Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Camus Sendromu…


02 Aralık 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Bugünlerde “Camus Sendromuna” tutulduk topluca.

Nedir? Diye soracaksanız.

Uydurdum ben de işte.

Demiş ki Albert Camus:

“Oldum olası içimde biri, tüm gücüyle hiçbir şey olmamaya çalışıyor!”

Yalan mı?

Hep umut ettik. Umutsuzluk ancak ölüler içindir, diye düşünmüştük.
Belki de buna dayandık. Öyle ki, küçük bir umut karşılığında her şeyimizi verdiğimiz yıllarımız olmuştur.
Önce gözyaşlarımızı sildik. Daha sonra da sebep olanları…

Ardından pişmanlıklar yaşadık tabii ki.
Çünkü en önemli değerimiz olan zamanımızı, emeğimizi tüketmiştik, değmeyen insanlar için…
Sonrası malum tabii…
Hep havale ettik Yüce Yaratıcımıza. Onu vekil kılmıştık, yokluklarımızda dahi…
Ha, havale ettik, diye biz gibileri;
“Sus pus” olduğumuzu sanmasınlar, bundan sonra er veya geç “O” konuşacak nasıl olsa!
Haklarımızı helâl eder miyiz zamanla, bilmem ama…
Gün gelince soracak nasıl olsa birileri;

“Nasıl bilirdiniz?” Diye…

Belki ben de yüksek sesimle;

“Yeterince tanıyamamışım,” der geçerim…

Sonrası mâlum tabii, vekil kıldığımız yargılayacaktır; nankör, vefasız, haksızca bizden çalan hırsızları.

Sait Faik’ de umuda yenik düşmüş yazarlarımızdan biriydi ki, yazmaya kısa süreliğine de olsa ara vermişti.
Adadaki Robinson yalnızlığında anlamış ki;

“…Ah bu insan yüzleri!
Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldıklarımız…”

Düşüncesiyle yeniden yontmuş kalem ucunu.

Siz yine de umuda kurşun sıkmayın bence. Yazgısına razı olan Nazım’ a kulak verin:

“Bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk. Ama yine de eksik etmeyiz, sol cebimizdeki umudu.”

Bendeki ise çok daha farklı düşünceler. Hani olur ya kimi tanıdık insanlara rast gelince;

“Görüşürüz,” demek yapay geliyor bazen bana.

Keşke daha cesur olabilsem de,

“İşin düşünce görüşürüz,” diyebilsem onlara…

Ah işte bendeki de “Camus Sendromu” galiba..!

Size şimdilik, HOŞÇA KALIN desem…

Emine Pişiren / Kocaeli

Okunma Sayısı: 34

Yazarın Diğer Yazıları

Topuklu Ayakkabının Hikayesi

Bir anımda topuklu ayakkabının nasıl denize düşürdüğümü yazmıştım. Ve eve kadar nasıl da yalınayak gidişimi…...

Eski Çakmak

Köyün birine eski zamanda bir çakmak getirmişler. Çakmak o kadar kıymetli ki, sağı-solu yakmaması, yanlış...

Analar Öpülmesin Artık..!

Televizyonu açıyorum: Kanallarda safari yapıyor gözlerim. Ve hep: 18+ Şiddet, cinsellik, uyuşturucu bağımlılığı, korku, vs...

Hayal Satmışım

HAYAL SATMIŞIM… “Hayal kuran ölmez.” E. P Lisede okuduğum yıllardı. Herkesin sahillerde keyif çatıp, dinlendiği...

Benimle Evlenir misin? (III)

Gelin sizinle farklı bir finale imza atalım. Aslında bu hikayeyi 1999 senesinde yazmıştım. Finale çeyrek...