Sevgili okurlarım, bundan önceki yazılarımda “BİLİMSEL EĞİTİM ve “BİLİMSEL EĞİTİMİN ÖNEMİ” Hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmıştım. Bu yazılımla da bilimselliğe dayanmayan eğitimin getireceği sonuçları anlatmaya çalışacağım.
Ülkemizin ileri düzeye ulaştırılması için eğitim politikalarının pozitif düşünceye uygun olarak planlanması gerektiğine inanıyorum. Bu düşünceyi bir yana iterek, eğitimde-öğretimde sürekli sistem değişikliği yapmak, öğretmenleri ve öğrencileri bilgisizlik ve kararsızlık içine sokar. Böyle olunca da, bilimsellikten uzak olan değişimler, bilimsel gelişmeye ve bilimsel düşünceye zarar veren oluşumlar ortaya çıkarmış olur. Bu durumda çağdaş düşünme, araştırma ve geliştirme sistemlerini verimsiz kılar. Bilimsel araştırmaları duraklatır. Sonuç itibariyle, çağın gerisinde kalan bir sistemle karşı karşıya kalmış oluruz.
Pozitif bilimden uzak bir eğitim-öğretim, velilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin bilgisizliğine yol açar. Örnek verecek olursam; bu sene yapılan seçme ve yerleştirme sınavlarında, on binlerce öğrenci hiçbir soruya cevap verememiş ve sıfır almıştır.
Sonuç olarak, eğitim-öğretimin çağdaş olmayan bir şekle sokulmaya çalışılması, bu bilgisizliğin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Milli Eğitimin müfredatının, çağın gereklerine cevap vermekten uzak olması, öğrencilerin, düşünsel ve zihinsel verimsizliğine sebep olmuştur. Öğrencilerde ortaya çıkarmış olan bilgisizliğin sebebi ve sonucu budur. Böyle giderse, yetiştirilen nesillerin bilgisizlik tehlikesiyle karşı karşıya kalacakları kaçınılmaz olacaktır.
Bir atasözümüz vardır “Eğri oturup doğru konuşalım.” der. Bu günkü eğitim-öğretim süreci içinden, nasıl çıkabiliriz diye düşünmek zorundayız.
Benden, bir eğitimci olarak fikrimi sorarsanız? Ülkemizin ihtiyaçları dikkate alınarak, dünya gerçeğinde göz ardı edilmeden, Milli Eğitim politikaranı ve müfredatını bilimsel gerçeklik üzerine yeniden yapılandırılması kaçınılmazdır, derim. Sebebine gelince, dünyanın birçok ülkesinde ileri düzeyde gelişmekte olan bilimsel teknolojiye ayak uydurulması şart ve zamanı geçmek üzeredir. Bizdeki bu sistemsizliği, bizim çocuklarımız hak etmiyor. Bu nedenle en kısa zamanda bu gerçekler ışığında, 2019-2020 dönemi, bilimsel eğitim öğretim ilkeleriyle başlamalıdır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin düşünen, üretebilen ve sorunları çözebilen bireyler olarak yetiştirilmeleri şarttır.
Aksi halde bilimsellikten uzak, hayal gücünü kullanamayan, üretmeyen ve problem çözemeyen nesillerle karşı karşıya kalırız.
Mürsel ADIGÜZEL
Eğitimci Yazar ve Şair





















