3.BÖLÜM,3. KISIM
Parabaş Süleymanın göç ylculuğunun devamı.
Çünkü böyle bir çalışmanın yapıldığı ve Parabaş Süleyman’ın ve ailesinin göçüp gideceği dışarıya sızmış olsaydı, yer yerinden oynardı. Han bütün adamlarını her köşeye diker, hasımlarının göçmelerini zora sokabilirdi. Sonucu itibariyle de büyük olaylar çıkabilirdi. Kaldı ki o zaman Parabaş Süleyman ve onunla birlik hareket edenler, çok büyük sorun yaşamış olurlardı! Bütün bu hususları dikkate alarak hareket etmekteydiler.
Parabaş Süleyman, hiçbir olumsuzluğun vuku bulmasını istemiyordu. Her türlü gizlilik içinde ev içi hazırlıklar devam edip gitmekteydi. Başka türlü bir yöntem çalışması da söz konusu değildi. Bu nedenle dikkatli olmak zorundaydılar
Her hangi bir olumsuzluk duyumu, göç etmelerini imkânsızlaştırabilirdi. Bu nedenle her türlü olumsuzluğu dikkate alarak, dışarıya kuş bile uçurtmuyorlardı. İçeride bu çalışmalar yapılırken, dışarı işlerini de Parabaş Süleyman yoluna koymaktaydı. Bu işler içinde bazı adamlarıyla birlikte, Kahraman’ı sürünün başına göndermişti. Böylece dış gönderim işi tamamen tamamlamıştı. İçeride de toparlanma hızla devam etmekteydi. Denkleştirme işini de, uzun uğraşı sonucunda tamamladıktan sonra, geriye göç yolculuğunu başlatmak için, uygun bir günü seçmek, kalmıştı. Birkaç gün sonra, dolunayın geceyi aydınlattığı bir zamanda, atların ve öküzlerin ayaklarını keçelerle sararlar. Bu işlemden sonra, hazırlamış oldukları denkleri, atların ve öküzlerin sırtına yükleyerek, sessizce köylerini ve evlerini terk edip yola koyulurlar. Yolda giderken bile birbirleriye konuşmadan, büyük bir sessizlik içinde yollarına devam edip giderler. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, tehlikenin geçtiğini düşünerek, kısa aralıklı molalar vermeye başlıyorlar.Yorucu bir yürüyüş sonrasında, istedikleri noktaya ulaşmış oluyorlar. Her türlü tedbiri almaları sayesinde, arkalarından başkaca gelenlerin olmadığı rahatlığı içinde, ilk hedeflerine varmış oluyorlar. Yolculukları boyunca gösterilen her türlü gayretin sayesinde, göç rahat bir şekilde sürmüş olup, ilk varış noktasına kadar hiç bir aksilik yaşanmamıştı.
Parabaş Süleyman ve ekibi, uzun ve yorucu günleri geride bırakarak, Büyük Akbaba Dağının eteğinde geçici de olsa, belli bir süre dinlenmek için keçe obalarını kurarlar. Her şeye rağmen kendilerini korumak adına, gerekli tedbirleri ve önlemleri almayı da ihmal etmezler. Orada kaldıkları birkaç haftalık süre içinde ihtiyati elden bırakmazlar. Aile fertleri, bundan sonrada kendilerini daha büyük sorunların beklediğini bilmekteydiler. Sonbaharın geldiği ve havanın soğumaya başlaması nedeniyle, sürülerine barınak yapmak ve ot saman ihtiyacını karşılamak ve kışı sağsalım geçirmek için de yeni bir yer bulmaları şarttı. Bu düşünceyle yeniden yola revan olurlar. İlk uğradıkları köy, Arpaçay’ın Karahan Köyü olur. Bu köyün uygun bir yrine keçe obalarını kuralar. Köylülere yaşadıklarıyla ilgili bilgi verip, onlardan yardım isterler. Köylüler kendilerine sığınan bu mahicirlerin başlarına gelen olayları öğrenince her hususta yardımcı olup ve gereken yakınlığı gösterirler. Acil olan bütün ihtiyaçlarını karşılamada büyük bir yarış içine girerler. Kendi hayvanların yemlerinden arta kalacak olan ne kadar ot saman varsa verirler.
DEVAM EDECEK
Mürsel ADIGÜZEL
Eğitimci Yazar ve Şair





















