*İntikam önce insan olmanın erdemlerini ortadan kaldırır.*
Akıl, izan vicdan… Bu üç hasletin hem de birarada sadece insanoğluna verilmiş olması hem onu diğer canlılardan farklı hem de daha üstün kılmıştır.
Ne var ki; insaoğlu bu üç yüce hasletin değerinin ne kadarını bilmiş ve insanolmanın erdemine varmıştır?…
Akıl, usdur, şuurdur. Sistematik biçimde düşünceyi kurar, kurgular, analizini ve sentezini yapar.
İzan, anlayıştır, ferasettir, aklın ortaya koyduğu şuurun zeka ile bağlantısını kurar. İnsani bir değer olan hoşgörü kavramı da bu bağlam içinde değerlendirilmelidir
Vicdan, izan süzgecinden geçirilmiş aklın bulgularını hükme bağlayan en üst kurumdur. Kısaca,Tanrının insanın kendi içindeki temsilcisidir. Ölçendir tartandır, mizanı kurandır. “Size şah damarınızdan daha yakın” mesajı ile verilmek istenen de bu olsa gerek!…
Aslolan bu üçlünün mutlak uyumudur.
Bu üçlü arasındaki uyumsuzluğun adı sapkınlıktır.
Hiçbir akıl, hiçbir izan ve hiçbir vicdan ister bireyin kendisi, isterse dışardan zorlanmadıkça, kendiliğinden sapkınlığa düşmez. İhanetin sahibi asla akıl izan ve vicdan değil, bu üçlüye “ters” dayatımlar yükleyen bireyin kendisidir. “Kara vicdanlı” deyimi de bu türlere(!) ne de güzel uyuyor değil mi?Ne akıl, ne izan ne de vicdan intikamcı olamaz.
Bireysel sapkınlıklar toplumda saygınlık görür hale gelmişse o ğlkede önce “hak, hukuk, adalet” kalkar ortadan.
İşte toplumsal bozulmanın özü de budur!….
ŞU AN ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMUN KISA ÖZETİDİR BU!…
Akıl, düşünceyi kurgulayamıyorsa,
İzan, anlayışı başkalarından bekler hale gelmişse,
Vicdan tartamaz olmuşsa….
ÜLKEYE DİKTA, ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GELİR!…
TOPLUM DA BUNU “DEMOKRASİ ŞÖLENİ” ADIYLA BAYRAM-SEYRAN KUTLAR.
Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci .




















