18 milyona yaklaşan emeklinin maaşı her ay Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bankalara yatırılıyor. Bankalar, bu düzenli gelir sayesinde risksiz ve sürekli kazanç sağlıyor. Peki, emeklinin hakkı ne olacak?
Promosyon hâlâ üç yılda bir veriliyor ve enflasyon karşısında değeri hızla eriyor; adaletin sesi burada biraz kısık kalıyor.
Devletimiz, emeklinin yanında olduğunu göstermek için yılda iki kez zam yapıyor; ayrıca Ramazan ve Kurban Bayramı’nda ikramiyeler veriyor. Uygun koşullarda faizlerle destek sağlaması da sosyal devlet anlayışının bir göstergesi. Devlet, emeklinin hayat standardını gözetiyor ve yanında duruyor.
Peki, bankalar bu konuda aynı hassasiyeti gösteriyor mu?
Mevcut sistemde emekli, maaşını üç yıl boyunca aynı bankadan alma taahhüdü karşılığında tek seferlik promosyon alıyor.
Oysa banka, bu üç yıl boyunca her ay kazanmaya devam ediyor.
Maaşlar arttıkça bankaların kazancı da büyüyor. Buna rağmen promosyon hâlâ üç yılda bir veriliyor ve değer kaybı kaçınılmaz oluyor.
Bankalar bu işten bu kadar kârlıyken promosyon neden yılda bir verilmesin?
Yaklaşık 18 milyon emeklinin yer aldığı bu büyük ekonomik hacimde promosyonların yılda bir kez verilmesi, hakkaniyetin doğal bir sonucudur.
İktidar partisi, emeklinin her koşulda yanında olduğunu gösterdi; artık bankaların da emeklilerin yanında durması ve bu hakkı adil şekilde vermesi gerekiyor.
Emeklilerimiz, yaşamlarının en güvenli, huzurlu ve saygın dönemini yaşamalıdır. Artık sıra bankalarda: Tıpkı devletimiz gibi onlar da emeklinin yanında durmalıdır. Uzun yıllar hizmet ederek emekliliği hak eden vatandaşlarımızın emeğinin karşılığının eksiksiz şekilde sağlanması, sosyal devlet anlayışının temel sorumluluklarındandır. Emeklilerimiz devletimizin onurudur; her alanda desteklenmeli ve korunmalıdır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
E-posta: yazarismailyaman@gmail.com






















