerde onu da bulamayacağınızı düşünerek yutkunup ‘vetturi vezzeytuni’ deyip doğalgazla ısınan evimin sofrasında kahvaltımı yaparken düşündüm.

İnsanoğlu kuş misali işte daha üç gün önce de Viyana’da hindistan cevizi sütü ile yapıldığını oğlumun söylediği krempeyniri ‘sammel’ dedikleri minik kızarmış ekmeklere sürüp yiyorduk çocuklarımla.

İnsanoğlu bildiğin kuş, uçabiliyor işte teknoloji sayesinde ülkeden ülkeye iki buçuk saatte o koca kanatlı kuşlarla.

Ha artık ekmeğin ve peynirin doğallığı sağlıklılığı da fazlaca meçhul, üstelik ülkemde ve dünyada.

Bütün bu yazıyı gıdalara eklenen zararlı katkı maddelerini içeren bir yazıyı okuyunca yazdım.

En masumlarından bir ikisini söyleyim hazır olun, una akışkanlığını veren madde ‘saç kılından’ üretiliyormuş.

Hazır meyve sularına katılan bir madde de viyagra denilen malum ilaca da katılıyormuş, tevekkeli daha anasınıfındaki ilkokuldaki çocuklar mart kedilerine dönüp ondan birbirini dudak dudağa öpüyor, biz de bütün bunlar niye bu kadar erken oluyor diye dert ediyoruz, durum bu.

Mart işte dert. Eskisi mi daha dertti şimdiki martlar mı ona da siz karar verin?

Ekmek fırından, peynir fabrikadan hazır, ocak doğalgaz, bir düğmeye basıp ısınıyor ve yemeğini zahmetsizce pişiriyorsun şimdi. Kolay mı çok kolay ama tabi bir de ederi var, bütün bu kolaylık ve rahatlıkların.

Şimdi de mart ayı dert ayı, faturalar vergiler ve daha neler neler. Artık doğalgaz ve elektrik faturaları toplamda tam bir kira ederi kadar, herkes evinde kirada oturuyor gibi oldu.

Geldiğimiz noktada neredeni biliyoruz, anı da. Nereye? İse meçhul üstüne üstlük bir savaşımız eksikti o da çıktı. Savaşı da Allah kahretsin çıkaranı da.

Bu mart gerçekten de dert, dert yumağı hem de.

Çocukluğumuzun martlarının dertlerinden girdik, söze nerden çıktık gördünüz mü? Günümüzün martları daha mı zor ne?

Dünyanın neresinde olursa olsun savaşın yangını her yeri yakar. Ağzımızın tadı kaldıysa devam kahvaltıya, benim krem peynirli ekmek de ısırıklı yarım kaldı.

Marttır derttir tabi.

Şükran Uçkaç Yargı Sazsızozan

9 Mart 2022

Ankara

Paylaş
Etiketler: çökelekdertMartsoğukyufka
Önceki Yazı

Vatandaş İhbar Eder, Devlet Gereğini Yapar: Soframız Kutsaldır

Sonraki Yazı

Elekçi

Şükran UÇKAÇ YARGI

Şükran UÇKAÇ YARGI

İlişkili Yazılar

Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Elekçi

17 Mart 2026
5k
Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Ekimin İlk Haftası

16 Mart 2026
5k
Saksı
Doğa-Çevre

Saksı

15 Mart 2026
5k
Kadınım Ben Anayım
Edebiyat

Kadınım Ben Anayım

15 Mart 2026
5k
Sonraki Yazı
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Elekçi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39

Bu Dünyada Misafiriz

17 Mart 2026
Sırrın Psikolojik Anatomisi

Sırrın Psikolojik Anatomisi

17 Mart 2026
Yağmur

Yağmur

17 Mart 2026
İnsanın Kendi Hali (I)

İnsanın Kendi Hali (I)

17 Mart 2026
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Elekçi

17 Mart 2026
Mart mı Dert mi?

Mart mı Dert mi?

17 Mart 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap