Kimi insanlar için sıradan görünen bir lokma ekmek, dünyanın başka bir köşesinde yaşayan milyonlarca insan için ulaşılması zor bir nimettir. Bugün soframıza oturup karnımızı doyurabiliyorsak, temiz su içebiliyorsak ve güven içinde yaşayabiliyorsak bunun değerini bilmeliyiz.
Hayatın telaşı içinde çoğu zaman eksiklerimize odaklanıyoruz. Oysa dünyada açlıkla mücadele eden, savaşlardan kaçan, vatanından uzak düşen milyonlarca insan var.
Bir insanın vatanını kaybetmesi sadece bir toprak parçasını değil; anılarını, sevdiklerini ve aidiyet duygusunu da kaybetmesi demektir.
Belki hayatımızda sıkıntılar var, belki de gerçekleşmesini beklediğimiz hayallerimiz.
Ancak unutmayalım ki bugün sahip olduğumuz birçok şeye ulaşabilmek için dünyada milyonlarca insan her şeyini vermeye hazır.
Şükretmek, zorlukları görmezden gelmek değildir. Şükretmek; sahip olduğumuz nimetlerin farkında olmaktır. Bir lokma ekmeğin, bir yudum suyun, sıcak bir yuvanın ve huzur içinde yaşanan bir günün kıymetini bilmektir.
Bir başka gerçeği daha unutmamalıyız. Bu dünyayı sadece insanlar paylaşmıyor.
Sokaklarda yaşam mücadelesi veren kedi, köpek ve kuşlar da bizlerin merhametine ihtiyaç duyuyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde kapımızın önüne bırakacağımız bir kap su, bir avuç mama ya da birkaç ekmek kırıntısı onlar için hayati önem taşıyabilir.
Belki bize küçük gelen bir iyilik, bir canın hayata tutunmasına vesile olacaktır. Çünkü merhamet sadece insanlara gösterildiğinde değil, Allah’ın yarattığı tüm canlılara ulaştığında gerçek anlamını bulur.
Bugün etrafımıza biraz daha dikkatli bakalım. Soframızdaki nimetin, başımızdaki çatının, üzerinde özgürce yaşadığımız vatanımızın ve sağlığımızın kıymetini bilelim. Şikâyet etmek yerine şükretmeyi, görmezden gelmek yerine paylaşmayı tercih edelim.
Bir lokma ekmek, bir yudum huzur, bir kap su ve biraz merhamet…
Bazen insanın en büyük zenginliği sahip olduğu mal değil, sahip olduğu vicdandır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















