Yıllardır karşıdan baktım, “horon düzüne.”
Gruplar coşkuluydu. Folklorik kıyafetleriyle, kemençenin eşliğinde, gözlerini horon düzüne dikmişler ve dans ediyorlardı.
Çimende kahvaltı da nefisti. Her taraftan, horon düzüne, gençler akın ediyordu. Heyecan içinde kahvaltıdan vazgeçmedik. Yeni grup kalabalıktı. Onları köylüleri de peşlerinden takip ediyordu.
Horon düzü iki tepeden de genç grupların istilasına uğramıştı.
Yollar insan seliydi. Arabalara geçit yoktu. Arabasını çimene çekmeye çalışanlar arasında, ters dönenler oluyordu. Ters dönen arabaları, insanlar güçleriyle kurtarıyorlardı. Arabadan çocuğu biraz zor çıkartılar. Çünkü yaralıydı ve sağlık ocağına yetiştirdiler.
Folklorik kıyafetliler, biraz daha düze yaklaşmışlardı. Patlayan silahlar, kalabalığın birden dağılmasına neden oldu. Kaçışmada birbirini ezenler oldu. Yaralılardan birini arabaya götürdüler.
Kaçanların bir kısmı da alt taraftaki obaya sığındı. Tepeden her şeyi izliyoruz. Gidilecek bir alan olmadığı için, oturduğumuz yerden kımıldamıyoruz. Oturmaya yer bulmak bile zordu.
Yanımızdaki beyefendi, çocuğunun eline tuttu ve kalabalığa yürümek istedi. Hep birlikte karşı çıktık. Beyefendi nereye gidiyorsun. Olayın içine ne diye gireceksin. Beyefendi, köylülerim gitmeliyim, dedi. Burada olduğunu biliyorlar mı? Ortalık sakinleşsin birlikte gideriz, dedik.
Otuz yıldır, horon düzüne tepeden bakarım. Olay olduğunda yerimden kalkmadım, dedim.
Beyefendinin peşinden köylüler grup olarak yürüdüler. Olay yerine vardıktan sonra çok net görmesek de karışıklık başladı. Silah sesi ve yine kaçışma yaşandı. Bu arada kolluk kuvvetleri olaya el koydu. Fakat yaralılar vardı ki arabalara taşındılar.
Atılan bir serseri kurşun, istenmeyen kişiye isabet edebilir. İnsanlar boşuna yaralanmıyordu. Dağlara hangi amaçla geldik ve neler konuşuyoruz. Düzlüğe gitmeyecektik, alışverişimizi yapıp geri dönecektik.
Sonraki olayda kurşunun isabet ettiği çocuk, yanımızdaki beyefendinin çocuğuymuş. Moralimiz sıfırladı. Çocuğu götürmüşler, arkadaş, durumunu beğenmemişti.
Liseli genç, silahını ateşliyor ve cebine koyarken, patlıyor. Kurşun karşısındaki gence, isabet ediyor. Olayda kaçanlar, bir yerlere sığınıyorlar. Halbuki bir düşmanlık olmadığı için bilmeden kaçıyorlar.
Karşı tepeden gelen grupta da karışıklık yaşandı. Silahlar patladı. Kalabalık dağıldı. Olayda yaralanan duyduk ama net bilgi öğrenemedik. Aynı tepeden gelen yük arabası da yuvarlandı. Arazi meyilli olduğu için meyve kasaları çimene aşağıya dağıldı. Şoför yaralandı. Meyve sahibi, insanlara seslenerek, herkes gelip toplasın alsın. Dağıtıyorum, dedi.
Alışveriş için pazara yakındık olaya tanık olduk ve meyvelerden poşete koyduk.
Alışverişimizi yaptık ve ayrılacağımız sırada, bir taksi çimene aşağıya yuvarlandı. İki kişiye çarptı ve yaraladı. Yaralıları hemen sağlık ocağına kaldırdılar.
Folklorik gruplar horon düzünde varmışlar ve beş altı tane kemençenin eşliğinde horon oynuyorlardı. Biraz dinledik ve geri çekildik.
Bu yıl horon düzünün tadı yoktu. Bu kadar, insanın olduğu yerden ne beklenirdi.
Yöre insanlarının daha temkinli olmaları gerekirdi.
Hasan TANRIVERDİ

















