Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Özkan KARACA

İstanbul Şehir Kültürü ve Bilinci (II)

Özkan KARACA Yazar Özkan KARACA
22 Haziran 2017
Özkan KARACA
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Şehirlerin kimliğini kendisinde yaşayanların biçimi oluşturur. Her kentin kimliğinde, o kentin süreklilik kazanmış ayırt edici özellikleri mevcuttur. Birey, her dönem, içinde bulunduğu zaman ve çevre koşullarından ister istemez etkilenir ve bu koşullar yaşadığı kentte de izler taşır.

Değer yargılarının tükendiği, yozlaştığı ya da yok olduğu bir çağın alnında yaşıyoruz. Bilim ve teknolojinin zirve yaptığı uzay çağı kuşatıyor her yanımızı. Çağın içinde fakat çağların ötesine ışık olacak; zengin birikim, mimari estetik, sanatsal zarafet ulaştırmalıyız. Kendimizi kaybetmeden varoluşumuzu sorgulayarak huzuru yakalamalıyız. Çağın ötesine ellerimizi uzatarak; mimari üslupta, kültürel duruşta, sanatsal dokunuşta farklılıklar vermeliyiz.  Çevremizi fark etmeden, algılayamadan ve hissetmeden yaşayıp gidiyoruz. Oysa çevremize biraz bakabilsek, kim bilir neleri değiştirebiliriz. Yaşayabilmeyi ve bakıp görebilmeyi…

Bin yıl boyunca İstanbul büyük mabetleriyle, hem de kendi eşsiz güzelliğinden dolayı birçok milletlerin dikkatini çekmişti. Ona gitmek, onu görmek, onu görmek imtiyazdı. Bu şehri almak isteyen çoktu. Geçit vermez sağlam surları buna mani oldu. Bu şehir o zamanın modern ateşli silahları kullanılarak ve Sultan Mehmet’in Türklerin eline geçmiştir. Osmanlı imparatorluğu fetihten sonrada bu şehri yeniden imar etti, korudu ve geliştirmiştir.      Gölgeli dar sokaklarındaki Osmanlı çardakları, ağaçla kaplı mahalleleri, mermer yüzlü çeşmeleri, tabiatın süsüne dayalı bahçeleri, ihtişamın sivrildiği mabet, medrese ve diğer kamu binaları ile İstanbul yüzyıllarca bu şekilde hayat sürmüştü. İstanbul sahip olduğu faklı şehir yapısıyla diğer şehirlere örnek oluşturarak şehir kimliği kazandırmıştı. Eski İstanbul şehrinde planın esası, arazinin topografik yapısına göre belirleniyordu. Gaye ise tabiatı tahrip etmek değil, onu tabiatla bir bütün halinde tamamlamak, şehir ve şehirde yaşayanların doğa ile içi içe yaşayabilmesini sağlamaktı. İstanbul’un evleri ahşaptan ve çatıları aynı eğilimdeydi. Üstelik kiremitlerde aynı cinsler olacak şekilde örtülüyordu. Bütün bunların temel anlayışı estetik görünüm ve kararlılık gösteren standartların korunmasıydı.

Doğu Roma İmparatoru Kostantinos’un Konstantinopolis’i, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u gibi Cumhuriyetin İstanbul’u 1950’den itibaren yeni yeni oluşmaya başlıyordu. Romanın sütunları, Osmanlının minare ve kubbeleri yerine şehre gökdelenler hâkim olmaya başlamıştı. Yeni bir anlayışın ürünü, kibirle yükselen, İstanbul suretini bozan mimari sivrilikler. Geleceğin İstanbul’u elbette geçmişin Kostantinopolis’inden de, Osmanlı döneminin İstanbul’undan da farklı bir şehir olacaktır. Bin yılın getirdiği bu kültürel mirasa sahip çıkarken, bu şehirde yaşayanların beklentilerine cevap verecek, onların daha da yaşanabilir şehirde yaşamalarına olanak sağlayacak, onları mutlu edecek ve ileriye dönük kalıcı atılımlarda şehir dokusuna ulaşmamız gerekir.  Çünkü yaşanılan şehir insanla var olur ve değerini bulur. Değerli bildiğimiz her şey, değerini ve zenginliğini insanla kazanır.

Malum olduğu üzere İzmir, İstanbul Türkiye’nin ikinci büyük şehirdir. Osmanlı döneminde İzmir en büyük ihracat limanı, İstanbul ise en büyük ithalat limanına sahipti. Sanayi öncesi bir toplumda yaşıyorduk. Bundan dolayı tarıma dayalı üretimde en başta gelen ihraç malları; incir, üzüm, fındık, pamuk ve tütündü. İncirin ve üzümün ortasında yer alan İzmir,  en büyük ihracat limanı olarak yer bulmuştu. İstanbul ise yüzyıllardır eksik olmayan yoğun nüfusuyla tüketim merkezi konumunu sürdürüyordu. Yalnız yurt dışında değil, Türkiye’de üretilen her türlü mallarda İstanbul’a akıyordu. Ama başlangıçta çok fazla belirgin olmasa da İstanbul her yerden mıknatıs gibi çektiklerine karşılık, bir şeylerde göndermeye başlamıştı. Çünkü sanayileşme çarkı dönmeye başlamıştı.

Sermaye, sermayenin yoğun olarak bulunduğu yere gelir. İş kuracaksanız, ham maddenin en kolay getirileceği, ürettiğiniz mamul maddelerinin en rahat şekilde sevk edileceği, her an elinizin altında çalıştırabileceğiniz insan emeği deposunun bulunduğu yerler tercih edilir. Bütün bu koşulların en uygun biçimde bir araya geldiği yerde: İstanbul’du. Bu devi doyurmak için kurulmuş mekanizmalar çok yönlü çalışmaya başlamıştı. Fakat bu gelişmelerin oldukça plansız ve kendiliğinden yayıldığını arşivler söylemektedir. Osmanlı döneminin İstanbul’unda sanayileşme çabalarının temelinin atıldığı altın boynuz Haliç’i, uzun yıllar doğrultulmayacak ve güzelliğinin yok olmasına sebep olan yıkıma sürükledi. Deri sanayinin gelişmeye başladığı Zeytinburnu- Kazlıçeşme taraflarında 1949’dan itibaren gecekondular türemeye başlamıştı.

Plansız bir göçe göz yumulması, göçenlerinde kendi konutlarının kendilerinin yapmasının bir politika haline gelmesi, hesapsız nüfus artışı ve programsız yapılaşma sorunların daha da büyümesine kapı aralamıştı. Son yıllarda göçün hızında ve yoğunda azalma görülmektedir. Diğer yandan belediye hizmetlerinde ciddi gelişme il ve ilçe yönetiminde iyileşme bulunmaktadır. Altyapı hizmetleri tamamlandı, sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetler hızlanmıştır. Olumlu gelişmeleri bir araya getirdiğimizde İstanbul’un denetlenebilir ve şehirlerin öncüsü bir kent olma rayına oturmuştur. Bir zaman öncesine kadar kentin büyümesine yetişemiyor, ancak en temel ihtiyaçlara çözümler bulunulmasına çalışılıyordu. Şimdi ise geleceğe daha seri kanlı bakabilecek, kent için çeşitli gelişmeler düşünebilecek ve planları yürürlüğe koyabilecek duruma gelinmiştir.

Paylaş
Etiketler: istanbulKentmakaleşehiryazar
Önceki Yazı

Mahşere Yakılan Mektuplar (II)

Sonraki Yazı

Bir Hurmayla da Olsa Sofranıpaylaş

Özkan KARACA

Özkan KARACA

1977 Malatya doğumludur. İlköğrenim, Ortaokul ve Lise öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Lise öğreniminden sonra tahsili sürdürmeyerek iş hayatına atılmıştır. Kanal 7 televizyon kuruluşunda aktüel kameramanlığı yapmış, askerlikten sonra da bir süre bu kuruluşta çalışarak iş değişikliği dolaysı ile ayrılmıştır. Daha sonra televizyon ve dizi filmlerin setlerinde önce kameraman asistanlığı, ardından kameraman olarak prodüksiyon çalışmalarında aktif olarak yer almıştır. Küçük yaşlarından bu yana ara vermeden yazı denemeleri karalayarak üslubunu geliştirmiştir. İlk makalesi 18 yaşlarında yerel bir gazete (Karadeniz Gözde) köşe yazarlığı ile başlamıştır. Şiir ve makaleleri; Aktüel, Ay Vakti, Çorum 2000, Fikir Yolu, Güllük, Hece, Hicran, İlkadım, İslami Edebiyat, Kara Kalem, Kumru, Küskün Akasya, Maki, Mavera, Sarı Çiğdem, Şiir Merdiveni, Yüz Akı dergilerinde yayınlanmıştır. 2007 yılında İki Kanat Yayınları’nı kurmuştur. Can Suyu, İHH, Yardımeli gibi sivil toplum kuruluşlarının yurt dışı temaslarında yer alarak yardım ve hizmet faaliyetlerini görüntülemiş ve belgesel haline getirmiştir. Sinema diline vakıf olarak, kamera plan ve acı tekniğini kavrayarak hikâye tasvirini birleştirmesi ile film senaryoları da yazmaktadır. Tarihsel duygu ve günümüzün yaşamsal kodlarını açarak ülkemizin tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmaya yönelik çeşitli belgesel filmleri üretirken, bir yandan da kaliteli teknik altyapı oluşturan “Atlantik Medya ve Prodüksiyon” şirketinde; belgesel, dizi, televizyon filmlerine yönelik yapımcı - yönetmen olarak faaliyetini sürdürmektedir. Yine Atlantik Medya ve Prodüksiyon şirketinin bünyesinde bulunan ve 2016 yılında kurulan MSN Yayıncılık’ın Genel Yayın Yönetmenliğini yapmaktadır. İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM), Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER), Türkiye Gezginler Derneği ve İzollu Vakfı üyesidir. Yayınlanmış Kitapları: Aynalar (2007), Kanlı Şarap, Küflü Ekmek: Sömürgecilik (2017), Dövüştüler, Götürüldüler, Dönemediler: Esarette Kalanlar (2017), Dinlerde, Mitolojilerde, Savaşlarda: Kurban (2017)

İlişkili Yazılar

Özkan KARACA

Tarihte Birbirinin Kurdu Olan Avrupa

01 Temmuz 2017
5k
Özkan KARACA

İstanbul Şehir Kültürü ve Bilinci- (I)

17 Haziran 2017
5k
Özkan KARACA

1. Dünya Savaşı Öncesi Osmanlı Devletinde Durum

06 Haziran 2017
5k
Özkan KARACA

Aynalar

03 Haziran 2017
5k
Sonraki Yazı

Bir Hurmayla da Olsa Sofranıpaylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap