Okulların açılmasına sayılı günler kala Türkiye’nin dört bir yanından velilerin benzer şikâyetleri yükseliyor. “Kayıt parası”, “sınıf donatım ücreti”, “temizlik gideri”, “A4 kâğıdı katkısı” ya da “zorunlu bağış” adı altında talep edilen ödemeler, her yıl olduğu gibi bu yıl da ailelerin gündeminde ilk sıralarda yer alıyor.
Oysa eğitim, Anayasamızın güvence altına aldığı temel bir haktır ve hiçbir çocuk maddi gerekçeler nedeniyle eğitim hakkını kullanmakta zorluk yaşamamalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi son derece açıktır: “İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.” Bunun yanında 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği de velilerin bağış yapmaya zorlanamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır. Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrası, okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplanamayacağını net bir şekilde ifade etmektedir.
Elbette okulların çeşitli ihtiyaçları olabilir.
Ancak bu ihtiyaçların çözümü velilerin sırtına yeni yükler yüklemek değildir. Okulların temizlik, kırtasiye, bakım ve donatım gibi temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalı, okul yöneticileri de velilerle karşı karşıya bırakılmamalıdır. Gönüllü bağış ile zorunlu ödeme birbirinden tamamen farklı kavramlardır. Hiçbir veli, çocuğunun kaydının yapılmayacağı, sınıfının değiştirileceği ya da farklı bir uygulamayla karşılaşacağı endişesiyle ödeme yapmak zorunda bırakılmamalıdır.
Buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Millî Eğitim Bakanımıza çağrıda bulunuyorum. Her eğitim-öğretim yılı öncesinde yaşanan bu tartışmalar artık kalıcı olarak sona erdirilmelidir. Devlet okullarının ihtiyaçları merkezi bütçeden karşılanmalı, hukuka aykırı uygulamalara karşı etkin denetimler artırılmalı ve tüm okul yöneticilerine bağlayıcı talimatlar gönderilmelidir. Böylece hem veliler mağdur olmayacak hem de eğitim kurumları üzerindeki tartışmalar son bulacaktır.
Veliler de haklarını bilmelidir. Kendilerinden zorunlu ücret talep edilmesi hâlinde CİMER üzerinden başvuru yapabilir, MEBİM’e başvurabilir veya İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerine dilekçe vererek yasal haklarını arayabilirler. Unutulmamalıdır ki hiçbir idare, ödeme yapılmadığı gerekçesiyle bir öğrencinin kayıt işlemini engelleyemez veya eğitim hakkını kısıtlayamaz.
Eğitim, güçlü Türkiye’nin temelidir. Sosyal devlet anlayışının gereği olarak her çocuğun eşit şartlarda, ücretsiz ve nitelikli eğitime ulaşması sağlanmalıdır. Çocuklarımızın geleceği bağış makbuzlarına değil, hukukun üstünlüğüne ve fırsat eşitliğine emanet edilmelidir. Kalıcı çözümler üretildiğinde hem veliler rahatlayacak hem de eğitim sistemimize olan güven daha da güçlenecektir.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















