Hayatın Anlamına Dair Bir “Evreka!”
“Her şey insandan alınabilir, bir şey hariç: İnsan özgürlüklerinin sonuncusu; belli koşullar altında kendi tutumunu seçme özgürlüğü.”
— Viktor E. Frankl, İnsanın Anlam Arayışı
Merhaba, ben Filiz Açık. Sosyolog, aile ve eğitim danışmanı olarak belirli aralıklarla Türkiye Yazarlar Portalı’nda sizlerle buluşacak olmaktan mutluyum.
Yazılarımın, bir okurun bile yaşamındaki bir olayı, düşünceyi ya da durumu yeniden sorgulamasına; küçük adımlarla hayatına iyi gelecek bir değişiklik yapmasına vesile olması benim için büyük bir mutluluk ve kazanım olacak.
Bu ilk yazımla birlikte, zihnimde uzun zamandır dolaşan bir sorudan yola çıkarak “anlam” üzerine düşünmek ve düşündürmek istiyorum. Birlikte bireyden topluma, ilişkilerden sosyal yapılara uzanan farklı konuları ele alırken, günlük yaşamın ve gözlemlerimizin bize gösterdiklerine bakacağız. Çünkü bazen büyük kavramları anlamaya, en yakınımızdaki hayattan başlamak gerekir. Günlük hayatın içinde çoğu zaman yapılacak işler, yetişilecek yerler, ilgilenmemiz gereken insanlar var. Bazen gün bitiyor ama içimizden şu soru geçiyor:
“Bütün bu koşuşturmanın içinde bana gerçekten iyi gelen, yaşamıma anlam katan ne?”
Her birimizin bekleyen bir “Evreka!” anı olabilir mi?
Birçoğunuz Arşimet’in “Evreka!” hikâyesini duymuşsunuzdur. Anlatıya göre, Siraküza Kralı II. Hieron yaptırdığı altın tacın saf olup olmadığından şüphelenir ve tacı bozmadan bunu araştırması için dönemin matematikçisi Arşimet’ten yardım ister. Arşimet hamamdayken suya girdikçe suyun taştığını fark eder. Suya batırılan bir cismin kapladığı hacmin, yerinden oynattığı su miktarıyla anlaşılabileceğini düşünür. Tacın ağırlığı kadar saf altınla tacı suya batırdığında taşan su miktarını karşılaştırır: Eğer taçta gümüş varsa, aynı ağırlıktaki saf altından daha fazla yer kaplayacak ve daha çok su taşıracaktır.
Hikâyeye göre Arşimet çözümü bulunca hamamdan heyecanla çıkar ve “Evreka!” diye bağırır: “Buldum!”
Buradaki amacım bir bilim insanını örnek göstererek çıtayı yükseltmek değil. Belki de günlük yaşamda bizi hayata bağlayan pek çok ayrıntı var; yalnızca fark edilmeyi ve bizim hayatımızdaki yerini bulmayı bekliyorlar. Arşimet’in merakı gözlemiyle birleşince çözüm fikrine dönüşmüş. Bizim “Evreka!” anlarımız da bazen büyük keşifler değil, kendimizle ilgili fark ettiğimiz küçük gerçekler olabilir.
Gelelim kendi deneyim ve anlam arayış sürecime… Danışmanlık alanındaki mesleki yolculuğumda sekiz yılı geride bıraktım. Bu köşede zaman zaman seans odasından ve günlük hayattan gözlemlerimi paylaşarak, yaşadıklarımızın hayatımıza nasıl yansıdığı üzerine düşünmeye çalışacağım.
Amacım; hangi rollerde olursak olalım, kendi anlamımızı fark etmenin ve ona uygun bir yaşam düzeni kurmanın mümkün olduğunu birlikte araştırmak.
Bir aile ve eğitim danışmanı olarak bireylerin, çiftlerin, çocukların ve ailelerin farklı yaşam öykülerine eşlik ediyorum. Biliyorum ki her insanın hikâyesi ve hayata yüklediği anlam kendine özgü… Aynı olayın iki kişide bambaşka duygular uyandırabildiğini görmek, insanı anlamaya çalışırken önce onun hikâyesine kulak vermenin önemini bana sık sık hatırlatıyor.
Meslek hayatımda bana eşlik eden kitapların başında, Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı geliyor. Frankl, kitabında kendi yaşam deneyimlerinden de söz ediyor. Kitabı okurken aklımda tek bir cevap kalmadı; daha çok, insanın kendi hayatına dönüp bakmasını sağlayan sorular belirdi. Bu açıdan belki anlam, bir gün bulup tamamladığımız bir şey değil; yaşadıklarımızın, seçimlerimizin ve kurduğumuz bağların içinde zamanla fark ettiğimiz bir yol. Ben de sık sık kendime şu soruyu soruyorum: “Bugün yaptıklarımın hangisi benim için gerçekten anlamlı?” Bazen bir çocuğun attığı küçük bir adımda, bazen bir aile içinde duyulmaya başlayan yeni bir cümlede, bazen de insanın kendine ayırdığı kısa bir zamanda bu sorunun izini buluyorum.
Bu köşede hayatın anlamına dair kesin cevaplar vermekten çok; insanı, ilişkileri, aileyi, gelişimi ve günlük yaşamın içindeki küçük ama değerli anları birlikte düşünmek istiyorum. Belki bir kitap, belki yaşadığımız bir olay, belki de içimizde bir süredir taşıdığımız bir soru bize eşlik edecek.
Belki hayatın anlamı yalnızca “Neden buradayım?” sorusunun cevabında değil; bugün nasıl yaşadığımızda, kime nasıl dokunduğumuzda ve kendimizle nasıl bir ilişki kurduğumuzda da saklıdır. Her koşulu seçemeyebiliriz; ama yaşadıklarımız karşısında nasıl bir tutum alacağımızı fark etmek, önümüzdeki seçenekleri görmemize yardımcı olabilir.
Ve bir gün o farkındalıkla yaşam yolculuğunda bir eşikte ve temennim; keyifli bir halinizde o kelimeyi söylemeniz…
Evreka!!!
Yazımın sonuna gelirken sizleri de bu anlam arayışımdaki sorgulamama eşlik ederek bir soru yönelterek bitireyim: Bugün yaşamınıza anlam katan küçük şey ne?
Görüşlerinizi ve eleştirilerinizi iletebilirsiniz.
Sevgiyle ve esenlikle kalın…
Uzman Aile ve Eğitim Danışmanı
Filiz AÇIK















