Takvimler eylül ayını gösterdiğinde yalnızca okulların kapıları değil, milyonlarca öğrencinin hayalleri de yeniden açılır.
2026-2027 eğitim öğretim yılı bugün itibarıyla başladı. Sınıflar yeniden öğrencilerin sesiyle, koridorlar gençlerin heyecanıyla, öğretmenler odaları ise yeni bir eğitim yılının sorumluluğuyla buluştu.
Her yeni eğitim yılı, aslında toplum olarak geleceğe dair yeniden umut kurduğumuz bir başlangıçtır.
Okul; yalnızca ders kitaplarının açıldığı, sınavların yapıldığı ve notların verildiği bir yer değildir. Okul, çocuğun kendisini tanıdığı, arkadaşlık kurmayı, paylaşmayı, sorumluluk almayı ve hayata hazırlanmayı öğrendiği en önemli kurumlardan biridir.
Bu nedenle eğitim meselesine yalnızca akademik başarı penceresinden bakamayız.
Bugünün öğrencileri, yarının öğretmenleri, mühendisleri, doktorları, sanatçıları, gazetecileri, bilim insanları, girişimcileri ve ülkeyi yönetecek kadrolarıdır. Onlara verdiğimiz eğitim, aslında Türkiye’nin yarınlarına yaptığımız en büyük yatırımdır.
Bu noktada öğretmenlerimizin yükü ve sorumluluğu da ayrı bir önem taşıyor.
Öğretmen, yalnızca müfredatı anlatan kişi değildir. Bazen bir öğrencinin kendisine olan inancını yeniden kazanmasını sağlayan, bazen fark edilmeyen bir yeteneği ortaya çıkaran, bazen de bir çocuğun hayatında yıllarca unutulmayacak bir iz bırakan kişidir.
Bir öğretmenin sınıfta söylediği tek bir cümle, bir öğrencinin hayatının yönünü değiştirebilir.
Bu nedenle yeni eğitim yılında öğretmenlerimizin emeğine, fedakârlığına ve mesleki birikimine gereken değeri vermek; öğrencilerimizin de merak eden, sorgulayan, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesini sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Eğitimde başarı yalnızca yüksek sınav puanlarıyla ölçülmemeli. Bir öğrencinin kitap okuma alışkanlığı kazanması, bilimsel bir soru sorması, bir arkadaşının elinden tutması, başarısız olduğunda yeniden denemesi ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi de başarının ta kendisidir.
Yeni eğitim yılında çocuklarımızdan yalnızca yarışmalarını değil, öğrenmelerini istemeliyiz.
Onlara yalnızca doğru cevapları değil, doğru soruları sormayı da öğretmeliyiz.
Çünkü değişen dünyada ezberlenen bilgilerden çok; düşünebilen, üretebilen, eleştirebilen, teknolojiyi bilinçli kullanabilen ve insani değerlerini koruyabilen bireylere ihtiyacımız var.
Velilere de burada önemli bir görev düşüyor. Çocuklarımızı yalnızca aldıkları notlarla değerlendirmeyelim. Onların kaygılarını, heyecanlarını, korkularını ve hayallerini de dinleyelim. Başarıyı baskıyla değil, güvenle destekleyelim.
Unutmayalım: Her çocuğun öğrenme biçimi, yeteneği ve hayata bakışı farklıdır.
Yeni eğitim öğretim yılının; öğrencilerimiz için bilgiyle, öğretmenlerimiz için huzur ve başarıyla, velilerimiz için güvenle ve ülkemiz için güzel yarınlarla dolu olmasını diliyorum.
Başta okula ilk kez adım atan minik öğrencilerimiz olmak üzere, eğitim hayatının her kademesindeki tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum.
Geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızı yetiştiren tüm öğretmenlerimizin yeni eğitim öğretim yılını kutluyor; emekleri, sabırları ve özverileri için kendilerine teşekkür ediyorum.
2026-2027 eğitim öğretim yılı tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve eğitim camiamıza hayırlı, uğurlu olsun.
Yeni bir eğitim yılı başladı.
Yeni umutlar, yeni hedefler ve yeni hikâyeler şimdi sınıflarda yazılacak.
Çocuklarımızın yolu açık, geleceğimiz aydınlık olsun.
Sağlıcakla kalın.
Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen















