Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Kadıköyden Sirkeciye


01 Ağustos 2020 00:00

1 Yorum

Baharın son günleriydi. Hava inanılmaz güzellikteydi. İnsanın boğazı karşıya yürüme geçesi geliyordu. Köprüden izin verseler, yürüme geçerdim. Öğleden sonra iki sularında, gemiye bindim. Kadıköy’den Sirkeci’ye kendime göre nostaljik bir gemi seyahati düşündüm.

 

Geminin ikinci katına arkadaşlarla oturduğumuz içerdeki yeri seçtim. Kalabalık değildi. Yolcular her yere serpilmişti. Oturdum, yıllar önce arkadaşlarımla olan samimi davranışlarımız gözümün önüne geldi ve gitmedi. Öylece hayallere daldım. Adeta rüya aleminde gibiydim. Yıllar bir an için geri gelseydi. İçim daraldı, Marmara’da gemiler yayla çimeninde inekler otlar gibiydi. Karşıda saray ve Gülhane parkı. Gezmeye doyamadığımız yerler. Gülhane’den boğazı ve Marmara’yı seyrederdik elimizde simit ile.

 

Haydar Paşa derdi hemşerim, güldü orada Haydar Paşa’yı aramış Anadolu köylüsü sırtında çuvalıyla. Tekrar anlattı ve aynı tepkiyi verdik, gülmüştük. Ona Haydar Paşa’ya uğra demişler.

Gemi biraz açıldıktan sonra, salona gitarıyla Barış Manço’nun ezgilerini çalan ve ona çok benzeyen uzun saçlı birisi girdi. Hayallerimden koptum ve uzun saçlıya dikkat kesildim. Uzun saçlı “Sarı çizmeli” çaldı. Salondakiler hep bir ağızdan şarkıyı okumaya başladılar.

 

Kafamı çevirdim, her taraftan aynı ses geliyordu. Yanımdaki de söylüyordu. Güldüm ellerimle tempo tuttum. Fakat müthiş aynı güzellikteki sesler ve harika bir konserdi. Geminin aheste gidişiyle yaşanacak güzellikteki konseri izleme şansına sahip olmuştum.

Eğitilmiş sesler ve bu kadar disiplin içerisinde yürütülen bir konser, dedim. Seslerin susmasıyla ellerimin içi alkışlamaktan resmen yandı.

 

Yanımdaki güzel sese, yöneticinize söyleyin, Sirkeci’de durmadan tekrar Kadıköy’e dönelim. Bu kadar güzel sesi bir arada nerde bulabilirim, dedim. Hemen Sirkeci’ye geldik dedim. Güldü ve program böyleydi, dedi. Meğer gemi de Barış Manço isimliymiş. Sarı çizmeliyi duydun mu? Diye sordu. Ona kardeşimin, sarı çizmeliyle ilgili hikâyesini anlattım.

 

Kardeşimin nöbetinde öğrenciler, bir olaydan dolayı, Barış’tan ezgiler söylemeye teneffüste de devam etmişler. Kardeşimi öğrenciler görünce; “Sarı çizmeli, bir gün öder hesabı” dermişler. Kardeşimde kızmış yanlış okumayın o arada bir kelime daha var demiş. Öğrenciler, kızarsınız diye okumadık, demişler. Kardeşim biliyorsunuz öyle şeye kızmam okuyun. Öğrenciler, sarı çizmeli Hüseyin ağa bir gün öder hesabı demişler. Kardeşim o Hüseyin değil, Mehmet ağa olacak, niçin yanlış biliyorsunuz, sinirli bir tavır takınmış, öğrenciler, öğretmenim müdür bey öyle diyeceksiniz demişler. Nasıl, hesabı Hüseyin ağa ödeyecek demişler.

 

Yanımdaki güzel sesliye Kardeşimin fıkrasını anlatma fırsatını buldum.

Bize Barış Manço’nun şarkıları fıkra bile olmuştu, dedim.

Okunma Sayısı: 411

Yazarın Diğer Yazıları

Pazarın Köy Ürünleri

Pazar yerine, köy ürünlerini araştırmak için gidiyorum. Amacım, sera ürünlerinden farklarını belirlemek.   Köyde bahçeden...

Çimendeki Kanarya

Çimene gelen kanarya ile beraber, bizde renklendik, şen şakrak olduk şarkı söyledik, eğlendik. Kanarya ile...

Alışkanlıklarımız

Hayatın başlangıç ve bitişi, doğanın kuralları ve motorun kazanına atılan kömür hep aynı yolu izler....

Okuduğunu Anlama

Bir insan üzerine aldığı görevi nasıl ki, zamanında yapıyorsa, dinlenme ve eğlenmesine de zaman bulmalıdır....

Dede Ekmek

Kapıda bir ses, “Kapıdan gelen ses,” dedi ve ayağa kalkmak istedi. Durakladı, sesin yenilenmesini bekledi....

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Senol Kucukyildiz dedi ki:

    Anadolu’nun uzak bir kasabasindan istanbul’a gelip , üniversiteye baslayan öncü egitimci Hasan Tanriverdi bizi gecmisle simdi arasinda guzel bir yolculuga cikariyor.