Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Kemal ÖZER

Bilinç krizi Ve Küresel Tezgâhta Dublör Olmak

Kemal ÖZER Yazar Kemal ÖZER
15 Ocak 2010
Kemal ÖZER
1
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Medenileştiği empoze edilen insanoğlu kendi iddiası farklı olsa bile, eskiye oranla belki de daha barbar, saldırgan, açgözlü ve şiddet salmalı altında. Çoğu insan farkında olmasa bile, işgal edilen tek şeyi toprağı değil. Başta zihni olmak üzere işgal edilmeyen hiçbir şeyi kalmamış adeta.

Bu işgaller ezici çoğunluğu ne zaman ve nerede patlayacağı belli olmayan serseri bir füzeye dönüştürmüş durumda…

Tarihin hiçbir döneminde insanlığın bu kadar çok imkânı olmamıştı.  Yine belki de tarihin hiç döneminde de bu kadar kalabalık değildi insan nesli. Bütün bu kalabalığa rağmen; insan, tarihin hiçbir döneminde kendini bu kadar yalnız ve çaresiz hissetmemiştir.

İki dünya savaşı ve her biri bu dünya savaşları kadar vahşi ve acımaz olan Kore, Vietnam, Kamboçya, Bosna, Ruanda savaşları ve halen devam eden Filistin, Keşmir, Afganistan, Çeçenistan dramları bu yüzyılın utanç tablolarından…

20. yy sadece askeri savaşlarıyla değil, fıtratla ve doğalla yapılan en büyük ve en acımasız savaşın da hız kazandığı hatta ürkütücü boyutlara ulaştığı bir çağ olarak kayda geçti…

Şimdilerde ‘kalıtım mühendisliği’ denilen genetik mülkiyet/tahribat/garabet/ifsat/âfet…

Gıdaların bir beslenme ve ilaç olma fonksiyonu yitirttirilip bir mide doyurma ve hastalık aracına dönüştürülmesi…

Bu sayede de ilaç bağımlısı hatta bir ilaç maymununa dönüştürülen bitkiler, hayvanlar ve insanlık…

Laboratuarda geliştirilen salgın hastalıklar ve bu hastalıklar için geliştirildiği iddia edilen ancak çok kirli bir savaşın silahı olan aşılar…

Otçul beslenmesi gereken ancak tamah, ihtiras ve tahakküm için kendi türü tükettirilerek yamyamlaştırılan hayvanlar ve bunun neticesi deli dana gibi tehlikeli hastalıkları devralmakla kalmayan kuş gribi, kene ve domuz gribi gibi laboratuar hastalıklarıyla tanıştırılan yirmi birinci yüzyıl…

Evet, yaşadığımız yüzyılın son skandalı hiç tartışmasız “domuz gribi salgını” ve “domuz gribi aşısı”…

Bilgi bombardımanı bazı şeyleri unutmamıza neden olabiliyor. Küçük bir hatırlatma yapacak olursak…

Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Nisan ayında dünya nüfusunun yüzde 30’u domuz gribi hastalığına yakalanacak ve yakalananlar önemli bir kısmı ise ölecek kehanetinde bulunmuştu.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise ‘aşı yapılmaz ve tedbir alınmazsa Türkiye’de 21 milyon kişinin hastalanacağını 5300 kişinin hayatını kaybedebileceğini, dolaylı kayıplar hariç salgının toplam maliyetinin 1,1 milyar TL olacağını iddia etmişti.

Bizse, “Griplerdeki domuzluk” başlıklı makalemizde ‘Bir zamanlar dünyayı kasıp kavuran kuş gibine ne oldu? Neden birden aramızdan ayrıldı? Kuş gribi gerçek miydi, gerçekse amaç neydi? Peki, bu virüsle kim neyi hedeflemişti? Sorularını üzerinden belirli çıkar amaçlarının laboratuarda ürettikleri özel bir virüsleri ve bu virüslerin arka planını özetlemeye gayret etmiştik.

“Domuz gribi aşısı olmayacağız. Çünkü…” başlık makalemizde ise “ülkeye getirildiği iddia edilen aşıların tartışmasız bir komplo olduğu, su götürmez bir gerçek. Bu nedenle neden aşı olmamamız gerektiğini ve insanlığa reva görülen bu komplodan kimin ne çıkarı olduğunu izah etmeye gayret edelim. Aşı neden gereksiz, hatta neden tehlikeli” cümleleriyle izah etmeye gayret etmiştik çıkar çevrelerinin hedeflerini.

Öncesinde ise 3 Haziran 2009 Vakit Gazetesi’ne verdiğimiz mülakatta ise domuz gribinin bir skandal değil derin bir tertip olduğunu belirterek, “Burada bir iyi niyetten değil derin bir plandan söz edilmesi gerekir. ABD önce virüs ihraç ediyor sonra ilaç” diyerek uyarmıştık.

Şükür ki yine haksız çıkmadık.

Keramet bizde değildi elbette.

Yaptığımız tek şey, tekerrür eden tarihi hatırlamak ve de muhataplarımızın şeytanın işbirlikçisi olduğu konusundaki dikkatimizdi o kadar.

Biliyorduk ki hedef on ikiden vurulunca kuş gribi virüsü birden ortadan kaybolmuştu. Tıpkı tutmayan plan nedeniyle birden bire üstü kapatılmak istenen domuz gribi gibi. Daha birkaç hafta önce bugünkü ifşaatları görmüşçesine Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “artık domuz gribi ölümlerini açıklanmayacak” şeklindeki yeni kehaneti yeni bir planın geliyor olduğunu görmek için yeterliydi.

Çünkü Finlandiyalı eski Sağlık Müdürü Dr Rauni Kinde’nin domuz gribi virüs ve aşısına ait planın ABD Başkanlarından Henry Kissinger ait olduğunu ve bu yöndeki kararın son Bilderberg toplantısında alındığı ve asıl amacın ise milyarlarca dolar kazanarak dünya nüfusunu üçte iki oranında azaltmayı hedeflendiği iddiası….

Ve İngiltere Toplum Bilimi Enstitüsü (ISIS) tarafından hazırlanarak İngiltere Sağlık Ofisi ile ABD Gıda ve İlaç Yönetimi Başkanlığı’na ileten çarpıcı rapordaki toplu aşıların, felakete çıkarılan bir davetiye olduğu gibi veriler birçok çalışma ve bu virüsün beklenen etkiyi yapmaması görünmeyen güçlü ve yüce bir elin insanlığı önemli ölçüde şeytani bir plandan koruduğunu yani tüm planların üstünde plan yapan bir gücün olduğunu hep birlikte bir kez daha müşahede ettik.

Bu süreçte Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Margaret Chan domuz gribi aşısı olmayı reddettiğini itiraf etmesi elbette ‘tarihi gaflet’ti elbette. Ama ne derler ‘söyleyen değil söyleten bak!’

Garip grip senaryoları, batının insanlığın önüne koyduğu ne ilk be de son oyun. İbret almadığımız takdirde yeni yeni tekerrürler yaşatacaklar muhakkak.

Aşı oyunuyla hedeflenen kirli senaryo, aşıların sahibi Rocfekeller’e ait Harward Üniversitesi ile Avrupa Konseyi Sağlık Birimi’nin faturayı ilaç şirketlerini kesmesine alet olup bu Bilderberg tezgâhının arka planını görmemize…

Başbakan Erdoğan’ın aşı konusundaki tavrı politik tavrı, Türk halkını, büyük oranda aşının yan etkilerinden korumakla birlikte; Başbakan’ın Sağlık Bakanı’nın basiretsiz bir şekilde bu kirli çarka alet olmasına ve işi nefsi hatta süfli arzularına alet etmesine izin verdiği gereçeğini sormak hakkımızın olduğunu da engel olmamalı!

Fakat bütün bunlar kasırga bitti ‘o halde nerede kalmıştık’ şeklinde bir yorum ve geçiştirmeye neden olmamalı.

NE YAPMALI?

İnsanlığı üzerinde dolaşan tüm karabulutlardan kurtarmak için şimdi köklü bir devrim gerekiyor.

Her şeyi işgal edilen ve yeniden topyekûn inşaya muhtaç olan toplumlardan sağlıklı bireyler ortaya çıkmayacağını unutmamalı. Bu yüzden akletmeye her zamankinden daha da muhtacız.

Çünkü insanlığa dayatılan aldatıcı hayat tarzı, sentetikleştirilen duygular, dünyevi zevk, şehvet ve ihtiraslar, insanların pek çoğunu esir almış durumda.

O halde her şeyi bir mala dönüştüren modernitenin para, şiddet, cinsellik, haz, hırs ve sahte gıda gibi kutsallarından kurtulmak için bu kirli bir tezgâhın arka planının bir nebze aralandığı bugünlerde yeni adımlar atmamız gerekecek!

Modernizmin bir başka deyişle küresel düzen kurucularının, insan dâhil her şeyi makineleştirmeyi amaç edindiklerini, bunun içinde sahte kutsallar geliştirdiklerini; insan topluluklarını dili, ırkı, cinsi, kültürü ve kimliği ne olursa olsun çıkarcı, renksiz ve kimliksiz bireylere dönüştürdüğünü biliyoruz.

Hatta insanların olup bitenin anlamalarının engellenmesi, maskelenmesi hatta felç edilmesi için bitmek tükenmek bilmeyen girift ve karmaşık kavram ve veriler ortaya atılarak sürekli olarak tekrarlandığını…

Eskiden devletin mülkü gibi olarak yetiştirilen bireylerin şimdiler ise küresel şirketlerin ve örgütlerin birer nesnesi gibi yetiştirildiğini de biliyoruz.

Bütün bu gerçekliğe rağmen ümitsiz olmaya hakkımız olabilir mi?

Elbette ve kesinlikle hayır! Kıyamet doğru hızla ilerlesek de bir taş alıp şeytana atmaya hâlâ muktediriz. Bize düşen; şeytanı yaralamak ya da öldürmek değil, taş alıp atmak…

Gerisi Yaratıcının işi…

Akletmek, aklımıza mukayyet olabilmek ve hep birlikte birer taş alıp şeytanlara atabilmek dileğiyle…

Paylaş
Etiketler: domuzdünyagribisağlıksıkandalıyüzyılın
Önceki Yazı

Mendilimde Gül Oya

Sonraki Yazı

Kırlangıç Ömürlü Şair: Cemal Süreya

Kemal ÖZER

Kemal ÖZER

İlişkili Yazılar

Kemal ÖZER

Hoşça kalın, Allah’a Ismarladık

02 Şubat 2021
5k
Kemal ÖZER

Ya Şimdi Yahut Bir Asır Daha Esarete Devam

17 Ağustos 2020
5k
Kemal ÖZER

‘İlaç’ Savaş ve Suç Ürünüdür

14 Mayıs 2020
5k
Kemal ÖZER

Kemalizm: Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı

05 Mayıs 2020
5k
Sonraki Yazı

Kırlangıç Ömürlü Şair: Cemal Süreya

Yorumlar 1

  1. ugurozaltin says:
    16 yıl önce

    Hayvanlar üzerinde denenmeden direk insanlar üzerinde deneniyor her şey. Hayvanlar kurtuldu yani :>

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap