Dün akşam Habertürk tv’de İmamoğlu’nu dinlerken yüreğim titredi. Yüreğim titredi çünkü, İstanbul’u kurtarmak için adeta-kurtuluş savaşı- veriyordu. Bu arada cuma günü Kanal İstanbul’la ilgili bir çalıştay yapacağını bazı ilim adamlarını davet ettiğini fakat Celal Sengor Hocanın mazeret beyan ettiğini ifade etti.
Ben, Beşiktaş’ta Askeri Okullar Kapanmasın diye yapılan toplantıda Celal Sengor un: “Askerlik bir ruhtur” sözü üzerine yarım saat bir konuşma yaptım. Onu takdir ettim.
Dün akşam Habertürk’e bağlanarak “bu iş aklı başında on kişiyle yapılacak bir toplantıyla olmalı “sözüne katılmıyorum. Bu iş topyekun bütün milleti ilgilendiriyor. İstanbul elden gidiyor ve ben bu çalıştaya katılmayacağım diyorsun. Olmadı sayın Sengor olmadı.
Bu bir kurtuluş savaşı senin gibi birisi o çalıştayda olmalı ve yüksek sesle milleti uyandırmalı.
Bu deprem meselesi değil. Bu, su, çevre, doğa, nüfus meselesi de deģil. Bu, İstanbul’un kalbine indirilmek istenen hançerden kurtulma mücadelesidir.
İstanbul’a bu kanal yapılamaz. Bu kadar vatan toprağının kazılarak, büyük paralar harcanarak, sırf Ecnebiler istedi diye yapılamaz. Cenab-ı Allah’ın kendi eliyle yaptığı ve Türk Milleti’ne bahşettiği bu güzelliği bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bizim gemileriniz gayet rahat bir şekilde-Karadeniz’den Marmara’ya Akdeniz’den Karadeniz’e geçiyor. Su yolumuz var. Hemde Büyük Ata’mızın İstiklal Savaşından sonra Montre Antlsmasıyla boğazları garantiye almışken. Bu anlaşmayı gereksiz yapılan bir kanalla delirtmeyiz.
Zaten güzel ülkemizde yapılan bunca yanlış işler bizi kanser hastası yaptı!
Yarın yapılacak çalıştaya destek olmak için orada da olacağım.
İmamoğlu’nun verdigi bu mücadelede yanında olmayı bir vatanseverlik görevi olarak gördüğüm için.
Saygılarımla.
Yusuf Yılmaz





















