GEMİ LİMANA YANAŞIYOR
“Beklenen gemi,” nihayet limana yanaşıyordu.
Gemi limana giriyor ve komşularıyla gelen, iki kardeş, sevinçle el çırpıyordu. Kardeşler, bir daha limana giremeyebilirlerdi. Çünkü komşu amca, düşman limanı işgal edebilir, diyordu.
İki kardeşin derdi, babalarını karşılamaktı. Baba, anne ve çocuklar beş yıl önce İstanbul’dan akrabalarına gelmişlerdi. Ana ev işleriyle ilgileniyordu.
Baba onları kaçırdığında, İstanbul’da zor günler yaşamışlardı. Gemi Karadeniz’de bombalanmış ve şans eseri, isabet almamıştı. Ana, malımızı ve mülkümüzü bırakıp kaçtık. Yalnız uygun bir zamanda geri dönecektik, diyordu.
Çocuklar babasını, komşu amca da eşyalarını bekliyordu. Büyük oğul Osman huysuzlanıyordu. Düşmanın silahlarının önünde kalmak, dünyadan silinmekti. Kulaklar düşmanın, bomba sesleriyle doluydu.
Gemi limana bağlandı. Çocuklar “baba” diyerek ağlamaya başladı. İstanbul’dan gelen, kaçak yolcular karaya çıkıyordu. Çalışanlar sonradan çıkacaktı. Baba, çocuklarına sarıldı. Önümüzdeki ay, komşu ile olacağız, gelirsiniz, dedi.
Gemi, yükü boşaltmaya başladı, bir an önce kaçacağız. Gemiler açık denizde kalacak, dedi.
Baba getirdiği eşyaları, akrabalarına teslim etti. Yükler kamyona verilecek ve çocuklarla eve gidecekti. Baba Osman’a para verdi ve önümüzdeki ay eve geleceğim, dedi.
Kasabaya ayak bastıklarında, akşam olmuştu. Kamyon eşyaları evlere dağıttı. Ana, çocukları bekliyordu. Düşman konusunda kesin bir haber gelmemişti. Osman, düşman vilayete girmiş, Yöneticilerin dediği yapılacaktı.
Baba yiyecek, giyecek ve battaniye göndermişti. Ana çocukların karınlarını doyurdu. Erken yattılar.
Osman ilk ışıkla sebzelikte çalışmaya başladı. Muhtar geldi, Osman’ın morali bozuldu. Muhtar kötü haberi verdi. Ana ağlıyordu. İki çocuk, inek ve yüklerimizle nereye kaçabiliriz. Önümüz kış kime gidebiliriz, diyordu.
Muhtar yarın nereye gideceğimizi söyleyeceğim. Orada saklanacağız, dedi.
Ana, yine de sevindi. Kiraz yanını eştiler ve bazı eşyalarla yiyecekleri oraya gömdüler. Üzerini örtüler. Su almamasını sağladılar.
Muhtar dağın arkasındaki mağaraya gideceğiz, dedi.
Hasan TANRIVERDİ















