Dedemin hayvanlara olan sevgisi, bana geçmişti. Dedem sayesinde, küçük yaştan beri çobanım. Keçilerin bu kadar sevecen olduklarını gördükten sonra, bana yapılan tüm teklifleri kabul etmeyip çoban oldum.
Gezimiz sırasında, çobanlarla konuştuk. Sevgi dolu, nazik ve hayvanlarına bağlılıklarını taktir ettik. Doğanın doğallığının insan üzerindeki etkisini çobanlarda gördük. Üç çobandan en küçüğü; işimiz sevginin gücüyle ilgilidir. Keçilerimizle sevgi çemberindeyiz, dedi. Onların hırsı ve kini olmaz. Samimi sevgisini sana yaşatır. Günün her saatinde seni, duymak ve görmek ister.
Sürünün kontrolü köpeğimiz üzerindedir. Sürünün etrafında dört döner, onları çekip çevirir. Köpeğimiz elimiz ve ayağımızdır.
Köpeğimiz dört ayaklı pusuladır.
Çoban, azimli ve kararlıdır. Doğal olarak da sağlıklıdır. Sürü içerisinde, keçilerin isteklerini gözetir, uyumu ve birlikteliği sağlar. Çoban bu deme gelene kadar duygularını her zaman iyiden yana damıtması gerekir. Elinden gelenin en iyisini ve temizini yapar.
Çoban, ovasına ve dağına göre giyeceklerini alır. Soğuğu ve sıcağına uygun giyinir. Eskiyi atmaz gerekirse kullanır. Dedem bazı eşyalarını bugün dahi saklarız. Dedemin her yıl için değnekleri damda asılıdır. Onlar bizim antikalarımızdır.
Değneklerin dışında, damdaki yüzyıllık eşyalarını da antikaya ayırdık. Bunlar arsında; ibrik, sağan, tava gibi eşyaları, el aletleri ve kara ışık yer alır. Ayrıca kullandığımız tahta külekler de vardır.
Beklenmeyen kazalara da rastlarız. Kayalarda otlamayı seven keçiler, ararlar ki yanlarında olalım. Burada kayıp düşenler de oluyordu. Babam kaydı düştü ve felç oldu. Keçilerin yanından bir gün olsun ayrılmadı ve keçiler ağrıyan yerini, gidip gelip yaladılar. Bir ara baktık ki ayağa kalktı ve yürüyor.
Babam keçi sütü, yağı ve yoğurdu yerdi. Başka bir şey yediremezsin. Böylece iyileşti.
Keçilere karşı hislerimiz çok gelişmiştir. Karınları ağrısa yanımıza sokulurlar. Onlara karşı güçlü sevgimiz vardır. Onlara kötü söz söyletmez yanlarına herkesi sokmayız.
Çadırda yatmak kolay değildir. Fakat onlara olan sevgimiz bizi üşütmez. Hasta olmayız. Burunlarımız akmaz. Yorgun olmayız. Bizi gözetirler. Gel dersek çayırda olsalar da gelirler. Keçilerimiz ile güler oynarız. Oğlaklarını yanlarına bırakırız. Onları emzirir yalar temizler ve bize bırakırlar. Yine de ayrılmak istemezler.
Oğlakları damın kenarındaki çadırlarında sobada ısıtırız.
Köpeklerle de bağımız çok güçlüdür. Gece gündüz iş birliği içerisindeyiz. Yabancıyı sürüye yaklaştırmazlar. Keçilerle beraber olmaktan mutludurlar.
Yabaniye karşı dediktedirler. Dört köpeğimiz, yabaniyi sürüye asla sokmazlar.
Hayatın kuralı oyundur. Keçilerimiz bu oyunun baş aktörüdür. Sahnenin devamlılığını sağlarlar. Koruma görevini en duyarlı yapanın köpek ve çoban olarak seçilmişlerdir.
Keçilerimiz rollerini çok iyi oynarlar.
Sahnelerinin perdesi kapanmaz.
Hasan TANRIVERDİ














