Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ERKAN

Kalbimde Yaşıyor Hâlâ

Hüseyin ERKAN Yazar Hüseyin ERKAN
01 Kasım 2022
Hüseyin ERKAN, Öykü Tefrikaları
0
Kalbimde Yaşıyor Hâlâ
415
Paylaşma
5.2k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

KALBİMDE YAŞIYOR HÂLÂ

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki.

Ahmet Ârif

Kimi insan vardır ki, görmesek de yıllarca, duymasak da sesini, gitmez gözümüzün önünden hiç. Çakılıp kalmıştır çünkü beynimizde güler yüzlü.

“Kalbinin aynasıdır; yüzü ve gözü insanın.” denir ya, o güzel ve özel insanlarda apaçık görülür bu. Arayıp tarasak da günlerce, bulamayız kalplerinde en küçük bir kir ve kötülük.

Kin ve nefret ne gezer; sevgiyle dolu olan bir yerde! Bulamazlar ki, barınacak bir yer orada.

“Ya!..  Var mı öyle tanıdığın bir insan?”  diye mi sorarsınız?

Evet, var elbet… Bir değil birçok hem de…

Bakmayın siz gazete, radyo ve televizyonların kötü haberlerle dolup taştığına.  Çok iyi bilir ki onlar, ”Köpek insanı ısırırsa değil, insan köpeği ısırırsa haberdir.”

Sözgelişi yüz binlerce taşıt kaza yapmadan gider gelir de her gün, hiçbiri haber olmaz. Nedense iyi, güzel, hoş haberler pek fazla ilgilendirmez insanları.

“Yakından tanıyıp sevdiğin insanlardan hiç değilse birini bize de tanıtır mısın?” derseniz, hayır demem. Memnuniyetle…İşte onlardan biri:

Üç yıl Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak görev yaptım Diyarbakır/ Ergani yakınındaki eski bir “Köy Enstitüsü” olan Dicle İlköğretmen Okulu’ndan 1964-1965 ders yılı başladıktan bir ay sonra, Ankara yakınındaki Hasanoğlan Atatürk İlköğretmen Okulu’na atanmıştım.

Emri imzaladıktan bir süre sonra, Dicleli sevgili öğrencilerim ve değerli öğretmen arkadaşlarıma veda edip bindim Ergani İstasyonu’ndan trene. (Aslında Nâzım Hikmet gibi “tiren” yazmak daha doğru bence de. Öyle okuyor, öyle söylüyoruz çünkü. Bizim dil bilginlerimiz neden ille de “tren” yazmamızı şart koşarlar, bilmem.)

Hasanoğlan İstasyonuna gelince ertesi gün, bavulumu alıp indim trenden. Dicle gibi Hasanoğlan da çok yakındı istasyona. Yürüyüp çıkıverdim, birkaç dakikalık yokuşu.

Hiç ummadığım bir durumla karşılaştım, yeni atandığım okulda:

Aksu İlköğretmen Okulu’ndan meslek dersleri öğretmenlerim Şenay Can ile eşi Rıfkı Can da oradaydılar; Türkçe öğretmenim Naciye Aybastı ve eşi beden eğitimi öğretmenim Osman Aybastı da… Dahası var: İş bilgisi öğretmenim Musa Okay ile eşi uygulama ilkokulu öğretmenim Mürüvet Okay ve tarım öğretmenim Ahmet Tuncer de…

Aklımın köşesinden geçmezdi böyle bir olasılık. Hepsi de çok sevdiğim öğretmenlerimdi. Saygıyla öptüm ellerinden. Ne mutluydum ki, onlar da ilgi ve sevgilerini hiç esirgemediler benden.

Göreve başladıktan birkaç ay sonra fark ettim ki, Aksu’daki öğretmenlerim dışında birkaç öğretmen daha vardı; bana sevgiyle yaklaşan. Onlardan biri müzik öğretmeni Osman Işık, biri tarım öğretmeni İhsan Aksu, biri de resim öğretmeni Himmet Şahin’di.

İlk ikisini başka bir güne bırakalım da, Himmet Şahin’den söz edeyim, ben bugün size:

Bu okuldaki neredeyse tüm öğretmenler gibi bu meslektaş Ağabeyim de yaş farkı vardı aramızda. O evli ve aslan gibi dört oğlan babası… Bense henüz yirmili yaşların ilk yarısında bekâr bir delikanlı…

Ne zaman, “Günaydın Himmet Bey, iyi günler!” diyecek olsam, memnuniyetle alırdı selamımı. Sadece almakla kalmaz, üstüne üç-beş sevgi sözcüğü ekleyerek geri verirdi.

Öylesine tertemiz bir kalbi vardı ki, yalnızca güler yüzü, tatlı diline değil, sesine de yansırdı o güzellik. Bir gün gelip koluma girerek, “Gel biraz yürüyelim seninle” dedikten hemen sonra:

“Biliyor musun, her geçen gün daha çok takdir ediyorum seni.”demesin mi?

“Niçin sevgili öğretmenim? Ne yapıyorum ki ben?” diye sorunca:

“Birkaç gün önceki öğretmenler kurulunda yaptığın, kimi öğretmen ve idarecilerin öğrencilerimize karşı sert ve haşin, dahası kaba davranışlarını açıkça eleştirdiğin konuşmayı dinlerken yüreğimin yağ bağladı. Kalkıp alnından öpmek istedim seni ama yapamadım. Pek çok arkadaş, ‘Kim bu? Dünkü çocuk… Onun yaşı kadar dirsek çürütmüşüz biz bu meslekte. Bunu bile anlamayıp ders vermeye kalkıyor bize.’ diye ateş püskürdüler ama başta Musa Okay öğretmenle ben, hem düşünceni takdir ettik, hem cesaretini…” demişti.

İşte o gün, iyice kaynadı kanım bu öğretmene. Ve şöyle bitirmişti sözünü:

“Öyle uyarıcı bir konuşmayı yaşça başça bizden büyük olan müdürümüz Nâzım Esen’den beklerdim ben ama ne yazık ki, bu taraklarda bezi yok hiç onun.”

Bu söyleşimizden sonra, şunu daha iyi anladım ki, Himmet Şahin öğretmen, gerçekten çok seviyordu mesleğini ve öğrencilerini. Öğrenciler de onu seviyorlardı elbet. Seven sevilmez mi hiç?

1964’te Hasanoğlan’da sanıyorum, tek bekâr öğretmen bendim; desem yanlış olur; zira iki bayan beden eğitimi öğretmeni Yıldız Hanım ve Hidayet Hanım gibi edebiyat öğretmeni Meral Garan da bekârdı. Onlar birlikte mi kalıyorlardı bir lojmanda bilmem de, bekârım diye lojman verilmemişti bana. Öğretmenler lokaline bitişik “misafirhane” denen binanın bir odasında kalıyordum ben.

Derslerine girmediğim halde beşinci sınıf öğrencilerimizden İbrahim Kaypakkaya, Murat Ali Kiremitçi, Eser Beller ve Ömer Karabulut gelirlerdi ziyaretime sık sık. Daha çok onlar anlatır, ben dinlerdim. Dördü de okuyan, eli kalem tutan ve sorup soruşturan meraklı gençlerdi.

Ara sıra gelenler arasında İsmail Çoban ile müdürümüzün oğlu Deniz Esen de vardı. Bu zeki gençler davranışlarını çok yanlış buldukları kimi öğretmenlerin aksine başta Musa Okay, Osman Işık ve Ahmet Tuncer olmak üzere Himmet Şahin öğretmeni de çok sevdiklerini anlatırlardı bana.

O ders yılı sonunda öğretmenler kurulu kararı ile Yüksek Öğretmen Okulu’na seçilen dört öğrenciden ikisi İbrahim Kaypakkaya ile Ömer Karabulut olmuştu.

İbrahim Kaypakkaya, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda okurken, Deniz Gezmiş gibi sevilen bir öğrenci lideri idi. Her akıllı insan gibi, çok zeki gençler de korkutmuştur hep bizim yöneticilerimizi. Acımadan nasıl kıymışsak Deniz Gezmiş’imize, maalesef İbrahim Kaypakkaya’ya da hiç acımayıp cesedini teslim ettik ailesine. Ne zaman adı anılsa Kaypakkaya’nın, gülümseyen yüzü gelir gözümün önüne de“cıızzzzz!” eder yüreğim hep. Murat Ali Kiremitçi, emekli öğretmen olarak memleketi Ilgaz’da…Ressam Profesör İsmail Çoban yıllardır Almanya’da… İstanbul/Avcılar Lisesi öğretmeni Ömer Karabulut, erken göçüp gitti nedense.

Eser Beller ve Deniz Esen nerededirler,  bilmem.

Dört oğlu vardı ya Himmet Şahin öğretmenin… En büyüğü Râsim, yıllardır Amerika’da… Gelip gittiği de yokmuş, kimseyi arayıp sorduğu da… Kim, niçin darılttı onu acaba?

İkinci oğlu Rûhi, Antalya’da matbaacı… Güzel haberler vererek sevindirir bazen beni.

Üçüncü oğlu Mehmet, emekli öğretmen, Ankara’da…  Ve 1965’lerde 3 – 4 yaşlarında olan en küçük oğlu Turhan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Bölümünde profesör…

Himmet Bey, 2000’li yılların başlarında kaybetti sevgili eşini. Evlenmedi bir daha. Her telefon edişimde ya Antalya, ya İzmir-Manisa, ya da Ankara’da olurdu; çocuklarının yanında.

 

Bel fıtığından ameliyat olduğum günlerde, yayınevinde beni arayıp soran bir dostum olduğunu haber verdi, çalışan genç arkadaşlar. Telefonda, “Merhaba Erkan!” diyenin Himmet Şahin olduğunu tanımaz olur muyum sesinden.

Yüz yüze görüşmeyeli 40-45 yıl geçtiği halde İstanbul’a gelip yayınevimizi bulan ama beni bulamayan sevgili dost ağabeyim Himmet Şahin’di telefondaki. Ne çok üzüldüm, iş yerinde olamayışıma o gün.

“Üzülme, buradaki gençler güler yüzle çok iyi karşıladılar beni. Bol bol izzet ikramda bulundular. Önemli olan senin sağlığın… Bakarsın, karşılaşırız bir gün yine.” diyerek o teselli etti beni.

Ne yazık ki, böyle bir fırsat geçmedi elimize bir daha. 2019’da 2-3 yıl kalmışken 100 yaşını devirmeye göçüp gitti öteki dünyaya o da.

Yukarıda adlarını sevgi ve saygıyla andığım değerli öğretmenlerim gibi, Himmet Şahin öğretmen de gönlümde, kalbimde yaşıyor hâlâ.

 

Paylaş
Etiketler: edebiyatEğitiminsantoplum
Önceki Yazı

Yozgat Tanıtım Günleri Dolu Dolu Geçti

Sonraki Yazı

Domuz Avı

Hüseyin ERKAN

Hüseyin ERKAN

İlişkili Yazılar

Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Şakacı Adam

30 Ocak 2026
5k
At Kestanesi
Hasan TANRIVERDİ

At Kestanesi

28 Ocak 2026
5k
Deniz Dalgalı
Doğa-Çevre

Deniz Dalgalı

27 Ocak 2026
5k
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
Hüseyin ERKAN

Halkımız İçin Toprağa Düşenlerimiz

27 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı
Domuz Avı

Domuz Avı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap