EY İSTANBUL
Ey İstanbul, sen orada ben burada,
Bir bakmışız yıllar geçmiş boşu boşuna.
Takvimler düşmüş duvardan usulca,
Ben seni sakladım kalbimde, yara yara.
Sende hiç mi yoktu sevdaya dair vefa?
Martılar mı aldı sözlerimizi rüzgâra?
Bir vapur kalktı hayaller limanından,
Adımı anmadın mı bir akşam Boğaz’da?
Galata sustu mu ismimi duyunca?
Kız Kulesi ardından bakmadı mı ufka?
Bir akşam ezanında içim ürperirken,
Kalbin hiç mi sızlamadı, o vakitlerde bana?
Ey şehir, taşın toprağın aşktır derler,
Ben sevdim seni, sen ise unuttun, derler.
Bir köprü kadar uzak, bir nefes kadar yakın,
Hasret dediğin şey böyle mi örter üzerler?
Şimdi ben burada, sen yine orada,
Aramızda yıllar değil, kırgınlıklar var aslında.
Ama bil ki hangi şehirde ölürsem öleyim,
Adın düşecek dudaklarıma son anda…
Emine Pişiren / Akçay























