Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar M. Burhan HEDBİ

Kadın, Namus ve Toplum

M. Burhan HEDBİ Yazar M. Burhan HEDBİ
16 Şubat 2015
M. Burhan HEDBİ
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kadınlara, insan ve birey oldukları için değer veren bir anlayış egemen olmadıkça; ne tecavüzlerin ne de şiddetin önüne geçilebilir…

O bir anne,

o bir bacı; lafügüzaf.

Öncelikle o bir insan, o bir birey!

Kadınlara, insan ve birey oldukları için değer veren bir anlayış egemen olmadıkça; ne tecavüzlerin ne de şiddetin önüne geçilebilir…

kadin-namus-ve-toplumSapık bir nesli oluşturan yayınlar gösteren medya ve maneviyattan yoksun bir eğitim sistemiyle ne tecavüz(cü)lerin, ne de şiddetin önüne geçebilirsiniz!

Bugün nefretle kınadığımız taciz, tecavüz ve şiddetin tüm ayrıntıları maalesef medyada film vb. enstrümanlarla gençliğimize gösteriliyor. Buna hiç kimsenin sesi çıkmıyor…

Sonra gerçek hayatta telafisi mümkün olmayan insan yaşamı elinden alınınca da kınıyor veya lanetliyoruz. En fazla birkaç yürüyüş ve birkaç slogan…

Kadınlar hakkında “…onlarla iyi geçinin…4/Nisâ19” Îlahî emir ve buyruk olmasına rağmen bu naif kültürün kadınları dahi günümüz Müslümanlarının davranışlarından ötürü, haklarını elde etmek veya hak ettikleri yerde olabilmek için maalesef kadınları ‘metalaştıran’, üzerinden kazanç elde edilen obje olarak gören batı kültüründen medet umar hale gelmiştir. Peygamberimizin “Kadınlar size Allah’ın emanetidir!” ve “Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimseler değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür.” İslami algı ve düşüncesinden uzaklaşan erkeğin kadına uygulayacağı şiddeti ‘hayvanlar’ bile karşı cinsine uygulamaz. Kaldı ki her gün işlenen onlarca vaka bunun açık bir kanıtıdır.

Neden erkek kendi üzerinden değil de, kadın üzerinden “Namuslu veya Namussuz” oluyor?

Namus insana ait bir kavram iken, neden “Namus” denilince ilk akla gelen Kadın olur. Oysa “namusu” kirlendi denilen kadının namusunu kirleten erkek olduğu halde neden erkek “Namus” kavramından bu kadar uzak tutulmaya çalışılıyor. Neden erkek kendi şahsı üzerinden değil de, yine kadın üzerinden “Namuslu veya Namussuz” oluyor. Yoksa insanlığın namusunu bir başına kadın mı sırtlamış? O halde nedir bu kadına çektirdiğimiz?

Ayrıca zengin bir kadın/erkek ile fakir bir kadın/erkek aynı günahı işlediğinde tepkimiz aynı değilse imanımızda bir problem, bizde de bir çelişki var demektir. Zira günümüzde “namus” kavramının getirdiği “sorumluluğun” beraberinde oluşturduğu bedel, sade ve gariban bireylere ödetilmektedir. Fakat bulundukları toplumda varlık, ün veya makam sahibi olmaktan ötürü güçlü veya muktedir olanların ahlaksızlıkları moda, modernite, demokrasi, özgürlük veya çağdaşlık kisvesi altında pasifize edilmek suretiyle örtbas edilerek utanç vesilesi olmaktan çıkarılmaktadır.

Ahlak elbette ki önemlidir. Ahlak, bir kitabın cildine benzer. Nasıl ki: “Cilt bozulunca sayfalar dağılır”, ahlak da bozulunca: günümüzde olduğu gibi ne huzur, ne dirlik ne de düzen kalır toplumda… Peki, ama kimin “ahlakı”? İşte bu soruya cevap aramak, ahlak kadar önemlidir.

Çünkü mesele salt bir kadının sözlü ve fiziki tacizi, tecavüzü veya şiddet görmesi değildir. Kadının şahsında çocuk, kimsesiz ve güçlüler tarafından bir bütün tüm güçsüzlerin, korunaksızların ezilmesi, insan yerine konulmaması sorunudur. Güce tapan bireylerin oluşturduğu bir toplumun olmasıdır belki de.

Aslında belki de sorun ekonomik gelirin adaletsizliğinde değil, değerlerimizin ekonomikleşmiş olmasında. Yani değer yargılarımız ekonomik göstergelere bağlanmış. Örneğin: toplumumuzda çalışan bir kadın ve getirisi olmayan bir kadın aynı statüde değildir ve bu, aynı zamanda toplumumuzun insana bakış açısının da göstergesidir.

Bunun nedeni fırsat eşitsizliği, ekonomik bağımlılık, yapay demokrasi ve yapay adalettir. Zira bireyin madden ve manen özgürleşememesi; modern esareti yani “Esir Aklı” da beraberinde getirmektedir.

Bu bağlamda eskiden efendilerinin parasıyla efendilerine köle satın alan köleler ile çağımızda laf lâfebeliği yaparak birilerini birilerine köle etme çabasında olanların arasında ne fark var?

Peki, böylesi bir durumda olan denekler, toplumsal gerçekliği yansıtır mı?

Madden ve manen özgürleş(e)meyen bireylerle sosyal ve siyasal konularda ilerleme sağlayabileceğini sananlar büyük bir yanılgı içindedirler.

Bırakın böylesi bireylerle toplumu ileri taşımak; sosyal ve siyasal konularda yapılacak araştırmalarda bunların denek olarak kullanılması ve onlar üzerinden sonuç belirlenmesi bile toplumsal gerçeği yansıtmaz. Böylesi bir yanlış ile elde edilen verilere bel bağlayanlar elbet bir gün gerçeklerden örülmüş duvarlara toslayacaklardır…

Yansız ve özgür bir irade ile davranacakları düşünülmediğinden böylesi birey ve oluşumlar tarafından yapılacak girişimler kamu vicdanında yer edemeyecektir. Bu yüzden de bu kişi, oluşum ve kurumların alacakları kararların meşruiyeti de hep tartışılır olacağından toplumsal sorunlara gerçek ve kalıcı çözüm de ol(a)mayacaktır.

Çünkü bunların alanlarında otorite sayılmaları için madden ve manen bağımsız olmaları gerekmektedir. Maddi bağımsızlık; geçimini hiç kimseye/kuruma ihtiyaç duymaksızın karşılayabilmek veya geçimi sağlayan kurumu/kişiyi kararlarına müdahil ettirmemek. Yani toplumsal maslahat ve menfaat söz konusu olunca, kişinin kendi geçimi için (şahsi çıkar) geçimini sağlayan kişi/kurum veya güce karşı boyun eğmeyecek bir kişiliğe sahip olması, gerektiğinde (yani bunlardan herhangi birisinin kararlarına etki edecek derecede müdahil olduğu zaman) bunlara hayır diyebilecek bir ahlaki yapıya sahip olması, olarak açıklanabilir. Manevi bağımsızlık ise; maddi bağımsızlığın oluşmasının gerekliliğini akla dayatan ahlaki doktrinlerin bireyde tezahürü ile açıklanabilir.

Bu bağlamda: Siyasal önderlerin değişimi önemli ve umut verici değildir, önemli ve umut verici olan siyasal algı ve düşüncenin değişmesidir. Çünkü bir güç tarafından atanan ve aynı güç tarafından azledilebilenlerin; siyasal, toplumsal ve hukuki alanda oluşan problemlerin giderilmesi konusunda, gruplar, sınıflar, yandaş ve muhalifler arasındaki statüsel eşitsizliği gidermesi,  yapacakları çalışmalarda ve verecekleri hükümlerde yansız ve özgür bir irade ile davranmaları zordur.

Bütün bu gerekçe ve gerçeklere rağmen, toplumsal meselelerde böylesi birey veya kurumlarla çözüm üretmeye kalkışmakla kalıcı bir çözümün elde edilebileceğini sananların, sorunların çözümünde samimi olmadıklarını sanıyorum.

Kaynak: OHAK-DER YK Başkanı M. Burhan HEDBİ
Paylaş
Etiketler: ahlakahlaksızlıklarıEkonomik bağımlılıkfiziki taciziinsankadınnamustecavüzütoplumyapay demokrasi
Önceki Yazı

Yozgat’a Yatırıma Buyurun

Sonraki Yazı

Yumurta Araştırması, Cılk Yumurta Ödülünü Hak Ediyor

M. Burhan HEDBİ

M. Burhan HEDBİ

İlişkili Yazılar

Neyimiz İslâma Göre
Din ve Ahlak

Hay”dan Gelen Ölüm

14 Kasım 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Genel Eğitim

Bir Bayram Mektebi

05 Haziran 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Edebiyat

Kim Konuşuyor?

01 Haziran 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Genel Eğitim

Sıkışmışlık

20 Mayıs 2025
5k
Sonraki Yazı

Yumurta Araştırması, Cılk Yumurta Ödülünü Hak Ediyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap