Beklemek, yalnızca bir insanın gelişini gözlemek değildir; bazen bir duanın kabulünü, bazen yeniden filizlenecek bir umudu, bazen de insanın kendi içindeki huzuru aramasıdır. Zaman akar, mevsimler değişir, yollar eskir; fakat gerçekten bekleyen bir yürek, umudunu kolay kolay tüketmez.
İnsan hayatı, farkında olmadan nice bekleyişlerle örülüdür. Bir çocuk büyümeyi bekler, genç hayallerine kavuşmayı, yaşlı ise sevdiklerinden gelecek bir selamı… Kimi bekleyişler kısa sürer, kimileri yıllara yayılır. Ama her bekleyiş, sabrın sessiz diliyle insanı olgunlaştırır.
Beklemek, bazen en ağır imtihandır. Çünkü beklerken ne olacağını bilemezsin. Kalbin umutla korku arasında gidip gelir. Bir yandan “Belki gelir.” dersin, diğer yandan “Ya hiç gelmezse?” diye düşünürsün. İşte tam da bu yüzden beklemek, insanın kendisiyle yaptığı en derin yolculuktur.
Fakat beklemek, boş yere geçirilen zaman değildir. Sabırla geçen her gün, insanın karakterine yeni bir iz bırakır. Bekleyen kişi, acele edenin göremediği hakikatleri görür. Sessizliği dinlemeyi, yokluğun kıymetini bilmeyi ve elindekilere şükretmeyi öğrenir.
Hayatta her bekleyiş kavuşmayla sonuçlanmayabilir. Bazı yollar yarım kalır, bazı kapılar hiç açılmaz. Ama insan, sabırla beklediği her günde biraz daha güçlenir. Çünkü beklemek, yalnızca bir sonuca ulaşmak değil; o sonuca giderken kalbini temiz tutabilmektir.
Beklemek, insana zamanın değerini de öğretir. Aceleyle elde edilen birçok şey kısa sürede unutulurken, sabırla kazanılanların kıymeti ömür boyu hissedilir. Bekleyiş sırasında insan kendi eksiklerini fark eder, düşüncelerini olgunlaştırır ve hayata daha derin bir gözle bakmayı öğrenir. Her beklenen şey gerçekleşmese bile, sabırla geçirilen her gün insanın ruhuna sessizce güç katar.
Belki de beklemenin en güzel tarafı budur: Vakti gelince nasibin seni bulacağına inanmak. Çünkü geciken her şey kaybolmuş değildir. Kimi çiçek baharda, kimi gönül ise sabır mevsiminde açar. Beklemek bazen yorucudur; fakat umutla bekleyen yürek, en karanlık gecede bile ufukta doğacak ilk ışığa inanmayı hiç bırakmaz.
Beklemek, bazen sessiz bir duadır; dili susan gönlün, Rabbine güvenerek sabırla yürüdüğü en uzun ve en güzel yoldur. Mevlam ne eyler ne eylerse güzel eyler.















