Şirinler ağı her geçen gün daha da genişliyor, artık sadece Didim’le sınırlı kalmamış gibi. Sadık abi ve Fehmi’nin organize ettiği sistemde aile bağları, komşuluklar, hatta yurtdışı bağlantıları devreye girmiş. Necla teyze Berray ve yeğeni Emre’yle devam ederken, Ali Kemal’in kayınbiraderi Hasan da tarla almış. Alamancı Ali dede Almanya’dan kuzeni Fatma’yı sokmuş, mahalle bakkalı Mehmet usta oğluyla coin yönetiyor, komşu Ayşe abla kız kardeşiyle arsaya ortak. Emekli eski şef Nuri amca torunu üzerinden dönüyor.
Küçük transferler sürüyor: 25-48 bin TL arası, eşik altında. Para kripto’ya giriyor, chain hopping’le sıçrıyor, mixer’lardan geçiyor belki. Sonra temiz fiat’a dönüp tarlaya, arsaya dönüşüyor. Didim’in kenarlarında parseller el değiştiriyor – “turizm gelecek” diyorlar, ama altında kirli para yatıyor.
Bugün yeni bir detay öğrendim, midemi bulandırdı: Sadık denen kişi, Fransa’daki kardeşi adına Milas’ta tuhaf bir yerde arsa almış. Issız, yol kenarı ama verimsiz görünümlü bir parsel – neden orası? Neden Fransa bağlantılı? Fısıltılar dönüyor: Yurtdışından gelen para, kardeş hesabı üzerinden aktarılıyor, sonra yerel tapuya işleniyor. Bu, ağı uluslararası boyuta taşıyor – offshore hesaplar, bahis gelirleri Avrupa’ya gidip geliyor, sonra Milas gibi yakın ilçelerde toprağa gömülüyor. Değer artışı doğal görünüyor, sorgulanmıyor. MASAK’ın yurtdışı transfer kuralları sıkılaşıyor ama böyle aile bağlantıları hala delik bırakıyor.
Kara paranın yolu daha net: Yasa dışı bahis sitelerinden toplanan nakit, Kapalıçarşı döviz trafiği, offshore sızıntıları… Parçalanmış şirinler sisteme sokuyor, kripto’da iz karışıyor, sonunda tarla/arsa oluyor.
Roman taslağımda bu detayı öne çıkaracağım. Abuzer’in hikayesi burada yeni bir katman kazanıyor: Şirinler ağı yurtdışına uzanıyor. Abuzer Berlin’de Selen’le buluşuyor yine. Selen, vicdanlı etik denetimci olarak kalıyor – iyi karakter, kararlı. “Transferler Fransa bağlantılı hesaplara da sıçramış” diyor Abuzer’e, “Bahis gelirleri offshore’dan geliyor, kardeş hesapları üzerinden Milas gibi yerlerde arsaya dönüyor. Tuhaf parseller, ıssız tarlalar… İz kaybettirme taktiği bu. Ben log’ları topluyorum, zinciri kıracağım. Senin Didim gözlemlerin, bizim verilerle örtüşüyor – bu yerel ağ, küresel bir boru hattı.”
Abuzer soruyor: “Neden riske giriyorsun?” Selen cevap veriyor: “Bilim kirlenmemeli. Sessiz kalırsam suç ortağı olurum. Birlikte durdururuz – sen tanıklık et, ben delil veririm.” Abuzer’e dosya uzatıyor: Geniş şirin listesi, Fransa hesapları, Milas tapu bağlantıları. Abuzer bakıyor – Sadık’ın adı orada. Roman burada derinleşiyor: Abuzer pasif gözlemciden harekete geçen birine dönüşüyor. Selen’le işbirliği gerilimi zirveye taşıyor – belki Sadık’ın şüphelendiği bir bakış, belki gece yarısı bir takip, belki ağı genişleten yeni bir şirinin vicdan azabı…
Okuyucu kendi kendine sorsun: Bu operasyonlar gerçek mi? Tarlalar, kriptolar, bahis fısıltıları, yurtdışı kardeş hesapları, Milas’taki tuhaf arsalar… MASAK’ın 2025-2026 raporları, yasa dışı bahis ve kripto düzenlemeleri gibi mi? Hikaye tamamen kurgu mu, yoksa günlüklerin satır aralarından mı gerçek sızıyor? Sadık abi yarın yeni bir “aile yatırımı” konuşacak herhalde. Ben izleyeceğim. Abuzer’in kalemiyle Selen’le birlikte ağı çökerteceğiz. Bataklık büyüyor, ama karşı güç de güçleniyor.