Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Gecekondu


13 Şubat 2020 00:03

Yorum Yapılmamış

İsmiyle müsemma; gündüz yoktu, sabah uyandınız var. Yani çabucak inşa edilen demek. Yapı izni yok, yol yok, altyapı yok… Bir yada iki odasıyla gizlice yapılan derme çatma niteliksiz yapıdır gecekondu. Gecekondulaşma tüm ülkenin yaşadığı bir gerçek olsa da en yoğun yaşayan şehir İstanbul oldu.

İstanbul’un nüfusu dört asır 500 bin kişi olarak kaldıktan sonra 1840’tan 1870’e kadar geçen 30 senede, 870 bine yükselmiştir. Ardından Balkan Harbiyle gelen muhacirlerle birlikte rakam 1 milyon 120 ‘e ulaşmış, 1940tan itibaren ise şehrin nüfusu durdurulamaz bir şekilde artarak kontrolden çıkmıştır. (Bir Şehir Kurmak sayf:25)

1960 yılında şehirleşme konusunda son derece önemli bir uzman olarak kabul edilen Ernest Jurkat’ın Türk şehirlerinde meydana gelen sorunlarla ilgili değerlendirmesi şöyledir: “Gecekondu o kadar da fena bir şey değil. Bir kere insanlar oldukça düşük maliyete barınıyorlar. Akıllı bir idare, maddi değeri neredeyse sıfır olan, 10-15 sene sonra eskiyecek bu yapılardaki insanları, şehir yeniden şekillendirmek söz konusu olduğunda çıkarıp başka bir yere yerleştirebilir.” (Bir Şehir Kurmak sayf:24) Doğru bir tespit olsa da bilgiye müracaatın çok az olduğu ülkemizde bunun tam tersi yapıldı. Devlet hatta bazen şahıs arazisini işgal ederek gecekondu yapanlara oy uğruna seçim vaadi olarak tapu verildi. Tapu verildikten sonra yol, su, elektrik götürmek belediyenin boynunun borcu oldu ve gecekondu sahipleri kalıcı olarak varlıklarını ilan ettiler.

Şehirler konusunda engin bilgi sahibi Turgut Cansever bu konudaki bir hatırasını şöyle nakletmektedir:” 1977’de Amerika’ya davet edildim. Belediyeleri, planlama komitelerini, üniversiteleri görmek istedim. Atlanta Belediyesi’nde Konut Otoritesi Başkan Yardımcısı, Amerika’da 50 milyon insanı nasıl ev sahibi yaptıklarını ve bu kişilerin her şeyi tamam olan o evin, sökülüp satılabilecek her parçasının 3 ya da 6 ay, en fazla 8 ayda sattıktan sonra nasıl ortadan yo olduklarını anlattı. Orada, insanları ev sahibi yapıp bir yerde yaşatmaya imkân yokmuş. Amerikalı uzmanlar, 50 milyon olarak verilen bu rakamın 25 milyon olduğunu 1996 yılındaki HABİTAT Toplantılarında bana söylediler. 25 milyonu bir yerlere yerleştirebilmeleri de önemli bir başarı. Ben de, çoluk çocuğunu barındırmak için gecekondulara insanlarımızın nelerle çarpışarak yaptığını anlattım. Adam, “Dostum, sen bana bu insanlardan 300-500 tane ver, ben sana bütün dünyayı idare edeyim” dedi.(syf:31)

Böylesine bir sosyal sermayeye sahibiz. Ancak bu sermayeyi iyi kullanmak bilgi ve plan işi. Bu iki faktör olmadıktan sonra birlik ve beraberlik içinde olmak, uzun ömürlü girişimlerde bulunmak mümkün değildir.

Mevcut nüfusu şehrin üstüne yığmaktan vazgeçerek yeni şehirlere yerleştirmek gibi bir seçenek değerlendirilmiş olsaydı bir gecede konan yapılaşma ile güzeller güzeli İstanbul talan edilmemiş olacaktı.

Kaynak: Bir Şehir Kurmak – Turgut Cansever’le Konuşmalar
Hazırlayan: Aynur Can – Mahmut Doğan
Klasik Yayınları, İlk Baskı: 2015, Okuduğum Baskı sayısı: Dördüncü Baskı – Ağustos 2019

Okunma Sayısı: 30
Kategori: Necla DURSUN

Yazarın Diğer Yazıları

Taut’un Evi

Boğaziçi Köprüsü’nden Anadolu’dan Avrupa yakasına geçerken Ortaköy sırtlarında dikkatleri üzerine çeken bir ev görürsünüz. Bu...

Bir Şehir Nereye Konumlandırılmalı?

Şehirler genelde işlek yollar, su rezervleri ve verimli topraklar üzerinde konumlanır ve genişler. Bu durum...

Şar Dağları (Mali Sahrr)

Bir yanı Kosova bir yanı Makedonya’dır Şar Dağları’nın. İki tarafına iki güzel şehir sırtını yaslamıştır;...

Küplüce’deki Köşk

İnanılmaz derecede İstanbul sevgisi ile dolu olan Samiha Ayverdi; roman, hikaye, makale, inceleme ve hatıra...

Trileçe

Babası ölüm döşeğindeyken vardığından haberdar olduğu ve elindeki kısıtlı bilgiyle üvey kardeşini İstanbul’da bulup Manastır’a...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı