Bazı yerler vardır; haritalarda küçük bir nokta gibi görünür ama insanın hafızasında koca bir ömür yer eder. Bazı güzellikler vardır; ne kadar anlatılırsa anlatılsın eksik kalır, ne kadar fotoğrafı çekilirse çekilsin gerçeğinin yerini tutmaz. İşte Silifke’nin incilerinden biri olan Yapraklı Koy da böylesine eşsiz bir doğa harikasıdır.
Akdeniz kıyılarında onlarca koy, yüzlerce plaj bulunabilir. Ancak Yapraklı Koy’u farklı kılan yalnızca berrak denizi ya da doğal görünümü değildir. Burası doğanın sabırla işlediği bir sanat eseridir. Kayaların arasından süzülen buz gibi kaynak sularının Akdeniz’in sıcak sularıyla buluştuğu bu eşsiz koy, ziyaretçilerine adeta iki farklı mevsimi aynı anda yaşatmaktadır.
Yıllardır bölge insanının göz bebeği olan Yapraklı Koy, yalnızca Silifke’nin değil, Mersin’in de en önemli doğal zenginliklerinden biridir. Yaz aylarında Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlar burada serinliğin ve huzurun tadını çıkarmaktadır. Ancak Yapraklı Koy’u sadece bir turizm alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur.
Burası aynı zamanda hatıraların biriktiği bir yaşam alanıdır.
Birçok insanın çocukluk anıları burada saklıdır.
İlk yüzme heyecanları burada yaşanmıştır.
Dostluklar burada kurulmuş, aileler burada bir araya gelmiştir.
Nesiller boyunca insanların ortak hafızasında yer eden bu koy, bölgenin kültürel mirasının da önemli bir parçasıdır.
Ne yazık ki son yıllarda Türkiye’nin birçok doğal güzelliğinde olduğu gibi Yapraklı Koy da çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalmaktadır. Artan ziyaretçi yoğunluğu, çevre kirliliği, düzensiz kullanım ve yeterli koruma tedbirlerinin alınmaması gibi sorunlar, bu eşsiz doğa harikasının geleceği açısından kaygı yaratmaktadır.
Oysa doğa bize emanet edilen bir mirastır.
Bugün koruyamadığımız her güzellik, yarın çocuklarımızın yalnızca fotoğraflarda görebileceği bir hatıraya dönüşebilir.
Bu nedenle Yapraklı Koy’a sahip çıkmak yalnızca bölge halkının değil, tüm toplumun sorumluluğudur.
Yerel yönetimlerin, ilgili kurumların ve vatandaşların ortak bir bilinçle hareket etmesi gerekmektedir. Temizlik çalışmalarının artırılması, çevre koruma önlemlerinin güçlendirilmesi, ziyaretçi yoğunluğunun düzenli şekilde yönetilmesi ve doğal yapının korunmasına yönelik projelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Çünkü Yapraklı Koy sıradan bir sahil değildir.
Burası Akdeniz’in kalbinde saklanmış doğal bir hazinedir.
Burası mavi ile yeşilin birbirine sarıldığı eşsiz bir manzaradır.
Burası yalnızca bugünün değil, yarının da mirasıdır.
Silifke denildiğinde akla gelen ilk güzelliklerden biri olan Yapraklı Koy, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkılar sağlamaktadır. Esnafından işletmecisine, konaklama sektöründen ulaşım hizmetlerine kadar birçok alanda ekonomik hareketlilik oluşturan bu doğal güzellik, doğru planlama ile çok daha büyük bir değer haline gelebilir.
Ancak unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır:
Turizm ile koruma arasındaki denge kaybedildiğinde doğal güzellikler zarar görür.
Bu nedenle Yapraklı Koy’un geleceği planlanırken ekonomik kazanç kadar çevresel sürdürülebilirlik de göz önünde bulundurulmalıdır.
Betondan değil doğadan yana bir anlayışla hareket edilmelidir.
Çünkü Yapraklı Koy’u özel yapan şey yüksek yapılar değil, doğanın binlerce yılda oluşturduğu eşsiz dokusudur.
Bugün koyun kıyısında oturup ufka baktığınızda yalnızca denizi görmezsiniz.
Geçmişi görürsünüz.
Bu toprakların hikâyesini görürsünüz.
Akdeniz’in sonsuz maviliğinde kaybolan umutları, anıları ve yaşamları görürsünüz.
Belki de bu yüzden Yapraklı Koy’a gelen insanlar yalnızca yüzmek için değil, biraz da huzur bulmak için gelirler.
Gürültüden uzaklaşmak için gelirler.
Şehirlerin beton duvarlarından kaçıp doğanın sesini dinlemek için gelirler.
İşte tam da bu nedenle Yapraklı Koy’a sahip çıkmak zorundayız.
Çünkü bazı yerler yalnızca bir coğrafi alan değildir.
Bazı yerler bir şehrin ruhudur.
Bazı yerler bir toplumun ortak hafızasıdır.
Ve Yapraklı Koy da Silifke’nin ruhunu yansıtan en güzel aynalardan biridir.
Bu eşsiz güzelliğin gelecek nesillere aynı doğallıkla aktarılabilmesi dileğiyle…
Yapraklı Koy’un mavisi hiç solmasın, serinliği hiç eksilmesin, güzelliği daima yaşasın.
Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen















