Otuz yıl uzun bir süre. Değişim için yeterli, çözümsüzlük için fazla.
Buca’da son 30 yılın hikâyesi; yalnızca belediye başkanlarının değil, aynı zamanda planlama anlayışının, önceliklerin ve ertelenen kararların hikâyesidir. İsimler değişti, dönemler değişti, siyasi koşullar değişti. Buna karşın ilçenin temel sorunları büyük ölçüde aynı kaldı.
Cemil Şeboy – Uzun Süreli İstikrar (1994–2009)
Buca’da uzun soluklu bir dönem denildiğinde ilk akla gelen isim Cemil Şeboy’dur. Bu dönemde parklar, sosyal tesisler ve çeşitli fiziki düzenlemelerle ilçenin görünümünde belirgin değişimler yaşandı. Buca, nüfus ve yapılaşma açısından hızlı bir büyüme sürecine girdi.
Ancak bu büyümenin altyapı ve ulaşım planlamasıyla aynı ölçüde desteklenemediği yönündeki eleştiriler de bu dönemin önemli bir parçası oldu. Trafik, otopark ve altyapı sorunları kalıcı biçimde çözülemedi. Büyüme sağlandı; ancak planlama tartışmalı kaldı.
Ercan Tatı – Atatürkçü Duruş, Yarım Kalan Süreç (2009–2014)
Ercan Tatı, Atatürkçü kimliği ve CHP’li duruşuyla sahada aktif, mahalle odaklı bir belediyecilik anlayışı sergiledi. Sosyal projeler, çevre düzenlemeleri ve doğrudan temas bu dönemin öne çıkan unsurları oldu.
Ancak bu süreç, birçok açıdan yarım kalan bir dönem olarak değerlendirildi. Şartlar ve süre elverseydi, kentsel dönüşümden altyapıya kadar daha kapsamlı projelerin hayata geçirilebileceği yönünde kamuoyunda yaygın bir kanaat oluştu. Hizmet üretildi; ancak yapısal dönüşüm için zaman yeterli olmadı.
Levent Piriştina – Yüksek Beklenti, Sınırlı Sonuç (2014–2019)
Levent Piriştina, göreve yalnızca genç bir belediye başkanı olarak değil, güçlü bir siyasi mirasın temsilcisi olarak başladı. Babası, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan Ahmet Piriştina, 2004 yılında görevdeyken hayatını kaybetmişti.
Yıllar sonra Levent Piriştina da Buca Belediye Başkanı olarak görev yaparken, 2019 yılında ani bir kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Baba ve oğlun görev başındayken vefat etmesi, İzmir siyasetinde derin bir iz bıraktı.
Bu dönemde sosyal belediyecilik anlayışı, kültürel etkinlikler ve gençlik projeleri ön plana çıktı. Belediyenin daha ulaşılabilir bir profil çizdiği gözlendi. Ancak Buca’nın kronik altyapı, trafik ve kentsel dönüşüm sorunları daha kapsamlı çözümler gerektiriyordu. Beklentiler ile elde edilen sonuçlar arasındaki mesafe zaman zaman eleştiri konusu oldu.
Erhan Kılıç – Pandemi Koşullarında Yönetim (2019–2024)
Erhan Kılıç dönemi, pandemi gibi olağanüstü koşullar altında başladı. Sosyal yardımlar ve kriz yönetimi öncelik kazandı.
Ancak ekonomik daralma ve uzun süredir devam eden yapısal sorunlar bu dönemde de çözüme kavuşamadı. Buca, mevcut durumu korumaya yönelik bir yönetim anlayışıyla ilerledi.
Görkem Duman – Değişim Söylemi ve Mali Zorluklar (2024– )
Görkem Duman göreve değişim vurgusuyla başladı. Kısa sürede mali denge, grevler ve hizmet aksamaları tartışma yarattı. Uzlaşmalar sağlandı; mali disiplin ve sürdürülebilir hizmet üretimi hâlen hassasiyetini koruyor.
Genel Değerlendirme
Buca’da öne çıkan temel sorunlar:
Trafik ve ulaşımda kronik sıkışıklık
Otopark yetersizliği
Altyapı ve yağmur suyu sorunları
Kentsel dönüşüm belirsizliği
Plansız ve yoğun yapılaşma
İzmir’in en kalabalık ilçelerinden Buca, nüfus kaybıyla da gündemde. 2025’te 523.193 olan nüfus, 2026 sayımına göre 520.941’e geriledi.
Bu durum, ilçede planlama ve hizmetlerin yeterince hızlı ilerlemediğini bir kez daha gösteriyor.
Buca büyürken planlama aynı hızda ilerlemedi. Değişen isimler her dönem yeni umutlar getirdi. Değişmeyen sorunlar ise sabrı tüketti.
Yerel siyasette kırılma noktası burada: sabrın tükendiği yerde değişim artık bir tercih değil; zorunluluk.
Sorunların yaşı otuz yılı geçti; çözümün yaşı daha fazla gecikmemeli.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
























