İsmail Yaman | Araştırmacı Yazar
Eğitim, yalnızca okul sıralarında verilen bilgilerden ibaret değildir.
Eğitim sisteminin her alanında güvenilir, adil, şeffaf ve denetlenebilir uygulamaların hayata geçirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bu alanlardan biri de sürücü adaylarının girdiği direksiyon uygulama sınavlarıdır.
Millî Eğitim Bakanlığımızın sınav güvenliği ve dijitalleşme konusunda attığı adımlar, eğitim alanında teknolojinin daha etkin kullanılabileceğini göstermektedir.
Özellikle elektronik sınavlarda uygulanan kameralı sistem, sınav güvenliğinin sağlanması açısından önemli bir uygulamadır.
Şimdi aynı anlayışın direksiyon uygulama sınavlarında da değerlendirilmesinin zamanı geldiğini düşünüyorum.
Direksiyon sınavlarında olası torpil ve keyfi değerlendirmelerin önüne geçmek için sürecin kamerayla kayıt altına alınması şarttır.
Adayın sürüş şeklinin, trafik kurallarına uyumunun ve sınav sürecinin tamamının kayıt altına alınması, hem aday hem de sınav görevlileri açısından önemli bir şeffaflık sağlayabilir.
Bunun için araç içerisinde çoklu kamera sistemi kurulabilir.
Sürücüyü gören kamera; adayın direksiyon hâkimiyetini, aynaları kontrol etmesini, pedal kullanımını ve genel sürüş davranışlarını kayıt altına alabilir.
Araç içerisindeki komisyonu gören başka bir kamera ise sınavın nasıl gerçekleştirildiğini belgeleyebilir. Yol ve çevre kameralarıyla da aracın trafikteki hareketleri, şerit kullanımı, sinyal verme ve trafik ışıklarına uyumu kayıt altına alınabilir.
Böylece sınav yalnızca birkaç kişinin değerlendirmesine bırakılmadan, gerektiğinde görüntüler üzerinden tekrar incelenebilecek bir yapıya kavuşabilir. Bu sayede “beni bilerek bıraktılar” iddiaları somut delille ya doğrulanır ya çürütülür; torpil kapıları da kapanır.
Bir diğer önemli önerim ise il ve ilçe Millî Eğitim Müdürlüklerinde merkezi gözetim sistemlerinin oluşturulmasıdır.
Sınav günlerinde görev yapacak merkezlerde, yetkili Bakanlık görevlileri tarafından sınavların rastgele ve canlı olarak takip edilmesi mümkün olabilir.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekâ destekli sürüş analizlerinden de gelecekte yararlanılabilir. Hız sınırı, sinyal kullanımı, dur-kalk kuralları ve benzeri teknik hataların sistem tarafından tespit edilmesi, sınav değerlendirmelerine yardımcı olacak objektif veriler sağlayabilir.
Elbette bütün bu uygulamalar gerçekleştirilirken kişisel verilerin korunması ve hukuki güvenlik de en önemli konulardan biri olmalıdır. Kayıtların güvenli sistemlerde saklanması, yetkisiz kişilerin erişiminin engellenmesi ve adayların gerektiğinde kayıtlar üzerinden itiraz edebilmesi sağlanmalıdır.
Burada özellikle şunu ifade etmek isterim: Millî Eğitim Bakanımızın ve Bakanlık ekibinin eğitimde dijitalleşme, sınav güvenliği ve teknolojik dönüşüm alanındaki çalışmalarını takdir ediyor, bu çalışmaların ülkemiz açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Bakanlık bünyesinde görev yapan tüm yönetici, uzman ve çalışanları ortaya koydukları emeklerden dolayı tebrik ediyorum.
Bizim amacımız eleştirmek değil; gördüğümüz güzel uygulamaların daha da geliştirilmesine katkı sunacak fikirleri ortaya koymaktır.
Bu nedenle direksiyon sınavlarında da kameralı ve sensörlü denetim sisteminin değerlendirilmesini, uygun görülmesi hâlinde pilot bölgelerde uygulanmasını öneriyorum.
Çünkü burada konu yalnızca bir kişinin ehliyet alması değildir.
Asıl mesele, trafikte can güvenliğimizi emanet edeceğimiz sürücülerin; torpil, iltimas ve keyfiyetten arındırılmış; adil, şeffaf, güvenilir ve denetlenebilir bir sınav sistemiyle belirlenmesidir.
Millî Eğitim Bakanlığımızın bu konuda da gerekli değerlendirmeleri yapacağına ve teknolojinin imkânlarından yararlanarak sınav güvenliğini daha da güçlendireceğine inanıyorum.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















