Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Güncel Siyaset, Meşruiyet ve Adalet


12 Haziran 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

“İdealimizi açıkça ifade etmeliyiz. O’nu imanla duymalı ve hiç yılmadan takip etmeliyiz. Kişisel çıkarlarımızdan ve bencil emellerimizden sıyrılmayı, ancak böyle canlı ve alevli bir ideal sayesinde başaracağız. Fakat bütün iyi niyete, gösterilen bütün yılmazlık, kararlılık,  dayanıklılık, meydana getirilen bütün birlik ve beraberliğe rağmen yine en güzel, şaşmaz, en doğru düşünceleri ve idealleri bozmaya çalışacak insanlara rastlanacaktır. Öylelerine karşı milletin bütün fertleri çok sert karşılık vermelidir. Hepimiz için öylelerine karşı ezici bir birlik ve beraberlik halinde olmak en zorunlu bir vicdani sorumluluktur. Zira bu hususta bozgunculuk yapacak kimselere iyi niyet ve hoşgörü göstermek, kıymet vermek, ‘terbiye eseri değil’ belki ‘bir milletin mutluluğuna, şerefine, canı, malı ve namusuna göz dikmiş’ insanlara hoşgörüdür ki, hiçbir fert buna müsaade edemez. Hiç kimse buna müsaade etmek hakkına sahip de değildir. (1923/322-Atatürk’ün SD., Cilt: II-1952 TİTEY)“Meşrutiyet ve Kanuni Esasi İdaresi hakkında bilgilerimiz şaşılacak kadar esassız ve sathi idi. Ancak, bir kanaatte çok samimi olarak sağlam duruyorduk : “Kanuni Esasi, iç politika ve dış politika’nın bütün aksi cereyanlarını yenecek ve hiç güçlüğe uğramadan saat gibi düzgün işleyen bir idare” kurulacaktı. (İnönü, Hatıralar – Birinci Kitap, s. 4)

“Muhterem efendiler! İdare-i Devlette adaleti bütün vatandaşlar için müsavat üzere (eşit) arıyoruz. Anadolu’nun herhangi bir çiftçisi hakkında kabil-i tatbik (uygulanabilir) olan kanunun, memleketin en yüksek, herhangi bir nokta-i nazardan yüksek addolunabilecek diğer bir efendisi hakkında da aynı müsavat ile aynı ciddiyet, aynı adalet ve aynı şiddetle tatbik olunmasına dikkat ediyoruz. O zaman Büyük Millet Meclisi bunu bir tedbir olarak kabul ederken bir iki efendi veya arkadaş, şunun bunun arkadaşı diye böyle bir esası tağyir etmeyi mevzu-i bahs edemezdi. Meclis-i Ali’nin şiar-ı adaletine ve bir devletin esasatına sarahaten mugayirdir. (ana temellerine aykırıdır) Cumhuriyet hükümeti, kanuni vazifelerinde bütün vatandaşlara eşit (adil) muamele ile sığınılacak bir yer olmak zorunda ve durumundadır. (İ.İ., TBMM’ deki Konuşmaları, 1920-1938, s.168 / Bernard Lewis, The Emergence of Modern Turkey, s.266 / Ergun Aybars, İstiklâl Mahkemeleri, Ankara-Bilgi Yayınevi, 1975)  

“Hükümetler bütün vatandaşlara eşit mesafede olmak ve adil davranmak zorunda ve durumundadır. (29 Nisan.1928) Bizim takip ettiğimiz siyaseti, dâhili ve harici safhasında vuzuh ve istikametle ifade edebiliriz. Dâhili siyasette vuzuh ve istikamet: Cumhuriyet kanunlarını bilâ fark ve bilâ imtiyaz herkese tatbike dikkat ve hassasiyet gösteren bir siyasettir. Demokrasinin bu tarzda tezahürü elbette kuvvet ve kudretle tecelli eder. Biz bu memlekette hayırlı ve semereli olarak yapılacak bütün işler için ilk şart ve azimet noktası evvel emirde vatandaşların huzurunu ve cemiyetin nizamını salim, kavi ve müstakim (sağlam) bir dahili siyasette bizatihi müteharrik (kendiliğinden hareket edebilen) hâkimler eline mevdu (teslim eden) bir usul ile kabil-i tahakkuk görüyoruz. Bu memleketin yüz seneden beri tarihi gösterir ki; Hayırlı ve iyi ıslahat yapmak için memleketin şeraitinin, vesaitinin müsait ve mütehammil (uygun/dayanıklı) olduğu azami hasılayı idrak etmekte tereddüt ne kadar muzır (zararlı) ise, geniş ve kayıtsız şeraiti memleketin ortasına sererek anarşiyi tesci etmek (desteklemek), onun kadar muzır, onun kadar kısırdır. Memleketin hayır ve nef’i (faydası) için şeraitinin ve vesaitinin müsait ve mütehammil olduğu azami hasılayı isteyecek ve alacak kadar idrak ve cesaret, sonra bütün icraatı memleketin demokrasi yolunda her gün bir hatve (adım) daha ilerlemesini temin edecek dikkat, hassasiyet ve kudret; İşte bizim anlayışımız dahili siyasette budur. (İsmet İnönü’nün TBMM Konuşmaları, 1920-1973 Birinci Cilt, 1920-1938 s.285)

“Genel çıkarlar, halkın vicdanı ile özdeş olduğu için, devlet Demokratik hukuk devleti olmalıdır. (İsmet İnönü; Barutçu, Siyasi Anılar, 1939-1954, s.323-324) Yalnız Meclis’te ekseriyete sahip siyasi partinin değil, bizzat Meclis manevi şahsiyetinin üstünde, mer’i Anayasa ve onun da üstünde, kendimize mal etmek için 19. asır başlarından beri çabaladığımız batı medeniyetinin inandığı ve titizlikle yaşadığı hukuk ve demokrasi prensipleri vardır. Anayasa ve bu prensipler, iktidarda bulunan herhangi bir partinin günlük politika taktiklerine ve onların yürütülmesinde çok muti (yararlı) bir vasıta hizmeti gören parti disiplinine, hattâ en iyi niyetli maddi refah ve iktisadi kalkınma mülâhazalarına da feda edilemez.” (İnönü, Muhalefette İsmet İnönü, 1956-1959, s. 12) 

“Hukuk devleti, insan haklarının korunmasında temel unsurdur. (İ.İ., Konuşmaları, s.261)

Okunma Sayısı: 75

Yazarın Diğer Yazıları

GACETA OFICIAL Venezuella Aldatan Put

Mehmet Arif Demirer Bey tarafından periyodik olarak yayınlanan: Kemalist Demokrat TÜRKİYE Dergisi’nin “GACETA OFICIAL”anons manşetli...

Demokratlar Kulübü Derneği

GERÇEK DEMOKRATLAR ve HAKİKİ CUMHURİYETÇİLERE ÇAĞRI, DUYURU VE BİLGİ: “amblemi/logosu AT ve adı DP olan...

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi: Halkın mutluluk, zenginlik, güvenlik, hürriyet ve refahı için; Devlet idaresinde millet iradesini...

Milli Dava “Vatan Kıbrıs” (ve KKTC) Yaşayacak Ve Mutlaka Yaşatılacaktır

Kıbrıs’ta; 352 yıl Türkler, 37 yıl İngilizler ve 3 yıl 4 ay Türk – Rum...

Vatikan’ın Kürtleri!..

Ülkemizde Türk vatandaşı olarak yaşamını sürdüren ve fakat kendini “Kürt”, özellikle de “Alevi Kürt” olarak...