Engelliler Bakanlığı: Hak, Adalet ve Çözüm Zamanı
İktidarın çalışmalarını yakından takip ediyorum. Başarılı işlerinde desteklediğimi biliyorsunuz. “Yalaka” diyenler olabilir; ancak doğruya doğru, yanlışa yanlış demek benim için bir ilke meselesidir. Bu yaklaşımımın temeli hak ve adalettir.
Engellilerle ilgili uygulamalarda da aynı çizgideyim: Başarılı adımlar desteklenmeli, eksikler ise yapıcı biçimde dile getirilmelidir.
Amaç devleti eleştirmek değil; devleti daha güçlü ve daha adil hâle getirmektir.
Engelli sorunlarının yalnızca küçük bir bölümünü şimdilik dile getiriyorum. Oysa sistemde A’dan Z’ye çok daha fazla aksaklık ve çözüm bekleyen başlık bulunmaktadır. Hepsini bir yazıya sığdırmak mümkün değildir.
Engelli meselelerini yakından takip eden, sahayı bilen ve yaşanan sıkıntıları birebir dinleyen biriyim. Bu nedenle bugün bazı önemli uyarılarımı paylaşıyorum. Yazmadıklarım bilmediklerimden değil; kapsamlı değerlendirmeyi parça parça ve detaylı biçimde ele almayı tercih ettiğim içindir.
Engelli sorunlarının tamamını yazmaya kalksam bir köşe yazısı yetmez; belki ancak bir kitap olur. Çünkü mesele birkaç başlıktan ibaret değil, sistemin geneline yayılmış yapısal problemlerden oluşmaktadır. Bu yazı buzdağının yalnızca görünen kısmıdır.
Rapor Süreçleri: Yıpratan Bürokrasi
Engellilik raporları ciddi bir karmaşaya dönüşmüştür.
Vatandaşlarımız aylarca randevu beklemekte, sonuç süreçleri uzamakta ve bu süreçte hem maddi hem manevi olarak yıpranmaktadır. Sürekli değişen yönetmelikler, oran cetvellerinin güncellenmesi ve “yeniden heyete girin” uygulamaları büyük bir yük oluşturmaktadır.
Engel kalıcıysa, mücadele de kalıcıdır. İnsanları her defasında yeniden kendini ispat etmeye zorlamak adalet duygusunu zedelemektedir.
Rapor rapordur. Keyfi uygulamalar hak kaybına yol açmamalıdır.
Devletimizin denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, süreçleri hızlandırması ve vatandaş onuruna yakışır bir sistemi kurması mümkündür. İrade vardır; mesele uygulamada standart sağlamaktır.
Ulaşım ve Şehir Hayatı
Engelli kimlik kartlarının ülke genelinde eşit ve sorunsuz şekilde geçerli olması gerekirken uygulamada birlik sağlanamamıştır. “Tek kart” hedefi açıklanmış olsa da sahada tam standart henüz yerleşmemiştir.
Kaldırımlar, kamu binaları, metro, otobüs ve dolmuşlar hâlâ tam anlamıyla engelli dostu değildir. Rampalar ile görsel ve işitsel yönlendirmeler birçok yerde eksiktir. Akıllı şehir ve dijital erişim uygulamaları yeterince yaygın değildir.
Erişilebilirlik bir ayrıcalık değil, temel haktır. Güçlü devlet, şehirlerini herkes için yaşanabilir kılan devlettir.
Sosyal Yardımlar ve Ekonomik Gerçekler
Engelli aylıkları üç aylık dönemlerle verilmekte ve mevcut yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalmaktadır. Elektrik, doğalgaz ve temel giderlerde kalıcı ve sürdürülebilir destek mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Vergi indirimleri ve ÖTV muafiyetleri ise uygulamada her zaman beklenen etkiyi oluşturmamaktadır.
Sosyal devlet, en güçlüye değil; en çok desteğe ihtiyaç duyana sahip çıktığında anlam kazanır.
Devletimizin mali disiplini önemlidir; ancak sosyal adalet de aynı derecede önemlidir. Bu denge sağlandığında engellilerin yükü hafifleyecektir.
İstihdam: Kota Yetmez, Adalet Gerekir
Engelli istihdamında kota uygulaması bulunmaktadır; ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Görev dağılımları ve vardiya sistemi çoğu zaman engelli bireyin sağlık durumuna uygun planlanmamaktadır. Üç vardiya sistemi birçok engelli çalışan için hem sağlık hem yaşam dengesi açısından zorlayıcıdır. Ağır fiziksel görevler verilmesi ayrı bir sorundur.
Görev dağılımı kapasiteye göre yapılmalı, mümkün olan yerlerde tek vardiya sistemi uygulanmalı ve esnek çalışma modelleri yaygınlaştırılmalıdır.
Engelli istihdamı bir formalite değil, üretime katılım meselesidir.
Dağınık Yapı, Dağınık Sonuç
Bugün engellilere yönelik hizmetler farklı bakanlıkların yetki alanında yürütülmektedir:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
Sağlık Bakanlığı
Millî Eğitim Bakanlığı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
Hazine ve Maliye Bakanlığı
Bu dağınık yapı koordinasyon eksikliğine, bürokratik gecikmelere ve uygulama farklılıklarına yol açmaktadır.
Devlet güçlüdür; fakat güçlü devlet, kurumsal koordinasyonu en üst seviyede sağlayan devlettir.
Çözüm: Engelliler Bakanlığı
Tüm hak ve hizmetleri tek çatı altında toplayacak bir Engelliler Bakanlığı artık bir ihtiyaçtır.
Bu bakanlık özellikle Sağlık Bakanlığı ile entegre çalışarak:
Rapor süreçlerini hızlandırabilir,
Sosyal destekleri etkinleştirebilir,
Eğitim, istihdam ve ulaşım politikalarını bütüncül planlayabilir,
Tüm illerde standart uygulama sağlayabilir.
Bu adım devlete yük değil; tam tersine yükü azaltacak yapısal bir reformdur.
Başarılı Uygulamalar da Var
Elbette atılan olumlu adımlar vardır ve kıymetlidir. Bazı illerde ücretsiz ulaşım hakkı tanınması, toplu taşımada öncelik ve indirim uygulamaları önemli gelişmelerdir. Ancak bu uygulamalar ülke genelinde standart hâle getirilmelidir.
Başarılı işler yaygınlaştırılmalı, eksikler cesaretle giderilmelidir.
Son Söz
Bu mesele siyaset üstüdür. Bu mesele vicdan meselesidir.
Engelliler rakam değildir; emek ve yetenek sahibidir. Onların yaşadığı her sorun sosyal adalet açısından hepimizin sorumluluğudur.
Geçmişte Deniz Baykal, Necmettin Erbakan, Kemal Unakıtan ve Bülent Ecevit gibi isimler de çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele etmişlerdir. Kimin ne yaşayacağını yalnızca Allah bilir.
Bu nedenle engellilerin ve tüm vatandaşların haklarına sahip çıkmak, yaşamlarını kolaylaştırmak ve fırsat eşitliği sağlamak hepimizin sorumluluğudur.
Bekleme, mağduriyet ve keyfi uygulamalar sona ermeli; sistem liyakat, adalet ve saygı temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
Engelliler yorulmasın.
Devlet güçlüdür; bu sorunu kökünden çözecek iradeye sahiptir.
Şimdi çözüm zamanıdır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
E-posta: yazarismailyaman@gmail.com
























