Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Dekolte Budalaları veya Yobazları…

DİBÂCE
İlhan YARDIMCI

18 Şubat 2011 00:01

8 Yorum

(Bu yazımı: Mert Yürekli Prof. Dr. Orhan Çeker’e ithaf ediyorum)

Fransızca bir kelime olan dekolte, “dėcollėte”  aslından gelir. Bizim değerlerimizle ilgisi yoktur.Dilimize girmiş Frenk kelimelerinden biridir. “Kolların, göğüs ve sırtının bir bölümü açık kadın giysisi” anlamına gelir. 

Aslında medeniyeti bulamayan medeniyet anlayışında kibar bir kelime olarak günümüzde  kullanılıyor, müstehcen kelimesi bu kelimenin karşılığına  zor gelse bile… 

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker’in haklı bir beyanatı, güdümlü medyaya bomba gibi düştü, YÖK başkanı da ‘mal bulmuş Mağribi’lerin yaygara koparmasına ortak oldu. Gazetelerde birinci sayfadan, televizyon ekranlarında dakikalarca canlı yayınlara kadar varan bir kaşık suda fırtına koparma provokasyonları, şer odakların ekmeğine yağ sürdü. 

Ömrünü   Bu ilim kapısında tüketmiş, eserler vermiş ve bölüm başkanlığına kadar getirilmiş profesör ne demiş: “Dekolte giyen kadınlara yapılan tacizde, sadece yapanların değil,  o kadınlarında payı vardır. Suç ortaktık…” Vay efendim; sen misin böyle söyleyen, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyetinde böyle sözler söylenir mi? Taciz, oldu tecavüz  ve bin türlü hezeyan saldırılar aldı başını gidiyor. 

Güdümlü medya, boyalı ve kiloluk basın, Yahudi ve Mason beslemeli zihniyetlerin kudurması normaldir, YÖK’e ne oluyor? Türban, aslı adı ile örtünün müdafaa ve mücadelesini yapan YÖK’e ne oluyor?  Üniversite Rektörüne ne oldu? Kim kimin, kimler neyin peşinde? Kimin eli kimin cebinde, kimin kalemi kimlerin dilinde, kraldan ziyade kral olanlar kimler? Doğru söyleyenleri kaç köyden kovacaklar? 

Tanzimat’la başlayıp, Cumhuriyet döneminde zirveye çıkan fikir kaosu içinde bocalayan sözüm ona aydınlar gürûhu ile cahil kalemler ve ağızların neyin peşinde oldukları belli, açıklamaya gerek yok.Onlar görevlerini yapıyor, Müslümanlara ne oluyor? 

Kadını bir meta haline getirenler, 3,5 milyon genelev kadını, bir bu kadar katında telekız, randevu evleri ile batakhanelerde can çekişenler, sadece İstanbul’da  on dokuz bin homoseksüel, bir bu kadar lezbiyen, on binlerce kumarhanede kullanılan dekolte kadınlar ve  medyada fuhuş tüccarlığı yapılan müstehcen yayınlar, porno filimler, erotik programlar, gece kulüpleri, kaçak çalışan sayısız zina evleri,  bar/ pavyon dekolte giyinenlerin eseri değil mi? Otomobil lastiği, çiklet sakızı, sinek ilacı ve diğer çeşitli  reklamlarda  dekolte kadınlardan daha müstehcen sahneler yok mu? Bugün işlenen cinayetlerin yüzde çoğunluğu içki ve  dekolte kadınlar değil mi? Zinaya teşvik eden, ocakları yıkan müstehcen yayınlar değil mi? 

Ahlaki değerlerin dibe vurduğu, zinanın meşrulaştırıldığı, cahiliye döneminden daha ileri seviyede kadının kullanıldığı genelevlerde bulunan binlerce zavallı kadının halini bilir  mi bu budalalar ve yobazlar? Adliye dosyalarını tetkik ettiğiniz zaman, işlenen cinayetlerin neden işlendiğini bilmez mi bu Akl-ı Evvel devrimciler… Kuş beyinli bile olamayan cüceler…Karanlıkta bocalayan aydınlıktan korkan, pay alamayan cahiller… 

Kadın anadır, kadın temeldir, kadın nesil devamının tek varlığıdır, kadın ana olursa, Cennet ayakları altındadır. Peygamberi doğuran ana, Fatihleri de doğurmuş, İstiklal Harbinde cepheye ayakları  çıplak mermi taşımış, ellerini kınaladığı oğlunu askere göndermiştir. Müslüman kadını, anayı İslami temel değerlerden koparamazsınız, koparırsanız toplum böyle olur. Sadece Bursa’da 2010 yılında yedi binin üzerinde ailenin boşandığı acı gerçeğinde, ana ve kadını nereye koyacaksınız? İnternet cafelere kadar giren porno sitelerini seyreden sayısız genci, zina yapmaktan nasıl koruyacaksınız? Bunun adına; medeniyet, laiklik, demokrasi, çağdaşlık, bilmem ne derseniz, ihanet edersiniz. Kadını ve anayı alçaltır, yerin dibine koyarsınız. Kadın ve ana korumaya muhtaçtır, yüceliği ‘hatun’ diye değerlendirilmiştir. 

Bakın şu televizyon dizilerine… Kadın ve ana ne hale getirilmiş, senaryolar nasıl hazırlanmıştır? Kadını ve anayı alçaltmak/küçültmek için hazırlanan oyunlara, tuzaklara bakınız. Kanuni Sultan Süleyman’ı sözüm ona anlatan Muhteşem Yüzyıl  dizisindeki dekolte kıyafetlere bakınız. Bu kadar yalan, bu kadar muhteşem cehalet, bu kadar ahlaksızlık olur mu? Anasının baldırını göremeyen bir nesil yanında, ananın ve kadının mahrem yerlerini teşhir eden böyle bir medeniyet anlayışı ve çağdaşlık olur mu? İslam’a, Kur’an ve sünnet’e göre kadın ve ana böyle mi, bu mudur? İstiklal Harbini kazanan, Maraş Müdafaasını, Antep Savunmasını, Çanakkale Destanını tarihe yazdıran, Bayburt İkinci Plevne’yi kazanan, Erzurum Tabyalarında, Anadolu’nun her köşesinde, her karış toprağında şehit düşen bu analar mı? Etini, budunu, sesini, iffetini satan bazı dekolte soysuzlar mı? Laiklik, Cumhuriyet ve Demokrasi bu mu? 

Kur’an’dan  bihaber, hayatında ahkâmı ile âmel etmemiş, söylenenleri duymamış, kitabını açıp bir gün okumamış, bir gün camiden içeri girip va’z dinlememiş, alimlerin sohbetlerine katılmamış, ilahi  emirlere uymamış niceleri bi zahmet: Ahzap, 33/53-55, A’raf.26-27, Nur. 24/60, Nahl. 81. ayetlerle, Peygamberimizin sayısız hadis-i Şerifini okusunlar. Cüce beyinlerine göre  fetva vermesin, ahkâm kesmesinler. Bırakın dekolte giymeyi, örtünmenin farz olduğunu göreceklerdir. İslam’da ilk savaşın örtü yüzünden çıktığını, inkârının küfür olduğunu öğreneceklerdir. (Bakınız: Örtünme ve Çıplaklık. Hasan Çalışkan. 398 sayfa. Serhat Kitabevi. Konya dizgi ofset. Kasım 2010. 9. baskı) 

Diyanet İşleri başkanlığı neyin başkanlığını yapar, neleri söyleyebilir? İlim erbabı bir profesör doğruları söylerken, diyanet nerede, biz neredeyiz? Rahat bir uyku içinde bocalayan, ehl-i dünya Müslümanları ve Ümmet-i İslam nerede? 

Olup bitenler karşısında Müslüman çok rahat ve keyfi yerinde. Allah kabul ederse namaz kılar, yılda bir ay orucunu tutar, parası varsa zekât verir, birkaç defa hacca gider, tasadduk eder, sadaka verir, çeşitli iyilikler yapar ve de  cihadı unutur, sorumluluğunun bittiğini zanneder ve Cennete hazırlanır. Yok öyle yağma hasanın böreği.. Cehennem hem lüzumsuz değil, Cennet kolay değil… İbadetler her kulun asli görevidir, kabul edilip/edilmeyeceğini Allah bilir. Cennetin tapusunu almak hayal  değildir. Kul olmak, kul olarak yaşamak ve ölmek de günümüzde er kişinin kârıdır. İman ister, yürek ister, cihad ister.. 

İman-ı kâmil, âmeli Salih yaşamak ve ölmek hiç kolay değildir.

Müslümanlar, müminler uyanmalı, cihadı bilmeli, terk etmemelidir. Dünün Ebu Cehilleri, Lehepleri, Neronları, Firevunları, Nemrutları yanında, bugünün de  aynı isimde adamları  vardır, Şeytanla birlikte görevlerini yapıyorlar. Biz ne yapıyoruz, neyin neresindeyiz?

Mert yürekli, hakkı söylemekken çekinmeyen Prof. Dr.. Orhan çeker’i tebrik ediyor, bir şiirimle yazımı noktalamak istiyorum:

AYAĞA KALK MÜSLÜMAN!

BU DÜNYA  DEĞİŞİYOR, MÜSLÜMANLAR  UYKUDA,

DEĞERLER ALT/ÜST OLDU, SOFRALAR BALLI/BÖREK,

EŞEK ÇEKMEZ  VEBÂLİ, CİHAT  KALDI  KUYTUDA,

AÇLIKTAN  ÖLENLER VAR, EKMEK YERİNE ÇÖREK,

YETER ARTIK UYUMAK, MÜSLÜMAN  UYANMALI!

         TAĞÛT SİSTEM ÇÖKÜYOR, KURTARICI GELECEK,

         ASIR  KAOS  ASRIDIR, HAK  BÂTILI  DELECEK,

PATLA SODOM GOMORA, HERKES YERİN BİLECEK,

GELİYOR EHL-İ İMAN, EHL-İ KÜFRÜ BOĞACAK,

YETER ARTIK UYUDUN, AYAĞA KALK MÜSLÜMAN!

MUSA’YI TAŞIYAN NİL, ŞİMDİ KİRLİ AKIYOR,

FİRAVUN MEZARINDAN, MÜSLÜMANA BAKIYOR,

“SAM AMCA” NAZARINDA, “KIRMIZI MUM” YAKIYOR,

DEVLERİN PAZARINDA, İSTAVROZ HAÇ TAKIYOR,

BİTSİN ARTIK UYUMA, CİHADA KALK MÜSLÜMAN!

         MÜMİNLER ÖLMEZ AHENK, BİRLEŞSİN OLSUN HEVENK,

         SOLMASIN  BU ASÎL RENK, ŞEHÂDET OLSUN TEK TEK,

         ÇATLASIN MOSKOF, FRENK, SİNEDE ATAN YÜREK,

         KEFENSİZ MEZARLARDA, ŞÜHEDÂ TOPRAK  KÜREK,

         UYAN GAFLETTEN UYAN, KENDİNE GEL MÜSLÜMAN!

GÜNEŞ DOĞDU BATIYOR, KITALAR  KAN PAZARI,

EHL-İ DÜNYA YATIYOR, DOĞRU YAZMAZ YAZARI,

HAÇLI, REJİM SATIYOR,  İSTEMEZLER  HAZARI,

DÜŞMANLAR KİN KATIYOR, HAK SAKLASIN NAZARI,

UYUDUN YETMEDİ Mİ, AYAĞI KALK MÜSLÜMAN!

         IRAK, SUDAN VE MISIR, SIRA BİR GÜN BİZEDİR,

         ERİDİ BUZDAĞLARI, MAZLUM AHI DİZEDİR,

         EMİR BEKLER SAĞLARI, HAK FERMÂNI SİZEDİR,

         ÖLÜM BİR TESKEREDİR, BU ÂLEMDEN VİZEDİR,

         RAHAT MISIN MÜSLÜMAN, RAHAT MISIN MÜSLÜMAN!

KARUN BİLE KALMADI, NİCE ZALİMLER HANİ?

MİLYONCA YILDAN BERİ, HER İNSAN  OLDU  FÂNİ,

ESKİMEZ ESKİ YENİ, , KAYNIYOR KAZAN YANİ,

VARLIK İÇİNDE YOKLUK, NÎMETLER SONSUZ, GANİ,

KEMÂLİ HAYKIRIYOR, AYAĞA KALK MÜSLÜMAN! 

Okunma Sayısı: 676
Kategori: İlhan YARDIMCI

Yazarın Diğer Yazıları

Ermeni Cemaati ve Kürt Bilinen Ermeniler

Çeşitli kaynaklardan aldığımız bilgilere ve Oxford Üniversitesi, Antropoloji Doktora Öğrencisi Hrag Papazian’a göre;bugün Türkiye’deki Hristiyan...

Erdoğan ve Ak Parti Giderse Neler Olur?

Biz özellikle Ben ve kalemim Tevhit/Vahdet ideolojisine bağlı, inandığı değerlerden tâviz vermeyen, İmanı ve âmeli...

Bursa Büyükşehir İnegöl Baskını Altında….

İlk önce “Adam” olan, Mayası ve kökü bozuk olmayan, İdeal ve ideolojisinde düşman emeller bulunmayan,...

Siz Karar Verin!…

SİZ KARAR VERİN!… Kerim Özbekler Edebiyat Dünyasından haberleri FaceBook’ta sık sık yayımlar. Fikri yapısı belli...

İbretlik Bir Hikâye

Diyanet İşleri Başkanlığı Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nde Koordinatör olarak görev yapan Yüksel Sezgin’in anlattığı ibretlik bir...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Murat Serdar ARSLANTÜRK dedi ki:

    Sapıklığın dinle, imanla alakası yoktur. Eğer açık giyinmek ( size göre açık, giyene göre değil- yani görece bir kavram ) insanın şehvet duygularını kabartıyor ve sapıklığa sevk ediyorsa, binlerce eşeğin ırzına geçen Anadolu insanının Müslüman olmasına ne diyeceksiniz? Eşekler de mi açık giyiniyor?
    Ya çocuklar? Ya Hüseyin Üzmez gibiler?
    Cevap gelmeyecek ama ben yorumumu eklemiş olayım. Tertemiz insanları, toplumu sapıklığa, tacize ve tecavüze sevk ettiği iddianız da burada kalsın.
    Allah affetsin bu iftiralarınızı.

  2. İLHAN YARDIMCI dedi ki:

    murat kardeş
    Murat ismi ise serdar yanyşana gelince, katmerli bir değern çıkar meydana.Hele bir de Arslantürk oldumu ismin sonu, perçinlenmiş bir değer olur.
    Peşin hükümle, kendi akıl ve idrakine göre karar verme, fetva verme, ahkam kesme. Düşün ve doğruları bulduktan sonra karar ver. Bi zahmet http://www.ilhanyardimci.com internet siteme gir, yazılarımı ve eserleri oku, sonra bana saldır. En büyük cehalet, bilmeden ahkam kesmek ve saldırmaktır. Misal veridğin eşek misali yanında, dekolte geçinip, aile içi taciz ve tecavüzleri nereye koyacağız. Dekolte, sosyete, sözüm ona çağdaş yaşadıklarını iddia edenlerin, intihar olayları ile zina hadiselerini nereye koyacağız. sapıklık doğrudan doğruya dinle, imanla ve edeple ilgili bir meseledir, büyük bir hastalıktır, kocaman bir yaradır. Lütfen 76 eser sahibi bu ağabeyinin İKSİR veya GÜLİSTAN isimli eserlerini oku. Görüşelim, sevgi ve muhabbetlerimle.

  3. kadir kutlu dedi ki:

    Genel kurmay başkanının balyoz sanıklarını ziyaret edip teşci ettiği,orduya kağıttan kaplan dendiği,sivil diktatörlükten bahsedilen böyle bir ortamda “bakın bizi irana çevirecekler ,dişlerini yavaş yavaş gösteriyorlar” dedirtmezmi bu çıkış.
    Dedikleri sonuna kadar doğru Prof. Dr. Orhan Çeker’in..ama zamanlama doğrumu ?
    ortam doğrumu ?

  4. Murat Serdar ARSLANTÜRK dedi ki:

    Orhan Çeker’in son bombalarını okumuşsunuzdur.
    Bacısı, anası, teyzesi tecavüze uğrayan birine: ‘E, seninki de etekle geziniyormuş ama…’ dendiğini düşünüyorum da, böyle Müslümanlar, dünyada İslam’ın neden TERÖR’le eş tutulduğuna tek başına yeterli açıklamadır.
    Bu lafları edenleri mümin kabul etmişsek, ben mümin değilim kardeşim. Eksik olsun öyle inanç.

  5. İLHAN YARDIMCI dedi ki:

    yorum yazan dostlara ve Kadir Kutlu kardeşe
    Cehalet en büyük yara, bilgisizlik ve ilim eksikliği yaralar üstüne kabuk bağlamadır.
    Bir insan kendi iradesiyle görüş ve düşüncelerini, kendi açısından yapabilir, açabilir, dilin kemiği yoktur söyleyebilir.
    Yaradılış fıtratında insan “ekmel- Ahsen-i Takvim” en üstün varlık ve kul sıfatıyla yaratılmıştır. yaradanın emir ve nehiyleri iman cevheri ile değerlendirilmiş imansız yüreklerin paslı olduğu belirtilmiştir.
    En üstün varlık ve kul sıfatıyla yaratılan ve kendisi üzerine büyük imanetler yüklenen İNSAN, başıboş değildir, temel değerlerin ölçüleri ile sorumludur.
    Benim yazımı iyi okursanız, eserlerimi iyi tetkik ederseniz, salla/pati olmadıkları, mutlaka bir araştırma ve kaynağa dayanan fikirlerin tekrarıdır.
    Örtü meselesinin şakası/şukası olmaz. Bahsettiğim ilahi emirlerde net bir şekilde örtü ve örtünmemenin cezaları belirtilmiştir. Şu meselesi üzerine basa basa hatırlatmak gerekir, her açık, her dekolte cürmü ile sorumludur, bilgisizlik ve inançsızlık yüzünden dekolte olmakta, örtünmemekte direnenlerin vebali ve hesabı Allah ile onun arasında kalmıştır. Biz zahiren yetkili değiliz, emirleri söylemekle yükümlüyüz.
    Tarihi ve kaynakları tetkik edecek olursanız, islamda ilk savaş, örtünme üzerine çıkmıştır. Tesettürün ölçüleri ve emr-i ilahi bellidir, kendi değer ölçülerimizle, bigilerimizle hüküm veremeyiz.
    Dünya bir kaosun içindedir. Kıyamet Asrı diyenlerin sayısı az değildir. Hadis ve icmaya göre kıyamet alemetleri belirmiştir. “ASRI SAADET” DEVRİ YENİDEN GELECEK, İNSANLIK YENİDEN ADALETLİ BİR DEVİR YAŞAYACAKTIR. KURTLA KUZU YENİDEN YANYANA OTLAYACAKTIR. BU ZAMAN DİLİMİ SAKLIDIR, BİZ BİLEMEYİZ.
    Dünya toplumlarını, özellikle Osmanlının mirası Türkiyeyi karıştırmak, ele geçirmek, zenginlik kaynaklarını ve gençliğini kullanmak üzere Yahudi, mason, Ermeni, moskof, Yunan ve ABD. emperyalizminin büyük oyunları, yatırımları ve tuzakları vardır. bizi birbirimize düşürmek isteyenlerin oyun ve tuzaklarına gelmememiz, imana dayalı, hakka dayalı aklın tek yolunda birleşmeliyiz.Bu millet, müslüman Türk Devleti yüce bir devlet ve millettir. 58 YILDAN BERİ KONUŞAN, YAZAN VE 76 KİTABA İMZA ATAN BİR AĞABEYİNİZ OLARAK BİZİM GİBİ DEĞERLERE SAHİP ÇIKANLARA SAHİP ÇIKIN, OKUYUN VE İLİM SAHİBİ OLUN, BAŞKALARI SİZİ DOĞRU YOLDAN ÇIKARMASIN.Bizim başka vatanımız ve başka bir dinimiz, başka bir kitabımız, başka bir bayrağımız, başka bir ezanımız, başka bir milli bütünlüğümüz yok.Gidecek yerimiz sadece ahiret sarayı ve Cennettir.Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle.

  6. havva dedi ki:

    Bütün dinlerde oldugu gibi Islam’da kadin ikici planda. Bunu Suddi- Arabitan,Iran, Afganista vs ülkelerde görüyoruz. Bu ülkelerde erkekler i
    cikiyi gizli içiyor,bir günlük evlilikle genel kadinla yatiyor. Kisaca erkek her seyi yapma hakkina sahip.Kadini asagilayan,küçunseyen, birey olarak özgürlesmesini engelleyen bu tür ahlak anlayisina”gericilik’denir. Kadin bir esyasi gibi görenlerin çogu inaçli. Kadin sidet götdü diye evinden kaçiyorsa,Afganistan’da oldugu gibi burnu kesiliyor, dayak atiliyor yada taslaniyor. Bu mu Islamin kadina verdigi deger. Cahaliye dönmi dediginiz zamanda Türk kadini Orta Asya’da daha iyi konuma sahipti. Kasini örterek 21 yy itilmisligini ve bir kedine ait bir esya gibi görenlerin çogalmamasi dilegiyle. Sizler kadini yanliz cinsel objekt olarak görüyorsunuz.Ilerici insanlar kadini yanlizca karsi cins degil bir birey olarak onun haklarina saygi duyuyor. Cinsel açlik çeken erkekler kasinin decolletesiyugrasir. Kedin esini, kizini kapatip kolunu birle açik gördügü kadina saldirmayi düsünuyor. Neden bu? Bastirilmis cinsel duyular ve kasini sadece karsi cins olark görmeden. Iste bütür ahlak anlayisini yaymak isteyen profesorler seriyatla yönetilen ülkelere baksinlar. Bir kasin olarak asla oralarda yasamak istemem.

  7. Fazilet dedi ki:

    Sn. Yardımcı,

    Konu gundemde oldugu ıcın belkı kadınlar adına destek anlamında yazınız oldugunu dusunerek okudum.

    Yazınızı okuyunca dudagım ucukladı. 2011 yılında bu kadar igrenc ve kadınları asagılayıcı yazıyı yazmanızı esefle karsılıyorum.

    Yazınız bır kez yazmanız yetmıyormus gıbı ıkıncı kez kopyalayıp yapıstırmanıza da bır anlam veremedim.

    İslamıyette kadınlara ıkıncı sınıf vatandas gıbı gormelerı bılınen bır gercektır.Kız cocugu dogdu diye dırı dırı topraga gommeyı de ıslamıyetın gereklılıklerın den bırısımıydı?

    ERkegın sahıtlıgınde bır kısı yeter, kadın sahıt olursa en az ıkı kısı ya da dort olsun dıyen bır zıhnıyetın kadınlara bakıs acısı sızce ne kadar onemlı olabılır?

    Herseyı dın ıman boyle dıyor diye kendınıze gore hukuk yaratıp kadınlara baskı kuramazsınız.

    Bosandıgı zaman bıle evlatlarını kucaklayan buyuten yıne kadındır.Cogu erkek bosandıktan sonra cocuklarını ayak bagı deyıp terketmıstır.

    Kadın herzaman ne ıstedıgını bılir, dık durur, onurludur. Cunkı kendının kım oldugunu ve kımlerı temsıl ettıgını ıyı bılendır.Kadınlar herzaman kendısıne guvenır.kadın anadır? evlattır,teyzedır,haladır,dunyanın merkezıdır.

    Bırbucuk yasındakı bebegın dekoltesımı vardı cınsel tacıze ugradı?
    Erkek cocuklarının da mı dekoltesımı vardıda mı cınsel tacıze ugruyor?
    Anadolu da 60-70 yasındakı Ayse, Fatma teyzede mı dekoltesıyle cınsel tecavuze ugruyor?

    Kadının dekoltesı degıl ama ozledıgınız serıat ise bunu da bahane olarak goruyorum.

    Adliye dosyalarını tetkik ettiğiniz zaman, işlenen cinayetlerin neden işlendiğini bilmez mi ?I.Yardımcı

    Allahın verdıgı canı Allah alır. Cınayete ne gerek var? Istemıyorsa hayatından cıkarır.Cınayetı de makullestırmıssınız. Yazıklar olsun…

    Bu yazınızı okuyan sızın gıbı dusunenlerden buyuk alkıs almıssınızdır.Kımlerın sozculugunu yapıyorsunuz?

    Kuş beyinli bile olamayan cüceler…Karanlıkta bocalayan aydınlıktan korkan, pay alamayan cahiller demekle sızın gıbı dusunenlerı tanımlamıssınız.

    Yasınıza ve beyendı goruntunuze yakıstıramadım.

    Ankara dan selamlar…

  8. Ahmet AY dedi ki:

    Üstadım décolléte ile ilgili söz söylemeyi gereksiz görüyorum. Zira size göre décolléte başkasına göre ise sadece gözleri görününce “tahrik” ve dolayısıyla “tecavüze teşvik” için gerekçesi! oluşur. Bunların ötesinde kadının sesini avret sayan, hatta hatta gölgesinden bile “tahrik olup” “tecevüzüne gerekçe kılan” anlayışlarda yok değil. İnsan nefsinin ipini koparınca tahrik olacağı 300 bahane bulabilir. Yani işin décollétesi uçkurunu bağlamayanların bahanesidir. Bari bunu dine bağlamayınız.
    Kıyamet ve icma’… El insaf! Peygamberin bile bilgisi dışında olan bir “büyük hadise”yi öyle icmalara falan bağlamayın. Lütfen bana da ilim, tahsil, fetva demeyin, zira bu satırların sahibinin vehbi olmasa da az da olsa bu konularda söz söyleyebilecek kesbi ilmi vardır. Konuyla ilgili rivayetlerin hiç biri mütevatir, hasen hatta sahih bile değildir.
    Kıyameti ve alamaetlerini bütün alem toplansa bi-le-mez. 1380 yıldır “alametleri belirdi, arttı, çok artı yaklaştı” türü ilim ve bilimden mahrum rivayet ve söylenceler dinledik ve dünyanın imarinı öteledik. Yeter lütfen.
    Saygılar.