Ekimin ilk haftasında karşılaştığı olaylar, içine sinmemişti. Hatta olay yerinden kaçar gibi evine sığınmıştı. Yağmurlu bir havaydı. Yollar kaygandı. Taksi biraz kayınca, minibüs kaçmış ve kaştan yuvarlanmıştı. Yolcular yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Panik büyüktü, yalnız ölen olmamıştı.
Taksiden Tarık usta, indi. Köy sapağına yürüdü ve yere çöktü.
Tarık usta işlerim yoğun, kimseye tanıklık yapamam, dedi.
Minibüs şoförünün kardeşi, Tarık ustaya uğradı. Ustam bir saatini rica ediyorum. Gördüğünü anlatırsan, problemimiz büyük oranda çözülür, rica ederim, dedi.
Usta son durumda iş başa mı düştü, dedi. Tarık ustanın tanıklık etmesiyle, soruşturma yeniden alevlendi. Ustaya göre minibüs haklıydı ve bu doğrultuda ifade verdi.
Tarık usta erken saatte, çırakla dükkânı düzenledi, dövülecek demirleri ayırdı. Çırağa yeni çıkmış somun seni bekliyor, dedi. Çırağın çıkmasından sonra patlamayla sarsılan usta, dışarı fırladı. Acaba patlama nerede olmuştu. Herkes birbirine soruyordu.
Terzi, patlama pastanedeydi. Pastanenin önü ana baba günü olmuştu. İki kişi ağır yaralanmıştı. Tarık usta hayırdır bu ay üçüncü patlama, bir uğursuzluk dönüyor, dedi. Çırak patlama sırasında fırındaydık korktuk, dedi. Usta kızdı, niçin bekledin, hemen gelmeliydin, dedi.
Kahvaltıdan sonra, usta komşuya uğradı. Üç aydır görünmüyorsun, geçen gün de açmadın, hayırdır. Nalbur sinirli bir hal takındı ve konuşmada zorluk çekti. Bu parasızlıkta ne yapıyorsun, seni iyi görmüyorum, dedi.
Nalbur, silahlı tecavüzüne uğradım. Paramı gasp ettiler.
Usta, karakola şikâyet ettin mi? Gitmediğin söylendi. Çırağın seslenmesi üzerine usta koştu. Müşteri iki tane orak ve bir tane ekmek bıçağı aldı. Müşteri, nalburun kendisinden para çarptığını söyledi. Komşunuz, nasıl müdahale edebilirim, dedi.
Usta, yılardır tanışırız. Bahis mi oynuyormuş bilemiyorum. Yalnız bugünlerde gelen gideni çoğaldı. Bu adam ne yapıyor, hayırlısı, dedi. Müşteri geçen gün oğlunun denizde boğulduğunu söylemiş. Gerçi inanmamışlar ama olay öylece kalmış.
O günden sonra nalburu gözetleyen usta, hayat tutunmayı bilmezsen bir şekilde çarpılırsın, dedi. İçeriye giren çocuk, bıçağı ve baltasını aldı. Usta, babasını sordu. Görünmüyor dedi. Çocuk bir ay önce ağaçtan düştü, sizlere ömür, dedi. Usta Allah rahmet eylesin, dedi.
Usta ağabeyine selam söyle dedi ve para almadı.
Bu ayda her gün bir olayla karşılaştım, hayırlısı, dedi.
Usta, çırağa denize ve ağaç budamaya gitme, dedi.
Hasan TANRIVERDİ























