Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Denizler Dağlar


01 Kasım 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Doğanın en önemli oluşumları, denizler ve dağlardır. Bu oluşumların heybetini bakış açımıza göre algılarız. Denizi herkes, bulunduğu yere göre değerlendirir. Değerlendirmeler birbirinden farklı da olsa, doğru bilgiler sunulur.

Yük gemisiyle Japonya’ya yolculuk yapan arkadaş anlatıyor. “İnsan hayal bile edemez.” Diyor. Günlerce dalgalar arasında inip çıkıyorsun. Kolay değil, okyanusun üzerinde bir gemide olmak. Denizi nasıl algıladığını açıklayamıyor bile. Öyle gün oldu ki, gözünün aldığı her yer mavi su. Bir mavilik ki, sanki geç git, dalga gelirse rahat olamazsın diyor.

Üç haftadır gidiyorsun deniz. Su üzerinde sallanıyorsun. Rüzgâr çıktı kabaran dalgalarla, oynamaya başlıyorsun. Mavi bildiğin su, bazen grileşiyor veya bazen de koyulaşıyor. Grileştiğinde yağmur geliyor. Öyle bir yağmur ki, korkunç, denizin üzerinde buluttan bir deniz daha olmuş. Sanki iki kat deniz.

İki kat deniz, ümit vermiyor. Mavilik yerini gri dalgalara bırakıyor. Gri dalgalara karşı hiçbir ümidin olamaz. Gemiye bir şey olsa, kurtuluş ümidini yitiriyorsun.

Bu deniz, koca okyanus, tanıyan bilen, onunla arkadaş olan, hayalleri olandır. Hayallerin algılayamadığı bir deryaya geçiyorsun. Su yüzünde kara hayatıyla ilgili hiçbir şeye rastlamıyorsun.

Günler sonra sisli tepeler görüldü. Dağlar, tepeler diye bağırdım. Dağlar, karaların önemli olan oluşumlarıdır. Denizden dağı görmek gibi. Dağın dibinden de dağa bakmak aynı heyecanı verir insana. Dağın heybeti bakış yerine göre farklıdır. Heybetli görünüş daha mükemmel bir hâl alır.

Dağlar, denizlerden daha az yüzeye sahip karaların yükseltileridir. Dağlar güzelliğiyle gönüllere taht kurmuştur.

Küçük yükseltilerden ve sığ sulardan kimse bahsetmediği gibi, küçük dağlardan da kimse bahsetmez.

Düşünün ki, Ağrı dağının eteğinden tepesine bakıyorsun. Kar yığınını görüyorsun. Kar yığını o kadar güzel görünüyor ki, insanın gurur kaynağı oluyor. Bir de o dağa çıkmayı düşün. Ağrının tepesine çıkıyorsun ve Türk Bayrağını dalgalandırıyorsun.

Arkadaş, Asya gezisinde, Tibetlilerin tapınaklarını, din adamlarının ilginçliğini ve “Buda” dikkatini çekmiş. Dikkatini çeken bir konu, Everest tepesine uçakla ne kadar yaklaşmak normal ise, o kadar yakınına gitmişler.

Everest tepesi o kadar heybetli görünüyormuş ki, diğer tepeler, vadiler sanki birbiriyle yarışıyormuş. Anlatılacak gibi değil diyor arkadaş. Dağların doruklarını bulutsuz görmek büyük şansmış.

Dağlar sırasından gelen suların Hint okyanusuna döküldüğünü düşündüğümüzde nehrin büyüklüğü bile (GANJ) insanı şaşırtıyor. Hintliler suyunu kutsal saymaları boşuna değil. Demek ki, denizlerden dağlara, dağlardan denizlere nehirlerle bağlantı vardır. Su yolu doğanın bu harika oluşumun yine su yoluyla birbirine bağlar.

Denizler ve dağlar, psikolojik olarak, sonuçtur. Ulaşılmak istenen son noktadır.

 

Okunma Sayısı: 61

Yazarın Diğer Yazıları

Deprem Gerçeği

Deprem, doğal afetlerden biridir. Yalnız “Deprem öldürmez bina öldürür.” O hâlde afet binanın yapılışındadır. Afet,...

Siyasi Partiler

Aniden de olsa gerçekleşen görüşler, sempatizanlarının davranışlarını belirli bir noktada tutmaya yöneliktir. Halbuki siyasi partiler...

Kamyonet

Köy yolunun bakım ve onarımını da imece usulü yapacaklardı. Muhtar, herkesi toplamış ve öncelikle tıkanan...

Dünya Günlüğü

Dünya günlüğü, inanılmaz anılara sahne oluyor. Yüzyıllara ait hikâyeler, peş peşe sıralandığında, gerçekleşen doğal değişime...

Kara Kale

Güneşin batışı, tatlı bir esintiyle birlikte çevreye akşamın serinliğini çöktürmüştü. Kale içinde ise sessizlik hâlâ...