Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Altıncı Yok Oluş mu?


29 Mart 2020 00:04

Yorum Yapılmamış

Herkese merhabalar, iyi akşamlar…

Son zamanlarda hepimiz sınanıyoruz doğa tarafından diye düşünüyorum. Bugün Covid-19 yarın başka bir virüs. Bunun sonu gelmeyecek. Neden derseniz?

Çünkü doğayı inanılmaz bir şekilde tahrip etmeye başladık. İnsanlığın sivilize olup toplu yerleşime geçtiğinden beri doğadan koptu ve büyük hatalar yapmaya başladığını düşünüyorum. Denizlerdeki ve doğadaki canlılara daha çok zarar vermeye başladık. Oysa biz de organik karbon bazlı doğanın bir parçası olduğumuzu unutarak hareket etmeye de devam ediyoruz. Evrimi hiçe sayarak, bazen de günah diyerek egolarımızı tavan haline getirip bu dünyanın efendileri, yöneticileri olduğumuzu sandık. Ama buyrun bakın şimdiki duruma zengin de fakiri de 3 liralık makarnaya muhtaç. Mantıksızca alınan tuvalet kağıtlarına muhtaç. Hayatında hiç bu kadar el yıkamamış bir insan topluluğunun durmadan deli gibi el yıkadığını görüyoruz. Korku bazen iyidir bazen de kötü. Ama bu durum farkındalığı arttırır.

5 mikrondan daha küçük bir organizmanın bütün dünyayı eve kapattığı bir dönemde her kesin hayatında ne doğru ne yanlış yaptı, ya da bu hale neden geliyoruz’u sorgulaması gerektiğini düşünüyorum. Zenginlik, güç, mevkii daha bir çok egosal saçmalığın bu işi çözemeyeceğini anlamamız gerektiğinin çoktan vakti geldi geçiyor diye düşünüyorum.

İnsanoğlunun aslında ne kadar çaresiz olduğunu o inanılmaz gücü ile ürettiğini düşündüğü teknolojinin de işe yaramadığını görmesi lazım. Sadece tek bir şey var yapılması gereken DOĞAYI RAHAT BIRAKMAK. Bunun ben başlangıç olduğunu tahribat arttıkça daha fazla virüsün ortaya çıkıp yaşamaya çalışacağını söyleyebilirim. En nihayetinde o da bir canlı ve yaşamaya çoğalmaya çalışıyor. Ama bunu bizim üzerimizde ya da başka bir organizma üzerinde yapıyor. Bugün doğanın tehdidi bizi vuruyor ve vurmaya da devam edecek.

Dünyada 5 büyük yok oluş oldu ve bu kitlesel yok oluşlarda her dönemin farklı türleri yok oldular. Bu konu hakkındaki yazıyı da buradan okuyabilirsiniz. Bu yok oluşlarda güçlü ayakta kaldı ve evrimsel süreçte gelecek nesillere genlerini aktarabildi.

Bizler tropikal bölgeleri yok etmekle kalmayıp ordaki vahşi yaşama da tecavüz ediyoruz. Doğadaki her canlının bir amacı var kimisi simbiyotik yaşamı ve birbirine fayda sağlarken kimisi tozlaşmayı sağlıyor ve daha bunun gibi liste uzar gider. Bizler her balta vurduğumuz ağaçta yok ettiğimiz yeşillik kadar eksiliyoruz. Aslında o tahribatı kendimize yapmış oluyoruz. Bu yüzden doğanın artık isyanlarda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu bölgeleri yok ederek bütün virüsleri aktif hale getirmeye başladık.

Bu yüzden olduğunu düşündüğüm doğa tahribatı bize salgın hastalıkların da artmasına sebep oldu. İşin biyolojik silah kısmına girmeyeceğim o bambaşka bir konu ama somut olarak doğanın tahribatının en önemli konu olduğunu düşünüyorum. Vahşi hayvanları tüketmemeliyiz, onlar ekosistemde çok önemli rollere sahipler. Bugün Covid-19 yarasalardan bulaştığı söylenmekte ama bana göre karınca yiyen  Pangolinlerin burada rolü yüksek olabilir. Bu ihtimali unutmamalıyız. Pangolinler, karıncayiyenler yarasa dışkısı üzerinden bunu kapmış olabirler ve Pangolin kaçakçılığı en fazla yapılan hayvanlardan biri ve bunu da tüketen insanoğlu enfekte olmuş olabilir. Bu küçük bir zincir aslında nelere sebep oluyor.

İnsanoğlu biyolojik çeşitliliği bol olan yerleri yok etmeye başladığından  beri sorunlar artmaya başladı.  Keza bunu ölümcül Ebola virüsü için de söyleyebiliriz. Afrika nüfüsunun artması ile tropikal yerlerdeki yerleşmeleri genişledi. Bu da onların özellikle maymunları avlayarak kendilerini enfekte etmesine neden oldu. Sonuçta bu virüs 10 bin yıldan fazla vardı zaten ama artık bizleri enfekte etmeye başladı yaptığımız yanlışlardan.

Hep söylerim temel bilimler eğitimine önem verilmeli. Bugün doğaya karşı bu kadar acımasız ve bilgisiz olmamızın en önemli sebeplerinden biri temel bilimler eğitiminin eksikliği. Doğa bilimleri detaylı bir şekilde ve uygulamalı anlatılmalıdır. Çocuğu periyodik zamanlarda doğa ile buluşturup ona yerinde anlatmak göstermek gerekir. Bu onun bilincini bakış açışını değiştirir ve gelecekte daha özverili bir nesil ve bireyler yetiştirmiş oluruz diye düşünüyorum.

Bilimin yolunda ilerlemek ona yatırım yapmanın  gelecek için önemli olduğunu düşünüyorum. Hurafelerle, ilahi güçlere sığınarak ne bu virüsten korunabiliriz ne de gelecek olan virüs ve salgınlardan da. Betona olur olmadık yapılan boş ve manasız yatırımlarla ne bu dünyada soyumuzu devam ettirebiliriz ne de gelecek nesillere temiz bir gezegen bırakabiliriz.

Hepinize sağlıklı, huzurlu bir hafta dilerim.

Çalışmalarımı web sitemden  takip edebilirsiniz. Sitemden Youtube taki kanalımada bağlanabilir oradaki videolarımıda takip edip abone olabilirsiniz.

Doğada ve mavide kalmayı unutmayın.

Instagram: peter_salvatore

Web Site: www.psalvatore.com

Bir sonraki yazıma kadar şimdilik hoşçakalın.

Peter Salvatore.

Okunma Sayısı: 47
Kategori: Peter SALVATORE

Yazarın Diğer Yazıları

Aksolotlar

Herkese merhabalar, Bugün ilginç bir canlı olan ve bilim camiasının yakından ilgilendiği bir canlı hakkında...

Vibrio Vulnificus

Merhabalar… Bugün sizlerle ilginç bir bakteri türü olan Vibrio Vulnificus ile ilgili edindiğim bilgileri paylaşmaya...

İşe Alırken Yaşanılan Kaos

Merhabalar… Bu gün uzun zamandır yaptığım gözlemlerim doğrultusunda ve  anlam bütünlüğünü kaybetmiş bir konu hakkında...

Dalışta Yüzerlilik

Merhaba Dalışı Sevenler…Bugün sizlere benim için önemli konularından biri olan dalışta yüzerliliğin önemi hakkında bazı...

Kutu Denizanası

Kutu Denizanasının zehri bir insanı 5 dakika gibi kısa bir süre içinde öldürebilir. Dokungaçlarının boyu...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.