Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Perşembe, Ocak 29, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Mehmet Halil ARIK

Başbakana Açık Mektup!

Mehmet Halil ARIK Yazar Mehmet Halil ARIK
14 Şubat 2010
Mehmet Halil ARIK
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Sayın Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan;
Ben bu ülkenin emekli bir eğitimcisiyim.
Ülkemin içinde bulunduğu durumdan rahatsızım, huzursuzum, endişeliyim!…
Huzursuzluğum ve endişelerim, gün geçtikçe umutsuzluğa dönüşmekte…
Eğer bu endişeleri taşıyan benim gibi üç-beş kişi olsaydı, bizleri elinin tersiyle itip, görmezlikten gelebilirdiniz. Hatta, pek çok kişi ve kuruluşlardan esirgemediğiniz o azarlayan öfkeli tavırlarınızı sergileye bilirdiniz!…
Ancak, ülkede huzursuzluk çığ gibi büyümekte, bir veba salgını gibi, toplumu sarmakta… tehlikeli bir sel gelmekte!…

Şöyle bir etrafınıza bakarsanız, siz de göreceksiniz!… Etrafınızı saran, tehlikeli gidişi sizden saklayan ve kamufle eden, yandaşlarınızdan bir an için kurtarın kendinizi!… Bir vatandaş olarak, bir eğitimci olarak, henüz vaktin geçmediğini, ama, geçmekte olduğunu görüyorum!… Yarın çok geç olabilir. Size doğru bilgi aktarmayan, gerçekleri göstermiyen, bürokraside, basında size övgü düzen yandaşlarınızı gün gelipte yanınızda göremediğinizde hayal kırıklığına uğrayacağınızı bilin!.. Nerede DP’nin Has Bahçe Bülbülleri..?, Nerede Özal’ın Papatyaları..?, Nerede Çiller’in kurşun atan kurşun yiyen “kutsalları?” Neredeler, kiminle birlikteler? Hiç bir dönemin mersiye yazarları yalakaları, dalkavukları eksik olmamıştır, ama batış dönemlerinde gemiyi ilk terk edenler de onlar olmuştur!… Tarih bu örneklerle doludur!…

Lütfen uyarılara kulak veriniz. Eğer ben ve benim gibileri “sıradan” görürseniz, bu ülkenin siyasi kaderinde yarım asır etkin olmuş, 7 kere gidip bir o kadar geri gelmiş, darbeler görmüş, hapis yatmış, siyaseten yasaklanmış yönetimin en yüksek kademelerine kadar tırmanmış, ilerlemiş yaşına rağmen hala ülke sorunlarından elini eteğini çekmemiş, uyarılarını sürdüren Sayın Süleyman Demirel’e kulak veriniz!…

65’ı aşan yaşımda hiç “Demirel’ci” olmadım!.. Oysa, Demirel size benden daha yakındı o dönemlerde. Onun, övgüler düzdüğü, toz kondurmadığı “tespih çekenler”dendiniz. Bizlerin söyleyecekleri, sizin için sıradan ve anlamsız gelebilir, ama, Sayın Demirel’in söylemleri tarafınızdan dikkate alınmaya değer bulunmalı!…
Eğer siz, ülkeden ülkeye gezmekten, “ne pahasına olursa olsun” diyerek ortaya attığınız konularla meşgul olmaktan vakit bulamazsanız, bu işi sizi korumayı görev edinmiş yandaşlarınız, akıldaneleriniz yapsın!.. Demirel çok önemli şeyler söylüyor, uyarılarda bulunuyor. Söylemleriyle, “sizi ben bile kurtaramam” demeye getiriyor .Bu uyarının bir zamanlar dikkate alınmamasının bu ülkeye nelere mal olduğunu yaşadık gördük!…
Ne diyor bakın, Sayın Demirel: (Leyla Tavşanoğlu ile yaptığı söyleşi-Cumhuriyet)
”Kurumları çatıştırmayın”.. “Devletin kurumlarını halkın nezdinde itibarsız hale getirerek, devleti zaafa uğratıyorsunuz, siz onun gücü sayesinde iş görüyorsunuz.” .. “İşler bir düzen içinde yürütülecektir. Kurumların başındakiler benden olsun dersen bu devleti ele geçirme hadisesidir”…. ”Askerin dışında,ağır silahlarla teçhiz edilmiş güvenlik gücüne niçin ihtiyaç duyulmuştur?, Bunun sonucu, iki ağır silahlı gücün birbiriyle çatışmasıdır. Anayasa, Türkiye’nin korunup kollanması görevini Askere vermiştir. Hadi o görevi elinden alın!…
Türkiye’de bu kadar yıl siyasetin içindeyim, siyasetin bu kadar tıkandığını, bilmiyorum, zihinler çok karışık,.. İnsanlar huzursuz, kaygılı, şüpheli. Ortam çok gergin. Türkiye’nin sokaklarında hergün kavga var. Bu kavganın bir kısmı çok ciddiye alınacak cinsten. Vatandaş biribiriyle, devletle, askeriyle polisiyle kavga ediyor. …
Ve kırıcı dökücü, alet ve vasıtalar kullanılıyor. Bu olaylar yurdun çok yerinde oluyor. Vatandaş “ne oluyoruz, nereye gidiyoruz” sorusunu soruyor.
… “Devlet kurumlardan ibarettir. Siyasi iktidar da o kurumlardan birisidir. Siyasi iktidar dahil, kurumların tümünün görevleri yetkileri, sorumlulukları anayasada yazılmıştır. Hepsinin ayrı görevleri var. Bunların ahenkleştirilmiş olması o ülkede huzurlu idareyi sağlar.
… “Ülkenin Genel Kurmay Başkanı, ‘toplum ne hale geldi’ diyebiliyor,… manevra kıyafetiyle, kuvvet komutanlarıyla birlikte… ‘biz rahatsızız’ diyor!.
Ülke yönetimi ise, ‘sizin rahatsızlığınız nedir?’ diye sormuyor.
…Yargıtay başkanı, ‘yargıda yangın var. Yargı siyasallaştı, bölündü!…’ diyor.. Bunların ciddiye alınması gerekir!. Yargıtay başkanı ayrıca diyorki: “Yargıya karşı savaş açılmıştır..(Askerlerinde kendilerine karşı, asimetrik bir savaş sürdürüldüğünü söylediğini de biliyorsunuz.)
“… Bu laflar mana taşır. Bir taraftan da ülkeyi yönetenler kurumları ele geçirme gayreti içinde. Burada siyasi iktidarla devlet karışıyor…
… Devlet baş, siyasi iktidarlar kasket gibidir. Kasket eskir, yenisini alırsınız.. ama başı eskitmeyin… S i z b a ş ı e s k i t i t i y o r s u n u z !…
…Siz onun sayesinde iş görüyorsunuz.!.. ama onu g ü ç s ü z h a l e g e t i r i y o r s u n u z!…”

Sözü açılıma getiriyor sayın Demirel ve diyor ki;
“ …Bu bir ulus devletti. Ulus bir bütündü, bu bütünlüğün parametresi din, ırk değil vatandaşlık, mensubiyet, geçmiş gelecek bütünlüğüydü. Siz bu bütünlüğü bir kenara bıraktınız, meseleyi ırk ve mezhep meselesine getirdiniz. Bu çok büyük huzursuzluk yarattı!…”
Ve ekliyor Sayın Demirel;
…”…Ben devletin zor zamanlarını görüp bildiğim, idarede bulunduğum için, bu gördüklerim beni rahatsız ediyor, ve diyorum ki, Türkiye’nin bir şeyi yanlış!.. “ Türkiyenin kurumlarını sayıyor Demirel…” Bunların hepsi var. Ama bunlar ahenk içinde çalışamıyor!.. Demek ki ülke yönetilemiyor!… 2010 yılına girerken, ben ülkemdeki vatandaşımdan daha çok huzursuzum!.. “
Şunu da eklemeyi ihmal etmiyor, Demirel. “Ama umutsuz değilim!…”
Sayın Başbakan; Sayın Demirel biz vatandaşların huzursuzluğunun boyutunu bilmediğinden, kendi huzursuzluğunu en büyük sanıyor. Keşe bizler de Sayın Demirel kadar umutlu olabilseydik!…

Sayın Başbakan,
“ Peki, ne yapılmalı?” sorusuna Sayın Demirelin verdiği cevap sizin için çok önemli…Sizin yaşınız kadar bir süreyi siyasette ve siyasetin her kademesinde geçirmiş bir kişinin söylemleri olarak çok önemli:
“ …Ülkede huzursuzluk var, başını kaldıranı Ergenekoncu diye tutukluyor, ne zaman yargılaracağı ve netice alınacağı meçhul!… Bu ülkenin vatandaşı rahatsız.. Telefonları dinlenmiş, doğru yanlış bu konuşmaları delil olarak mahkemelere çıkarılmış…”
“ … Eğer ülkenin Başbakanı, “beni de dinliyorlar” diyorsa, o zaman ülkenin Başbakanının üstünde ülkeyi yönetenler var… bu zaaftır. Sizi de dinliyorlarsa vay haline ülkenin!… Haberiniz varsa dinlettiğiniz için suç sizde olur. Ama haberiniz yoksa daha da suçlu olursunuz!.”
“… Darbe şüphesi içinde olmak aslında güvensizliktir. O günün Genelkurmay Başkanının bu hadiselerden haberi var idiyse ve hükümeti haberdar etmediyse kusurludur, Altında bunlar olurken haberi yok idiyse o zaman gaflettir..”

Bu yorum o günün, (ayni zamanda bugünün) hükümeti için de geçerli değil midir? O günden bu güne, niçin beklendi!.“Sivil darbe için şatların oluşması” mı?
“ … Ülkenin kanunlarını uygulamıyorsanız, zaaf içindesiniz. Ülkenin kanunlarını uyguluyoruz diye, kanunların yazmadığı cezaları uyguluyorsanız bunun adı zulümdür…. Etkiniz altına aldığınız bir takım yargı mensuplarıyla bu işleri görüyorsanız bunun adı d i k t a t ö r l ü k t ü r Bir takım kerameti kendinden menkul aydın(!) da Türkiye’de ‘Gorbaçov’un Glasnost’ dönemini yaşıyoruz, demokratikleşiyoruz, diyorlar..
demokratikleşme, gece yarısı ev basıp eşyalarına kağıdına küreğine el koymak mı? Bu çeşit muamele, kendisi gibi düşünmeyene bugün yapılıyorsa, yarın kendisine de yapılır. Hukuk herkese lazım!… Ülkede hukuk zedelenmiştir.”

Bakın sayın Başbakan, şu sözler sanki doğrudan size yöneltimiş gibi:
“ …Siz yine devletin omurgası olan askerinize güvenin. Devletinizin kurumlarının prestejiyle oynayarak nereye varacaksınız?.. Asker kanunların emrindedir. Kanunlarınız, askerin, sivil idarenin emrinde olmasına müsait değilse kanunlarınızı düzeltin.. Türkiye’nin korunması ve kollanması görevi askere verilmiştir. Evvela bu görevi askerden alın bakalım!..”

Sayın Başbakan,
İkide bir, söylemlerinizde, Menderes, ve Özal misyonundan söz edersiniz.. Bu söylemlerinizden, Demirel hayatta olmasaydı (ki kendisine daha nice sağlıklı yıllar dileriz.) onun misyonunu da görmezlikten gelmiyeceğınız sonucunu çıkarıyoruz. Çünkü sözünü ettiğiniz kişiler bu ülkenin siyasi kaderinde hem Demirelin beşte biri kadar bir süre ancak rol oynayabildiler, hem de Demirelden çok farklı siyasi görüşlere de sahip değildiler. İşte bu nedenle Sayın Demirel’in söylediklerini sadece bir görüş bildirme olarak değil, ayni zamanda “tespih çeken” eski bir dosta ikaz olarak algılayın.
Bizler bu ülkede her şeye rağmen, “*Sizi ben bile kurtaramam*” ikazlarının acı sonuçlarını hiçbir zaman görmek istemeyiz!…

Paylaş
Etiketler: Ben bu ülkenin emekli bir eğitimcisiyim. Ülkemin içinde bulunduğu durumdan rahatsızımendişeliyim!…huzursuzum
Önceki Yazı

Alçaklık ve Küstahlık :: ‘Soy’a Dönüş Süreci’ (IV)

Sonraki Yazı

Zorbalıkla Din Tebliğ Edilmez

Mehmet Halil ARIK

Mehmet Halil ARIK

İlişkili Yazılar

Uğur Mumcu… Yarınları Gören Adam (l)
Anma

Uğur Mumcu… Yarınları Gören Adam (l)

26 Ocak 2026
5k
2024’e Kahırlı Sesleniş (I)
Genel Eğitim

Makamı Can Değil “Ar” Doldurur! (l)

12 Aralık 2025
5k
Ata’ya Sesleniş (II)
Genel Eğitim

Ata’ya Sesleniş (II)

13 Kasım 2025
5k
Ata’ya Sesleniş (II)
Genel Eğitim

Ata’ya Sesleniş (l)

12 Kasım 2025
5k
Sonraki Yazı

Zorbalıkla Din Tebliğ Edilmez

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Genelleme

Genelleme

29 Ocak 2026
Kıyamete 85 Saniye!

Kıyamete 85 Saniye!

29 Ocak 2026
DİJİTAL EŞİTSİZLİK

Dijital Eşitsizlik

29 Ocak 2026
Ermeniler

Ermeniler

29 Ocak 2026
Güne Bir Not

Oy Geçişgenliği ve İdealist Fikir Arasındaki Organik Bağı Görmemezden Gelmemek Lâzım

29 Ocak 2026
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Sevgi Sığınağım

29 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap