SON ÜÇ SANİYE
Kalkış süresi, son üç saniye…
Görevliler; on, dokuz ve sekiz, diyor. İlk üçe bayağı var istersen sayarsın, diyor.
Son üç saniye, zaman tamam. Fakat ya kalkış olmazsa, son saniyenin bir önemi kalır mı?
Yakıt tankerleri çalışmıyorsa kalkış boşuna beklenir.
Kalkışı son üç saniyeye sıkıştırıp, insanları strese sokmanın alemi var mıdır?
İnsanların gönlü başarının tamamlanmasındadır.
Devasa uzay mekiği, kalkacak ve menzilinde yol alacak ve geri gelecek. Bu mekiklerin uzay yolculuğunun en önemli yanı, kalkışı ve geri gelişidir.
Saniyelerle hesap tutarsa, saatler sonra geri gelecektir.
Uzay ve derinlikleri, bilim dünyasında, önemli yer tutar. Bu tür olaylar ekrana yansıtılır.
Son üç saniye için, on iki saat ekranda kilitlendik. On iki saat tamamlandı. Böylece son saniyeyi yakaladık.
On iki saat ve son üç saniyeyi doldurduk.
Kalkış için düğmeye basılmadı. Basılmış olsa kalkabilirdi. Ekran görüntüyle dolardı.
Saniye hesabını, yanlış ölçen biri, bilimsel çalışmaya fesat karıştırmış sayılır. Her şeye rağmen, kalkış beklenen zamanda gerçekleşse ve uzayın belli kademelerinde, tur atmaya çalışsa uzay yolu açılır.
Geminin kalkışında insanın içi, kıpır kıpır oluyor. Kalkıştan sonra uğradığı limanlar, akla geldiğinde, olayın kapasitesini tahmin edebiliyorsun. Dönüş yolunda bekleme yapılmıyor, çuval dolusu buğdayla, gelen gemi, insanlardan alkış alıyor.
Uzay olayını basite indirgememek gerek, çünkü, uzay boşluğunda, binlerce uzay istasyonunun arasından hiçbir yere çarpmadan gelmek, başarıdır.
Uzaya nereden kalkıyorsunuz? diye sordu. Teşekkür ettim. Öğle namazından sonra, boğa heykelinin yanından, dedim.
Kaç kişiyle gidiyorsunuz?
On beş kişi falan oluyoruz. Geçende beş kişiyle döndük. Geriye kalanlar marsa geçip orada kalacağını söylediler.
Oradan neler satın alıyorsunuz?
Genelde buğday, arpa ve bazen de baklagiller.
Oranın ürünleri değişik, ekmeği yumuşak oluyor.
Sakallı amca, “hanım olmasaydı, hemen gelirdim,” dedi. Hanımınız gelsin erken döner, dedim.
Son üç saniye karar ver, gidiyoruz, “bir dahaki sefere,” dedi.
Hasan TANRIVERDİ















