Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Pazar, Eylül 6, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Eğitim

KPSS 2026: Bir Sınavdan Daha Fazlası

Mehmet GÖKSELLİ Yazar Mehmet GÖKSELLİ
06 Eylül 2026
Eğitim, Eğitim & Kültür, Mehmet GÖKSELLİ
0
KPSS 2026: Bir Sınavdan Daha Fazlası
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir ülkenin gençleri, geleceğe dair umutlarını neden bir sınav salonuna taşır?
Türkiye’de bazı sınavların adı yalnızca sınav değildir. Yıllarca çalışmanın, ertelenmiş hayallerin, aile beklentilerinin, ekonomik kaygıların ve toplumsal hareketlilik arzusunun ortak adıdır. KPSS de bunların başında gelir.

2026 KPSS Lisans’ın Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül’de gerçekleştirilecek. Alan Bilgisi oturumları ise 12 ve 13 Eylül tarihlerinde yapılacak. ÖSYM takvimine göre sonuçlar 7 Ekim’de açıklanacak. Başvuruların temmuz ayında tamamlanmış olması nedeniyle artık adaylar açısından uzun hazırlık döneminin yerini sınav psikolojisi almış durumda.
Fakat KPSS’ye yalnızca “kaç soru doğru yapılacak?” sorusuyla bakmak, meselenin önemli bir bölümünü görmezden gelmek olur.
Çünkü KPSS, Türkiye’nin eğitim sistemiyle kamu istihdamı arasındaki ilişkinin de aynasıdır.

Sınav salonuna sığmayan bir mesele
Bir tarafta yıllarca üniversite eğitimi almış gençler var. Diğer tarafta sınırlı sayıdaki kamu kadrosu.
Aradaki mesafe ise yalnızca puanla ölçülmüyor.

Bir aday için 90 puan başarı olabilirken başka bir aday için atama ihtimalinin kapısını aralamaya yetmeyebilir. Bir bölüm mezunu için yüzlerce kadro söz konusu olabilirken başka bir bölüm mezunu için aynı sınav, çok daha dar bir istihdam alanı anlamına gelebilir.
Dolayısıyla KPSS’yi yalnızca bireysel performans üzerinden değerlendirmek eksik bir yaklaşım olur.

Sınav, aynı zamanda fırsat eşitliği, eğitimde kalite, bölgesel farklılıklar, genç işsizliği ve kamu personel politikası gibi çok daha geniş başlıkların kesişim noktasında duruyor.
Tam da bu nedenle KPSS dönemlerinde yalnızca adayların performansını değil, sistemin kendisini de konuşmak gerekiyor.
“Çalışan kazanır” cümlesi yeterli mi?
Sınavlar söz konusu olduğunda sıkça duyduğumuz bir cümle vardır:
“Çalışan kazanır.”
Bu cümlede önemli bir doğruluk payı elbette vardır. Düzenli çalışma, bilgi birikimi, disiplin ve sınav stratejisi başarı ihtimalini yükseltir.
Ancak akademik açıdan mesele bundan ibaret değildir.

Bir sınavın ölçtüğü performans ile bireyin gerçek kapasitesi aynı şey değildir.
Sınav performansı; bilgi düzeyinin yanında ekonomik imkânlardan çalışma ortamına, sınava hazırlanmak için ayrılabilen zamandan psikolojik dayanıklılığa kadar çok sayıda değişkenden etkilenebilir.
Bu nedenle KPSS’yi yalnızca “hak edenin kazandığı” mekanik bir yarış olarak görmek yerine, başarıyı üreten koşulları da tartışmak gerekir.
Kimin özel ders alma imkânı vardır?
Kimin sessiz bir çalışma odası?
Kimin aylarca yalnızca sınava hazırlanabilecek ekonomik gücü?
Kimin ise gündüz çalışıp gece ders çalışması gerekir?
İşte eşitlik tartışması tam burada başlar.
Gençlerin asıl sorusu: “Puanım kaç olacak?” değil
KPSS adayının zihninde çoğu zaman tek bir soru vardır:
“Bu puanla atanabilecek miyim?”
Bu soru, Türkiye’de kamu istihdamının gençler açısından taşıdığı anlamı gösteriyor.

Kamu görevi, yalnızca bir maaş anlamına gelmiyor. Pek çok aday için düzenli gelir, sosyal güvence, mesleki itibar ve hayatını planlayabilme imkânı demek.
Bu nedenle sınav sonucunun açıklanacağı gün, yalnızca bir puan öğrenilmiyor.
Bir anlamda geleceğin ne kadarının planlanabileceği öğreniliyor.
Bu psikolojik yükün hafife alınmaması gerekir.
Çünkü sınavın başarısızlığı ile bireyin değersizliği arasında hiçbir bilimsel ilişki yoktur. Buna rağmen sınav merkezli eğitim kültürü, zaman zaman bu ikisini birbirine yaklaştırabiliyor.
Oysa 80, 85 veya 90 puan bir insanın zekâsının, ahlakının, karakterinin ya da topluma katkı kapasitesinin ölçüsü değildir.
Bunlar yalnızca belirli bir gün, belirli koşullar altında, belirli bir ölçme sisteminden elde edilen sonuçlardır.
KPSS’nin diğer yüzü: Kamu hizmetinin niteliği
Konunun bir de kamu yönetimi açısından bakılması gereken tarafı var.
KPSS’nin nihai amacı yalnızca adayları sıralamak değildir.
Asıl amaç, kamu hizmetinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının liyakat ve ölçülebilir kriterler temelinde belirlenmesine katkı sağlamaktır.
Bu nedenle kamu personel seçiminin güvenilirliği, toplum açısından kritik önemdedir.
Çünkü kamuya alınan her personel, vatandaşla devlet arasındaki ilişkinin bir parçası hâline gelir.
Bir öğretmenin sınıftaki etkisi, bir mühendisin hazırladığı projenin güvenliği, bir mali hizmetler uzmanının yaptığı hesaplama, bir sağlık çalışanının kamu hizmetindeki rolü veya bir hukukçunun aldığı karar; sınav sonucunun ötesinde toplumsal sonuçlar doğurabilir.
Bu açıdan KPSS yalnızca adayların değil, devletin insan kaynağı politikasının da sınavıdır.

2026’nın KPSS adayı ne istiyor?
Aslında adayların talepleri oldukça sade:
Adil bir sınav.
Şeffaf bir değerlendirme.
Öngörülebilir bir atama sistemi.
Liyakat.
Ve en önemlisi, emeğinin karşılığını alabileceğine dair makul bir güven.
ÖSYM’nin duyurduğu takvime göre 2026 KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül’de yapılacak. Adayların sınava giriş belgeleri 27 Ağustos’tan itibaren erişime açıldı ve sınav binalarına saat 10.00’dan sonra aday alınmayacağı bildirildi.
Bu ayrıntılar teknik görünebilir.
Fakat sınavın teknik düzeni ile toplumsal meşruiyeti birbirinden ayrı değildir.
Bir adayın sınav salonuna güven duygusuyla girmesi, ölçme sisteminin başarısının da parçasıdır.

Son söz: Bir neslin bekleyişi
6 Eylül sabahı Türkiye’nin dört bir yanında binlerce genç aynı sorularla karşı karşıya kalacak.

Kalemler masaya konulacak.
Kimlikler kontrol edilecek.
Sınav kitapçıkları dağıtılacak.
Ve birkaç saat boyunca Türkiye’nin gençleri, yıllardır biriktirdikleri bilgiyi birkaç yüz dakika içerisinde ortaya koymaya çalışacak.
Fakat sınav salonlarının dışında daha büyük bir soru var:
Türkiye, üniversite mezunu gençlerine nasıl bir gelecek sunmak istiyor?
Çünkü mesele yalnızca KPSS’den kaç kişinin yüksek puan aldığı değildir.
Mesele, yüksek eğitim almış insanların bilgisini ve emeğini ülkenin kalkınmasına nasıl dönüştüreceğimizdir.
KPSS, bu açıdan bir sonuç değil; daha büyük bir tartışmanın başlangıcıdır.
Sınav yapılır.
Sorular cevaplanır.
Puanlar açıklanır.
Tercihler yapılır.
Atamalar gelir.
Fakat geride daha önemli bir mesele kalır:

Liyakatı gerçekten merkeze alan, gençlerin geleceğini yalnızca sınav puanlarına mahkûm etmeyen ve kamu hizmetini nitelikli insan gücüyle buluşturan bir sistemi nasıl kuracağız?
2026 KPSS’nin asıl sorusu belki de budur.
Ve bu sorunun cevabı, yalnızca adayların değil, hepimizin geleceğini ilgilendiriyor.
Bütün adaylara başarılar dilerim.
Sağlıcakla kalın.

Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Denetmen

Paylaş
Etiketler: #Atamalar#KamuYönetimi#Lisans#Puanlar#SınavkitapçıklarıakademikgelecekkalemlerkamukimliklerkpssliyakatÖSYMpersonelsorulartercihlerVATANDAŞ
Önceki Yazı

Arı Kulübesi

Sonraki Yazı

Kurşun Kalemin Hikâyesi

Mehmet GÖKSELLİ

Mehmet GÖKSELLİ

İlişkili Yazılar

Bizi Birbirimizden Uzaklaştıran Ne?
Genel Eğitim

Bizi Birbirimizden Uzaklaştıran Ne?

05 Eylül 2026
5k
Çarpık Zihniyet
Genel Eğitim

Çarpık Zihniyet

04 Eylül 2026
5k
Evliliği Teşvik Et…
Din ve Ahlak

Evliliği Teşvik Et…

02 Eylül 2026
5k
Yoldaki Levhalar
Genel Eğitim

Yoldaki Levhalar

02 Eylül 2026
5k
Sonraki Yazı
Kurşun Kalemin Hikâyesi

Kurşun Kalemin Hikâyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap