Bir ülkenin geleceğini yalnızca yolları, köprüleri, fabrikaları ve teknoloji yatırımları belirlemez. Bir ülkenin asıl geleceği, insanının zihninde kurulur. O zihni besleyen en güçlü kaynaklardan biri ise hiç kuşkusuz kitaptır.
Bugün Kitap Okuma Günü’nü kutlarken aslında yalnızca bir alışkanlığı değil, bir toplumun düşünme biçimini konuşmamız gerekiyor. Çünkü kitap okumak, sayfaları çevirmekten çok daha fazlasıdır. Okumak; anlamaktır, sorgulamaktır, karşılaştırmaktır, başkasının dünyasına bakabilmektir. Kısacası okumak, insanın kendisini ve yaşadığı dünyayı yeniden keşfetmesidir.
Günümüzde bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Birkaç saniye içinde yüzlerce bilgiye, habere ve yoruma ulaşabiliyoruz. Ancak bilgiye ulaşmanın kolaylaşması, doğru bilgiye ulaşmayı kendiliğinden sağlamıyor. Tam da bu nedenle kitapların değeri azalmak yerine artıyor.
Çünkü hızlı tüketilen içeriklerin aksine iyi bir kitap insana durmayı öğretir.
Düşünmeyi öğretir.
Sabretmeyi öğretir.
Bir fikrin arkasındaki nedenleri araştırmayı, farklı düşüncelere tahammül etmeyi ve gerektiğinde kendi düşüncesini değiştirebilmeyi öğretir.
Bugün özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kitapla kurduğu ilişki üzerinde daha fazla düşünmemiz gerekiyor. Onlara yalnızca “Daha çok kitap okuyun” demek yeterli değil. Önce okumanın hayatımızdaki yerini değiştirmemiz gerekiyor.
Evinde kitap olmayan bir çocuğa kitap sevgisinden söz etmek kolay değildir. Çocuğuna sürekli telefonunu bırakmasını söyleyen ama elinden telefonunu düşürmeyen bir yetişkinin verdiği mesaj ise çok daha güçlüdür: Çocuklar, nasihatlerden önce davranışları örnek alır.
Bu nedenle kitap okuma kültürü okulda başlayıp okulda bitmemelidir. Ailede, sokakta, kütüphanede, iş yerinde ve hayatın her alanında görünür olmalıdır.
Bir çocuğun eline verilen kitap, yalnızca birkaç yüz sayfalık bir eser değildir. O kitap, çocuğun hayal gücüne açılan bir kapıdır.
Bir gencin okuduğu roman, onun başka hayatları anlamasına yardımcı olabilir.
Bir yetişkinin okuduğu tarih kitabı, bugününü daha doğru değerlendirmesini sağlayabilir.
Bir şiir kitabı, yıllardır ifade edilemeyen bir duyguyu tek bir dizeyle görünür kılabilir.
İşte bu yüzden kitap, yalnızca bireysel gelişimin değil, toplumsal gelişimin de temel araçlarından biridir.
Okuyan toplumlar yalnızca daha fazla bilgiye sahip olmaz. Aynı zamanda daha fazla soru sorar. Daha fazla sorgulayan toplum ise daha güçlü bir demokrasi, daha bilinçli bir yurttaşlık ve daha nitelikli bir gelecek inşa eder.
Kitap okuma oranlarını yalnızca istatistik olarak değerlendirmek bu nedenle eksik kalır. Asıl mesele, toplumun kitapla nasıl bir ilişki kurduğudur. Kitap bir lüks mü, bir eğitim aracı mı, bir boş zaman etkinliği mi, yoksa hayatın doğal bir parçası mı?
Bizim cevabımız net olmalıdır:
Kitap, hayatın doğal bir parçası olmalıdır.
Kütüphaneler yalnızca sessiz salonlardan ibaret olmamalı; çocukların merak ettiği, gençlerin kendini bulduğu, yetişkinlerin yeni dünyalar keşfettiği yaşayan mekânlara dönüşmelidir.
Kitap kampanyaları yalnızca belirli günlerde hatırlanmamalı. Belediyeler, okullar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör, okuma kültürünü kalıcı hâle getirecek projeleri desteklemelidir.
Çünkü bir topluma yapılabilecek en uzun vadeli yatırım, insanın zihnine yapılan yatırımdır.
Bugün bir çocuğa kitap hediye ettiğinizde belki onun hayatında neyi değiştirdiğinizi hemen göremezsiniz. Ama o kitabın bir cümlesi yıllar sonra bir kararın, bir mesleğin, bir hayalin hatta bir hayatın başlangıcı olabilir.
Belki de Kitap Okuma Günü’nün bize hatırlatması gereken en önemli gerçek budur:
Bir kitabın etkisi, okunduğu gün bitmez.
Bazen bir kitap bir insanı değiştirir.
Bir insan bir aileyi etkiler.
Bir aile bir çevreyi dönüştürür.
Ve zamanla bu dönüşüm bir topluma yayılır.
Bu nedenle bugün gelin, kitapları yalnızca raflarımızda saklanan nesneler olmaktan çıkaralım. Çocuklarımıza, gençlerimize ve birbirimize kitap hediye edelim. Birlikte okuyalım, konuşalım, tartışalım.
Çünkü güçlü bir ülke yalnızca güçlü ekonomilerle değil, güçlü zihinlerle kurulur.
Ve güçlü zihinlerin yolu, çoğu zaman sessizce açılan bir kitabın ilk sayfasından geçer.
Kitap Okuma Günü kutlu olsun.
Bugün bir kitap açın.
Belki de o kitabın bir sayfasında, geleceğinize açılan kapıyı bulacaksınız.
Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Denetmen















