AYSIZ BİR GECE
Akşamın alaca karanlığı sona ermiş, ay doğmaya geç kalmıştı. Göz gözü görmüyordu. Aysız bir gece, dedim. Aysız gecenin, sabah erken saatinde yola çıkmamız gerekiyordu. Ovanın sonundaki hana akşam kararmadan varmalıydık.
Arkadaş gurubumuz orada bekliyordu. Bir engel çıkmazsa beş saat sonra handayız. Çantalarımızı sırtladık.
Yolda yabancı iki kişiye rastladık, işaretle bir şekilde anlaştık. İleride nehirde balık avlayacaklarmış. Arkadaş ile acele etmiyoruz. Rahat bir tempoyla yürüyoruz. Akar suya geldik, rastladığımız iki kişi, nehir için kayık kiralamışlar. Nehirde olta atarak ilerliyorlardı.
Bir saat geçti, geri dönmediler. Çünkü söz vermişlerdi, yolda karşılaşırsak birlikte hana gireriz, dediler. Güneş yükseldikçe ısı oranı arttı. Öğleye doğru nerede ise yanacaktık. Nehir kenarında biraz dinlensek, dedim.
Geceye kalma korkusuyla, beklemeden yürümeye koyulduk. Nehir kenarından, ayrılmadık. Fakat sivriler nerede ise gözümüzü oyacaklardı. Suyun serinliğini hissettik. Sonra nehir boyundan ayrıldık.
Hiçbir canlıya rastlamadığımız gibi, görünürde han da yoktu. Epeyce daha yürüdükten sonra, sağ yakada hanı gördük. Sevindik, yalnız tehlikeli bir durum da sezmedik.
Hana yöneldik. Haklı olarak çekiniyorduk. Korkunç güneş, akar su ve çöl. İnsanlara henüz rastlamadım. Yeni bir bilgi sahibi de değilim. Hana yaklaştığımda, müzik sesi geliyordu. Sevincim de bir kat daha arttı.
Kısa sürede hana ulaşmıştık. Kapıyı açtılar, arkadaşı gördüm seslendim. Yanıma geldi ve sarıldık. Kulağıma eğildi ve bir şeyler söyledi, içeriye girdik. Akşam yaklaşıyordu. Sabah aldığım balıklar duruyordu. Korkuya kapılıp telaş etmedim.
Arkadaşlarla yemek yedik. Yarın tarihi yerleri gezecektik. Yemekten sonra hanın bahçesine çıktık. Bu gecede dinlenip yarın sabah yola çıkacaktık.
Dün karşılaştığımız iki kişi, küçük kayıklarıyla nehrin sularına gömülmüşler. Fotoğrafçı arkadaş söylemiş. Onların işinde de karanlık noktalar çoktu diye eklemiş.
Han hareketliydi. Yarın yola çıkıyoruz. Salondan nağmeler geliyordu. Müziğin hareketliliği dinleyende kalıcı etki bırakıyordu.
Sabah hemen yola çıkmadık. Sabahın sessizliğini rüzgâr bozuyordu.
Bu gecede ay doğmamıştı. Karanlık bir gece daha geçirdik. Sabahın ilk ışığıyla birlikte, tepelere tırmanmaya başladık. Bir daha hana dönmeyecektik.
Eşyalarımızı sırtlamıştık. Tepelerin arkasında, tarihi kalıntılardan haberdardık.
Peşimizden handa patlama olmuş ve yangında han tamamen yanmıştı.
Hasan TANRIVERDİ














